06 Aralık 2016

Ses Kısıklığını Hafife Almayın!

Haber İçi Üst

Bölgeden gelen hasta yoğunluğu nedeniyle ses ve konuşma bozukluklarının detaylı ve kapsamlı şekilde incelenmesi için Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesinde kurulan Ses ve Konuşma Bozuklukları Laboratuvarı'nda tüm ses ve konuşma patolojilerinin tanı ve tedavisi yapılıyor.

Seste 3 haftayı aşan kısıklık, ses kısıklığı ile seyreden nefes darlığı, seste çatallanma, sesin şiddetinde yetersizlik, sesin yaşa ve cinsiyete uygun olmaması, bazı harflerin söylenmesinde zorluk, kekemelik durumu olanlar ile öğretmen, imam, müezzin, şarkıcı, tiyatrocu, avukat, seyyar satıcı, çağrı merkezi çalışanı gibi sesin çok kullanıldığı mesleği olanlar ve sigara içenler merkeze başvurabiliyor.

"Ses kısıklığı önemsenmelidir"

DÜ Ses ve Konuşma Bozuklukları Laboratuvarı Sorumlusu Yard. Doç. Dr. Salih Bakır, laboratuvarda hastalara ses kaydının yanı sıra endoskopik muayenede yüksek çözünürlüklü görüntü kaydı yapıldığını, bu görüntüleri teşhis ve takiplerde kullandıklarını söyledi.

Hastaların rahatsızlıklarını bu görüntülerde bizzat görmelerinin, hastalığın tedavisinde son derece etkili olduğunu vurgulayan Bakır, bu sayede tüm ses ve konuşma patolojilerinin tanısına uygun tedaviyi gerçekleştirebildiklerini belirtti.

Bakır, bölgede ses ve konuşma problemlerine sıkça rastlandığına dikkati çekerek, şöyle dedi:

"En yoğun başvuru çok çocuklu ev hanımları, politikacılar, sanatçılar, öğretmenler, imamlar, müezzinler ve seyyar satıcılardan geliyor. Yani hatalı kullanıma bağlı olarak seste kanamaya yol açan gırtlak patolojileri, pelteklik ve kekemelik gibi konuşma patolojilerine bölgede sıkça rastlamak mümkün. Bu kapsamda hastalara terapi veya cerrahi müdahale yapılıyor. Örneğin ses teli felçleri çoğu zaman küçük müdahalelerle tedavi edilebiliyor. Eski cihazlarla yapılan muayenede gözden kaçan rahatsızların artık kesin tespiti mümkün."

Sigara kullanımına bağlı ses kısıklığı

Yrd. Doç. Dr. Bakır, ses kısıklığının kanser hastalarında önemli bir ipucu olduğunu, gırtlak kanserinin diğer kanser türlerine göre daha erken belirti gösterdiğini söyledi.

Ses kısıklığının ciddiye alınmaması halinde tedavide geç kalınabileceğine işaret eden Bakır, "Şüphesiz iyi huylu kitlesel lezyonlar da var. Laboratuvarımızın önemli fonksiyonlarından biri de kanserli kitle oluşmadan önce hastalara sigarayı bıraktırmaktır. Ses kısıklığı tedavi edilebilir olduğu kadar kanser gibi ciddi rahatsızların da belirtisi olabilir. Bazı hastalar tedaviye geç kaldığından gırtlağın tamamının alınması sözkonusu olabiliyor. Çok sayıda hasta bu sayede sigarayı bıraktı. Muayeneden sonra sigara paketini çöpe atıp çıkanlar oldu. Erken evrede nodüller sesin hatalı kullanımı azaldığında gerileyebiliyor" diye konuştu.

"Ses kalitesi yaşam kalitesini etkiliyor"

"Ses kalitesi yaşam kalitesini etkiliyor diyen Bakır, sesin doğru kullanımı ve ses hijyeni denilen kurallara uyulması halinde ses kısıklığına dair sorunun ortadan kalkabileceğini belirtti.

Bakır, hastalara sesi doğru kullanmaları yönünde terapi uyguladıklarını anlatarak, şunları kaydetti:

"En önemli tedavi yöntemi, koruyucu tedavi. Sesin hatalı kullanımı ve sigara kullanımı ses hastalıkları profilinin oldukça büyük bir kısmını teşkil ettiği için ulaşabildiğimiz meslek gruplarına ve potansiyel adaylara bu konuda eğitim veriyoruz. Cerrahi müdahale gerektirecek bir bozukluğu olmayan hastalarda ses eğitimi ve sigara konusunda uyarılarda bulunuyor, ses terapilerine başlıyor, konuşma bozukluğu olan hastalara da özel terapi uyguluyoruz".

Bakır, Türkiye'de bu kapsamda hizmet veren laboratuvar sayısının yeterli olmadığını ifade ederek, bölgeye hizmet veren bu laboratuvar sayesinde hasta sevklerinin de önüne geçildiğini belirtti. Ses problemini artıran önemli etkenlerden birinin de yeme içme alışkanlığı olduğunu dile getiren Bakır, "Gece yemek yedikten sonra yatma alışkanlığı, koruyucu madde içeren gıda maddeleri reflüyü artırıyor. Bu da ses tellerine zarar veriyor. Bu nedenle asitli içecekler, baharatlı yiyecekler, sigara, alkol ve bitki çaylarından mümkün olduğunca uzak durmalıyız" dedi.

Rahatsızlıklarını ekranda izliyorlar

Laboratuvara başvuran hastalardan 3 çocuk annesi Aynur Alkan, yaklaşık 5 aydan bu yana ses kısıklığı sorunu yaşadığını belirterek, bu nedenle boğazında sürekli yanma hissi oluştuğunu, su içemez hale geldiğini söyledi.

Muayenede nodül tespit edildiğini anlatan Alkan, "Muayene sonuçlarını doktor ile ekrandan izleme fırsatı buldum. Bu durum beni etkiledi. Sesimin kısıklığı beni çok rahatsız ediyordu. Rahatsızlığımı tüm detayları ile görüntüden izleyerek öğrenmiş oldum" diye konuştu.

Bir aydan bu yana ses kısıklığı problemi yaşayan Hüseyin Yakut da apartman görevlisi olduğunu ve uzun yıllar sigara içtiğini ifade ederek, "Bir anda sesim kısıldı. Muayenede kitle tespit edildi. Yüzde 99 sigaradan ileri geliyormuş. Nefes alamaz hale geldim. Sigarayı bıraktım. Ameliyat olmayı düşünüyorum. Çünkü nefes almakta güçlük yaşıyorum" dedi.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam