03 Aralık 2016

Ses ve gürültü

Haber İçi Üst

“Ses ile gürültü arasındaki farkı hiç düşündünüz mü?..” Uykusuz geçen bir gecenin ardından sosyal medyada gördüm bu iletiyi. Hem de uykusuzluğumun sebebi ses veya gürültü iken.

Malum havalar ısınınca ,elektriğe de gelen abuk zamlar nedeni ile klima açamadığımızdan, pencerelerimi açarak uyumayı deniyorum kaç zamandır. Ama ne mümkün? Bana komşu restorandan gelen coşkulu müzik sesi ya da gürültüsü buna engel oluyor çoğu zaman. Yatakta dönüp dönüp sinirleniyorum kendi kendime. Sonunda da sinirimin verdiği yorgunlukla ancak bir kaç saat uyuyabiliyorum…
Dün akşam da öyle oldu. Gece yarısına yakındı uyumak için yatağıma yöneldiğimde. Komşu lokantadaki solistin sesi, daha ben penceremi açar açmaz evimin içine dolmuştu. Adam hançer yemiş gibi yanık yanık döktürüyordu nağmeleri. İlk önce “kesin bu akşam da uyuyamam” diye düşündüm. Saatime baktım. Gece yarısına sadece on dakika kalmıştı. Yasaya göre bu süre sonunda bu gürültü kalkmak zorundaydı. Ama öyle olmadı.
Solist arabesk şarkılarını sürdürürken ben bir kez daha saate baktım. Bir olmak üzereydi. Üşenmedim kalktım. Gidip lokanta sahibi ile konuşma isteğiyle giyindim. Efendi efendi restorana yöneldim. Lokantanın kapısından girmeden dışarıdan gözlem yaptım. Yaklaşık sekiz-dokuz masada kırk-elli kişi vardı içeride. Biraz alkolün biraz da solistin yanık sesinin etkisi ile coşmuşlar, elleri havada sallanarak şarkıya eşlik ediyorlardı. Hem de avazları çıktığı kadar bağırarak.
Kızmadım. Aksine insanları orada mutlu görmek beni rahatlattı. Şikayetimi bu güne erteleyip, geri döndüm. Penceremi kapattım. Elektrik parası ödemeyi seçip klimamı açtım. Uyudum. Sabah sabah da bu iletiyi görünce bir daha düşündüm. Ses ile gürültü arasındaki farkı düşündüm.
Algı meselesiydi bu. Komşu lokantadan çıkan ses bana göre gürültü iken, içinde eğlenenlere nağme olarak dönüyordu. Beni üzerken oradakileri mutlu ediyordu. O saatte, o masalarda bende olsam “gürültü var” diye şikayet etmezdim her halde… Çevrede uyumaya çalışanların da sinir içinde yataklarında kıvrandığını hiç fark etmezdim bu durumda…
Yıllardır eğlence yerlerinden çıkan sesin ikametgahlarda gürültü olarak algılanması konusuna çare üretilemedi. Üretilemediği gibi yerleşim alanlarının içine evlerin hemen yanına yeni lokantaların müzikli eğlence yerlerinin açılmasına izin verildi. Bir de yasa yapılıp belli saatten sonra belli bir ses şiddetinin üstünde olan yerlere ceza da verileceği söylendi. Ama artan benzer yerleri denetlemek ne kadar mümkün olur, o da ayrı konu… Sesin şiddeti desibel (dB) ile ölçülür. İnsan kulağının duyabileceği en düşük ses 0 dB olarak kabul edilirken, en yüksek 180 dB’lik sese de duyarlıdır. Desibel logaritmik bir ifadedir. Yani 10 dB’lik bir artış alttakinin 100 katı anlamına gelir. Yani 20 dB, 10 dB’nin on, 30 dB ise yüz katıdır.
Bir yerde sesin şiddetinin yaşamdaki uyarlamasını örneklemek gerekirse:
0 dB insanın duyabileceği en düşük ses
25 dB sessiz ortamda fısıltı sesi
45 dB normal konuşma sesi
65 dB dikiş makinesi sesi
90 dB kamyon sesi (günlük 8 saat maksimum maruz kalma süresidir)
100 dB matkap, elektrikli testere (korumasız maksimum 2 saat maruz kalma süresidir)
120 dB rock konseri, otomobil kornası (korumasız maksimum 15 dakika maruz kalma süresidir)
140 dB jet motoru (gürültü ağrı yaratır ve geçici veya kalıcı sağırlık oluşturur)

Aslında bizde gürültü kirliliğini düzenleyen bir mevzuat var. Çevre Dairesi Müdürü Eşref Ünlüsoyer’den aldığım bilgiye göre, kaynağın bulunduğu ortamdaki mevcut ses in 5 dB fazlasında müzik yapılabilineceği belirtiliyor. Bunun üstüne çıkıldığı denetimlerde saptanırsa ceza uygulanıyor.. Bu cuma saat 21.00’de BRT’de yayınlanacak “Dizboyu Kıymetli Sohbetler” adlı programımızın çekiminde konuklarından biri olan Müdür Bey bizlere mevzuat hakkında ayrıntılı bilgiler verirken, Dereboyu’nda iş yeri sahibi olan Ahmet Bey ise “İnsanların mülklerinin değer kazanmasını isterken, rahatlarından vazgeçmemek istemelerini anlamakta zorlanıyorum” derken aslında bir yerde insan egosunu tanımlıyordu.

Anlayacağınız kesin olan bir şey var. Sizin sessizliğe ihtiyacınız varken, sesin şiddetinin artması gürültüyü doğal olarak oluşturur. Ne var ki düşük desibeldeki bir ses dahi insanın o anki koşullarında rahatsızlık verebilir. Yasalara uygun olan bir ses uyumaya çalışan bir insana rahatsızlık verebilir.
Bu nedenledir ki ülkemiz de ses kirliliği yapmakla itham edilen eğlence mekanlarının yerleri ile ikametgah yapılacak bölgeler birbirlerinden ayrılmalıdır.
İkametgah amaçlı alanda bu tip mekanların açılmasına izin verilmezken, eğlence bölgesinde ikametgah kuranlarında bu konuda şikayetleri dikkate alınmamalıdır.
Bendeniz’in aklına bu aşamada başka bir çözüm de gelmemektedir…

Anlayamadıklarım
Yaralılara, acil hastalara müdahale edildi diye hekimlerin tutuklanmasını ANLAYAMIYORUM.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam