07 Aralık 2016

Şiddetin tanımı yapılmalı

Şiddetin tanımı yapılmalı
Haber İçi Üst

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, geçtiğimiz gün düzenlenen “Kadına Yönelik Şiddet Çalıştayı”nın sonuç bildirgesini yayımladı.

Kadına yönelik şiddeti tüm boyutları ile ele alarak, sorunları saptayıp çözüm önerilerinde bulunmayı amaçlayan çalıştay, kendi alanında uzman 11 konuşmacı tarafından gerçekleştirilmişti.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Çevre Sorumlusu Dr. Nurçin Arıkbuka imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, yasal olarak şiddetin tanımının yapılması ve şiddet alt gruplarının da bu yasa üzerinde tanımlanması önerisinde bulunuldu.

Kadına yönelik şiddetle ilgili kamu ve özel sektörde daha geniş kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiği ifade edilen bildirgede, bu çalışmalara kırsal alanların dâhil edilerek şiddetin adadaki boyutu hakkında daha iyi bilgi edinilmesi gerektiği kaydedildi.

Koruma kararı…
Şu anda “koruma” kararının sadece yargıç tarafından verilebildiğine işaret edilen bildirgede, Kadını Koruma Yasası çıkarılarak bu yetkinin polis ve Sosyal Hizmetler Dairesi tarafından verilebilmesine olanak tanınması önerildi.
Bildirgede, şiddete maruz kalmış kişilerin ilk başvurdukları yerler olan hastane, polis ve sosyal hizmet uzmanlarının şiddete yaklaşım konusunda eğitim alması tavsiyesinde de bulunuldu.

Bilişim Teknolojileri Yasası çıkmalı…Sosyal paylaşım siteleri üzerinden yapılan rahatsız edici davranışları önlemek için Bilişim Teknolojileri Yasası çıkarılması gerektiği vurgulanan bildirgede, GSM operatörleri tarafından hizmete sunulan hazır kartları satın almak için kimlik ibrazının zorunlu hale gelmesi de istendi.

Bildirgede, şiddete uğramış kadının şikâyet etmesi zorunluluğunun ortadan kaldırılması tavsiye edilirken, “Aile İçi Şiddet” Yasası’nın bir an önce oluşturulup yürürlüğe konması önerildi.

Şiddete uğrayan kadınların boşanma davası açacaklarında maddi zorluk yaşıyorlarsa ücretsiz avukat hizmetinden yararlanabilmeleri de tavsiyeler arasında yer aldı.

Sığınma Evleri Yasası çıkmalı…
Sığınma evleri ile ilgili yasanın bir an önce çıkarılması gerektiği ifade edilen bildirgede, ilk aşamada şu anda tek olan Sosyal Riskleri Önleme Vakfı’na ait sığınma evinin geliştirilmesi ve Sosyal Hizmetler Dairesi ile koordineli şekilde çalışması önerildi.

Bildirgede ayrıca, sığınma evindeki kadınların ve varsa çocuklarının hukuk, sağlık ve güvenlik açısından gereken hizmetlere ulaşımının sağlanması talep edildi.

Şiddete uğrayan kadınların hangi kategoride yardım alacağının sosyal hizmet uzmanı, polis, avukat ve psikiyatristten oluşan ortak bir konsey tarafından belirlenmesi gerektiği kaydedildi.

Eşe tecavüz tanımı yasal çerçeveye oturtulsun

Ceza Yasası’nın toplumsal cinsiyet eşitliği ön planda tutularak yeniden düzenlenmesi tavsiye edilen bildirgede, “eşe tecavüz” tanımının yasal çerçevede tanımlanması talep edildi.

Bildirgede, Sosyal Hizmetler Dairesi tarafından hazırlanan şiddet bildirim formlarının yasal süreç çerçevesinde polis, hastane ile okullara verilmesi ve elde edilen bilgiler çerçevesinde ortak strateji geliştirilmesi önerisinde bulunuldu.

Medya etik kurallara uysun

Bildirgede, kadına yönelik şiddetle ilgili haberler yapılırken “Medya Etik Kurulu”nun belirleyeceği kurallar çerçevesinde kalınması talep edildi. Buna göre kamuyu bilgilendirme açısından özel bir önemi yoksa tecavüz, taciz ve istismarın haberleştirilmemesi; haberin özel önemi varsa mağdurun izninin alınarak kimlik deşifre edilmeden ve suçun işlenişine dair ayrıntı verilmeden, TV’de canlandırma yapılmadan, nedenler meşrulaştırıcı biçimde araştırılmadan, suçu savunan ifade kullanılmadan, kadını metalaştıran fotoğraf kullanılmadan yapılması istendi.
Ayrıca medyanın “özel hayatı teşhir ve ifsaat alanı” olmaktan çıkarılması; cinsel saldırılar ile ilgili durumlarda 16 yaşından küçük çocukların kimliklerinin açıklanmaması; kaza, felaket ve trajedilerde yaralıyı ve kurbanı korumaya önem verilmesi talep edildi.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil