10 Aralık 2016

Şimdi Kıbrıs Türk kültürüne iade-i itibar zamanı

Haber İçi Üst

Kıbrıs Türk kültürü yıllarca göz ardı edildi. Bir kenara itildi. Esas öğretim yeri olan okullarda yıllarca “Kıbrıs Türk kültürü” hep dışlandı; adeta yok sayıldı. Ne sosyal değerleri ne de sosyal normları okullarda formal olarak işlenmedi; ta ki 2005 yılına kadar.
2005 yılında CTP-BG, DP hükümeti iktidarında Milli Eğitim Bakanlığı, bir antropolog gibi yüz yıllık mezardan bulduğu kalıntıyı çıkarıp, ustaca üzerindeki tozları silkeleyerek, Kıbrıs Türk Kültürü’ne yeniden hayat verdi.
Kıbrıs Türk kültürü ilkokuldan liseye kadar, tüm sınıfların öğretim programlarına yerleştirildi. Önce öğretim programlarında öğrencilerin bilişsel gelişim düzeyleri dikkate alınarak yer aldı. Arkasından konular ve öğrenci düzeyi dikkate alınarak, ne kadar derinlemesine aktarılacağı da dikkate alınarak, ders kitaplarında yer aldı.
Kıbrıs Türk kültürünün tarihi, sosyal yapısı, biyolojik yanı, fiziksel özelikleri öğretim programları ve arkasından bu programlara göre yazılan ders kitaplarında yer alarak, öğrencilerin kendi kültürlerini tanımaları sağlandı. Şairlerinden, yazarlarına, yemeklerine, müziklerinden halk danslarına kadar, önemli tarihsel olgu ve olaylarına, masal ve hikayelerine, çevre sorunlarına, sosyal problemlerine kadar…
Öğrencilerin içine doğdukları Kıbrıs Türk Kültürü’nü formal olarak öğrenmeleri için önemli bir başlangıç noktası oldu. Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler, Fen ve Teknoloji, Tarih, Coğrafya gibi derlerde öğrenciler Kıbrıs Türk Kültürü’nün unsurlarını öğrenmeye başladılar. Ta ki bir sonraki hükümet dönemine kadar. Gelen yeni hükümet Kıbrıs Türk kültürünün unsurlarını taşıyan ders kitaplarından bazılarını çöpe attı, yerlerine TC’den getirttiği ders kitaplarını koydu. Kıbrıs Türk kültürüne en büyük ihanet olarak tarihe geçen bir olgu oldu.
O esnada yazılmakta olan Kıbrıs Türk kültürünün taşıyıcısı ve aktarıcısı görevini üstlenecek olan diğer ders kitaplarının da yazılması durduruldu. Böylece Kıbrıs Türk Kültürü yavaş yavaş yeniden toprak altına itilmiş ve üzerinin toz kaplama süreci tekrar başlamış oldu.
Toplumların geleceği açısından, bir kültürün yok edilmesi, seçilen bir siyasi partinin tekeline asla bırakılamayacak kadar ciddidir. Devlet politikası haline getirilip partiler üstü olarak algılanmalı. Tıpkı Türkiye Cumhuriyeti, ABD, Birleşik Krallık, Kazakistan, Azerbaycan vb. olduğu gibi.
Bu ülkelerde, örneğin TC veya ABD’de acaba herhangi bir iktidar partisi, ülkenin kültürünü aktaran ders kitaplarını çöpe atıp, başka ülkenin kültürünün aktarılmasını sağlayan ders kitaplarını okutma cesaretini gösterebilir mi? Hiç ama hiç ihtimal yok. ABD’de Birleşik Krallık’ın kültürünü yansıtan ve orada yazılan ders kitapları uygulamaya konabilir mi? Sanırım bu sorunun yanıtı belli.
Ancak ne yazık ki buralarda bunun tam tersi uygulamalar, hiç bir endişe duyulmadan bir kaç kişinin kararıyla hayat bulmakta. İşin ilginç tarafı Kıbrıs Türk Kültürü’nün lideri Doktor Küçük’ün resminin bulunduğu kitaplar bile uygulamadan kaldırıldı. Üstelik diğer bir “Küçük” başbakan statüsündeyken.
Yeni yetişen nesiller liderlerini nasıl tanıyacak? TC’dekiler yasal zorunluluk gereği kitapların giriş sayfalarında yer verilen Türk Ulusu’nun lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü görebiliyor. Ancak Kıbrıs Türk kültürü bundan mahrum.
Kıbrıslı Türkler yıllardır kimlik sorunuyla boğuşmakta. Nereli olduğu sorusuna yanıt veremeyen, sürekli göç yaşamış ve en az üç nesil aynı yerde yaşamamış, pek çok kültürle karşılaşmış olan bu toplum bir yerden başlamalı. Başangıç noktası da Kıbrıs Türk Kültürü olmalı. Yoksa bu toplum çok daha uzun yıllar kimlik sorunuyla başa çıkamayacak. Kültürün öğrenilmesi kimlik sorununda temel unsurdur çünkü. Kültürsüzlük kimlik sorununun ortaya çıkmasında temel değişkendir.
O nedenle acilen Kıbrıs Türk kültürü unsurlarıyla bezenmiş öğretim programları ve ders kitapları yeniden hayat bulmalı. Kıbrıs Türk kültürüne de iade-i itibar sağlanmalı.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil