11 Aralık 2016

Sıradaki bisikletli kim?

Haber İçi Üst

 

Bir ülkenin gerçek karakterini, kimliğini ve kültürünü öğrenmek için sadece trafikte birkaç saat geçirmek yeterli.
İnsanların birbirine olan saygısını, ortak amaç güvenli ulaşım için kurallara uyumu, hoş görüsü, paylaşımı ve toplumun diğer karakteristik özelliklerini kısa yoldan anlama yolu…
Ne toplum bilimciyim, ne de sosyolog. Büyük bir değişim yaşayan ancak bu değişime pek de gelişimli katılmayan yurdum topraklarında insanımızı ya da bu coğrafyayı paylaşanları diğer ülkelerle mukayese etmek pek de zor değil.
Değişen karakterimizin iz düşümünü görmek isteyenler sabah saatlerinde trafiğe çıksın. Gönyeli çemberinde yaşanan keşmekeş, iki şeritli yolların, kaldırım ve tarla ile birlikte beşe çıkması, 3-5 kişinin daha önüne geçmek için sabahın köründe yüzlerce kişinin asabiyet seviyesini tavan yapanların sayısı kurallara uyanlardan daha fazla olması ve en önemlisi hiçbir yetkilinin gerçek anlamda sorumluluğunu yerine getirmeyip yaşananlara göz yumması…  
Kurallara uyma seviyemiz Afganistan ve Pakistan seviyesinde olunca günün sonunda karayolları cihan savaşına katılmış bir ülke gibi.
Trafiğin son kurbanı bir süreden beri yaşamını Kıbrıs’ta sürdüren bisiklet tutkunu olduğu söylenilen Rus turist İrina oldu. Aynı gün “ironmate” Çağan Öztuna ile Lapta-Güzelyurt-Lapta parkurunu tamamlayıp fazla trafik olmasa da birkaç sürücü ile akraba olduğumuz antrenman dönüşü her şeye karşın endorfin seviyesi tavandaydı.  Ancak Rus kadının cansız bedenini yolun kenarında görünce ruh hali dumura döndü.
Yolun kanarına savrulmuş bir beden… Bir kenarda bisiklet ve bisikletlinin ölümüne sebep olan taksi ve sürücüsü…
Ceren Özbil’in haberinde yazdığı gibi ekmeğini bu işten kazanmasına rağmen yaptığı işe saygısı olmayan trafikte hiç kimseye hoş görüsü, saygısı bulunmayan “profesyonel”… Kazanın üzerinden daha birkaç dakika geçtiği için trafik henüz tıkanmamıştı, akşamüzeri olduğu için de yol oldukça sakindi. Böylesi bir ortamda adım ona “profesyonel bir sürücü”nün masum bir bisiklet sürücüsünün ölümüne sebep olması “manidar”. Manidar olduğu kadar her bakımdan araştırılması gereken bir konu…
***
İrina trafiğe kurban verilen ilk bisikletçi ya da bisiklet tutkunu değil arşivleri açsak daha onlarcası var.
Çoğu karayollarının sadece motorlu taşıtlara ait olduğunu ve sadece “onlar” tarafından kullanıldığını sanan bir sürü sadist mahlukatımız var. Birkaç kez antrenmanda tartışmak zorunda kaldığım sürücü hatta polis memurları bile bunun farkında değil.
Bisikletliye ya da yayaya ne kadar yakın geçersen o kadar iyi sürücüsün testi yapan tek hücreli tiplerin varlığı malumuz. 
Kendimi bildim bileli bisiklet sürerim. İlkokuldan itibaren önce bisiklet ardından triatlon sporu için asfaltla haşır neşirim. Gün oldu son model ciplerden sigara paketi, gün oldu futbol genç takım minibüsünden kola kutuları kafamıza gelmedi değil. Tek şeritli yollarda sabırsızlanan sürücülerden küfrün bini yiyip orta parmaktan doğan sevgi işaretleri de almadık.
Yurdum topraklarında yolu bisikletten geçen, bisiklet sporu ve türevleri ile uğraşanların tamamına yakını bu ve bunun gibi olaylarla sürekli yüz göz durumunda.
Bisikletin duayenlerinden Taçam Gökbörü’nün bu konuda kitaplara geçecek tecrübesi kitap yazacak kadar fazla, Şükrü Günsoy gibi bey efendi kişiliğin ise haklı olmasına karşın bisikletlinin trafikte yeri olmadığı için birkaç saatlik “gözaltına alınma” olayı bile var. 
İrina’nın cesedini yerde görünce bugüne kadar biriken duygularımı boşatmak istemedim değil, ancak arkadaki aracın dikkatsizlikten son dakika freni beni kendime getirdi.
Bisiklete yeni bir dönem başlatan İnsel Paralik başkan, bu güne kadar hep sessiz geçiştirilen bu konuda açıklama yaparak ortaya bir irade koydu. Bisiklet yolunun gerekliliğini ortaya koydu. Taçam Gökbörü, Hüseyin Akcan ve Salih Yalızat duyarlılıklarını hemen gösterdiler. Ortak nokta
trafikte bisikletliye farkındalık yaratmak için bir eylem planı hazırlanması.
Her gün geçen ilginin arttığı bisiklette geç de olsa bu uyanış iyiye işaret. Umarım başlatılacak kampanya lafta kalmaz. Bizim toplum liderlerimizin sorumluluk alanları dışında olan sağlıklı gelişime önem verip buna bağlı trafik kültürü yerine olan başta Hollanda gibi Avrupa ülkelerindeki bisiklet yolları ile vatandaşına haklar veriyor. Tek deri koltuk ve 3-5 ayda bir seçimle uğraşan bir ülkede bu tip taleplerde bulunmak lüks ama isteyenin yüzü kara vermeyen Drogba olayları…
***
Bu arada ufak ufak yaklaşan spor şurasının ana konularından biri de “spor turizmi” üstüne…
Rus kadın İrina’nın kaza geçirdiği noktanın sadece birkaç yüz metre ilerisinde Avrupa üçüncüsü ve olimpiyatlarda on ikinci olan vatandaşı Ivan Vesilev tam üç ay boyunca konaklamıştı.
Beraberinde getirdiği 5 triatlet ile üç ay boyunca Girne’nin kuzey kıyılarını fersah fersah dolaşıp Avrupa’da birçok ülke kar altında iken onlar bisiklette yükleme yapmışlardı.
Spor turizmi için coğrafyası mükemmel olan yurdumda trafikte yaşanan terör durdurulmadığı sürece bu gibi konulara girmek bizim boyumuzu aşar. Aşma bir tarafa yolu yanlışlıkla buralardan geçenlerin yaşadığı ya da yaşayacağı kuvvetle muhtemel olaylar bırakın turizmi tanınmamış devletçiğimizin olmayan imajını da bir o kadar daha kötü pozisyona düşürür.
Trafikte bugün sıra kimde sorusuna cevap aramak yerine bisikletçiler başta olmak üzere eylem başlatma zamanı…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil