04 Aralık 2016

Sertoğlu: Seçimi ben kazanacağım…

Haber İçi Üst

Havadis Gazetesi olarak dört partinin belediye başkan adayları ile yaptığımız toplantıların sonuncusunu, önceki gün UBP Lefkoşa Belediyesi Başkan adayı Hasan Sertoğlu ile gerçekleştirdik.
Kendine olan güveni oldukça fazla biri olarak gördüm kendisini. “Geçmişim ve yaptıklarım en büyük avantajımdır” diyor. En büyük dezavantajı ise, Cemal başkanın performansı olacaktır sanırım…
“Yarışa geç başlamanın getirdiği sıkıntıları yavaş yavaş aşmaya başladık, her geçen gün, UBP’lilerin bu seçime ve bana sahip çıkmaya başladıklarını görmek, moralimi ve kazanma umutlarımı daha da artırıyor” diyen Hasan Sertoğlu, “1992 yılından beridir UBP saflarında görev yapıyorum, alışılmış politikacı profilinin dışında birisiyim. Yani toplumun bugünkü politikacı anlayışının dışında birisiyim… Yapılan anketlerdeki sonuçlar beni ilgilendirmiyor, özellikle son hafta ziyaretlerimde gördüğüm ilgi ve sahiplenme bu işi benim göğüsleyeceğimin en büyük göstergesidir” diye konuşuyor.
Sertoğlu, 7 Nisan akşamı sandıktan kazanan olarak çıkacağından çok emin.   Yine de seçime girdiği ortamın kendine yarattığı zorluklardan da söz etmeden geçmiyor. “Ben en zor zamanda, kimsenin aday olmak istemediği bir ortamda görevi kabul ettim. Kurultayda yıpranmış, örgütleri dağılmış bir partinin adayı oldum. Geçen süre zarfında dağınık ve ağustos ayından beri kurultayla yatıp kalkmış, bu süreçten usanmış, bıkmış bir UBP seçmeni ile yeniden bağ kurup, onları motive etmeye çalıştım. Kısa sürede de bunu başardığıma inanıyorum. Benim en büyük güvencem olan örgütler, artık çalışmaya başladı. Kimse UBP gibi büyük bir partinin adayını yabana atmasın. Son seçimlerde Lefkoşa’da %40’ın üzerinde oy almış bir partinin, bu seçimin de en büyük favoorisi olduğunu kimse göz ardı etmesin. Ziyaretlerimde UBP’li seçmenin yeniden ayağa kalktığını, partisine ve adayına sahip çıktığını görmek, beni daha çok çalışmam için motive ediyor. Bu da kazanacağıma olan inancımı artırıyor…” .
Sona yaklaştıkça, Sertoğlu’nun ilk günlerdeki pasifliğinin ve moralsizliğinin yerini heyecan almış. Bunda UBP’nin son haftaya girerken başlattığı huruç harekatının da payı var. Partisinin desteğini uzun uzun anlatıyor ama kendi payını da vurguluyor; “Bugüne kadar girdiğim her sınavdan başarı ile çıktım. Kazanırım veya kaybederim, benim için dünyanın sonu değil, onlar düşünsün. Ancak yakaladığımız yükseliş trendi ile sandıktan çıkma umutlarım çok fazla. Kazanacağıma inanıyorum” diyor…
Parti içinde, özellikle de Cemal Bulutoğluları’nın kefilliği konusuna dokundurarak, “Kimsenin kefilliğine ihtiyacım yok. Benim en büyük kefaletim, bugüne kadar yaptıklarımdır” diye konuşuyor. CTP ve DP’nin adaylarıyla ilgili olarak da, “biri on yıl biri on beş yıl siyasette olan bu abilerim bugüne kadar milletvekili olarak hangi başarılı işe imza attılar çıkıp söylesinler. Yok eğer milletvekilliğini kazanmak bir başarıysa, o zaman başarılıdırlar… 4 yıldır Meclis’e küsen DP adayı  Arabacıoğlu’nun, yarın  Lefkoşa halkına da küsmeyeceğini kim garanti edebilir ki..?” diyerek politikaya alışmaya başladığını gösteriyor.

OKUR UYARIYOR
Bu sayfada dün yayımladığım ve “Gönyeli çemberine gösterilen duyarlılık kentin içine gösterilmiyor, kent içerisindeki otlar insan boyunu aştı” mesajımızdan sonra, sağ olsun Gönyeli Belediyesi konuya açıklık getirmek adına bir açıklama göndermiş. Süreyya Özçakır imzasıyla gönderilen açıklama şöyle;
Selamlar Mehmet Bey,                                                                                                                                           Öncelikle bugün gazetenizde yer alan yazı için size ve vatandaşımıza belediyemize göstermiş olduğu duyarlılık için teşekkür ederiz. Belediyemizin hizmetleri sadece Gönyeli çemberinde değil tüm kent sınırları içerisinde devam etmektedir. Her yıl temizlik kampanyamızı otların büyümelerinin durma tarihi itibarıyla gerçekleştirmekteyiz. Bu yıl da temizlik kampanyamız dün gazeteniz Havadis’te 19. sayfada yer alan çevre temizlik işleri ihalesinin sonuçlanmasının ardından her yıl olduğu gibi farklı firmalarla iş birliği çerçevesinde başlayacaktır. Bilgilerinize sunarım. İyi çalışmalar dilerim.
Süreyya Özçakır

   
YERİN KULAĞI VAR
“LEŞ”KOŞA MI LEFKOŞA MI:                                                                                                                          

        Bu çirkin kelimeyi unutmak istiyoruz artık. Aylardır içtiği suya lağım karışan, sokakları çöp yığınlarıyla dolup taşan, yılan çıyana mahkum edilen Lefkoşalı için başkenti, “Leş”koşa’dan yeniden Lefkoşa’ya döndürmek için saatler kaldı. Tüm adaylar temiz ve yaşanabilir bir kent sözü verdiler. İnşallah bu sözleri köprüyü geçene kadar değildir… 
İLETİŞİM SORUNU MU VAR:                                                                                                                            

     Bir ayın ikinci ikinci kaçakçılık vurgunu. Sigara kaçakçılığının nasıl yapıldığını Gazimağusa’da yaşayan herkes ayrıntılarına kadar biliyor. Yetkililerin bilmemesi imkansız. En azından son günlerde yapılan operasyonların devam etmesini ve bu saadet zincirini kırmasını dileyelim. Son olaylar öyle bir imaj veriyor ki, sanki Serbet Liman Bölge Müdürlüğü-Gazimağusa Liman Dairesi ve Gümrük Dairesi arasında bir irtibat sorunu, bir kopukluk var. Bu sorununun çözülmesi, kaçağı da büyük ölçüde önleyecek gibi görünüyor…

BU SEÇİM PROVA DEĞİL Mİ:                                                                                                                                

      CTP Genel Sekreteri Asım Akansoy’un “CTP için LTB bir amaç değil, araçtır” dediği öne sürülünce, Akansoy bunu şiddetle reddetti. Gerçekten de söylememiş olabilir. Ama şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım; bu yaşadığımız ara seçim, tüm partiler açısından, gelecek yılki genel ve yerel seçimlerin bir provası değil mi gerçekten?  Bence öyledir ve tüm partiler de çıkaracakları oy oranının, gelecek yıl için gösterge olduğunu bilerek hareket etmekteler…

ENVANTER YOK Kİ KIYASLAYALIM:                                                                                                              

      Güney Kıbrıs’ta işsizlik oranı, yüzde 14’e ulaşmış. Bu rakamın ocak ayında yüzde 13,7 olduğu belirtiliyor. Demek ki, hesaplar en azından 3 aylık olarak yapılıyor. Bir de bize baktım. Elimizdeki en son veriler, Ekim 2011 tarihinde yapılan Hanehalkı İşgücü Anketi sonuçları. Bu sonuçlar da ancak Mayıs 2012’de açıklanmış. Buna göre işsizlik oranı  %9,7 olarak görünüyor. Aradan geçmiş 2 sene. Siz elinizde veri olmayınca neyi, neye göre planlayacaksınız ki? Salih Coşar Hocamın dediğine geliyorum, bu ülkenin envanteri yok… Yoksa var da bizim bilmemizi mi istemiyorlar..?

NEYİN HESAPLAŞMASI:                                                                                                                                                                    Hafta geçmiyor ki bir kundaklama olayı gazete sayfalarına düşmesin. Son zamanlarda iş adamlarına ait araçlar birileri tarafından kundaklanıyor. Bir hesaplaşma gibi görünen, özellikle mala yönelik ve daha çok bir ikaz niteliği taşıyan bu tür kundaklama olaylarındaki artış dikkat çekici. Sanki birileri hesap kesme işini sektör haline getirmiş. 

PAPAZ GELDİ

HAKKINDAN:                                                                                                                                 

   Sarris Maliye Bakanı olduğunda, KKTC’deki çocuk tacizi davası gündeme gelmiş, bazı çevreler bunu “cinsel tercih” olarak savunmaya kalkmışlardı. Değildi tabii, resmen suçtu işlediği. Her neyse, Anastasiadis buna kafayı takmadı, onu Maliye Bakanı yaptı. Ancak, bu kez de Laiki Bank’ın üst yönetiminde görev yaptığı sürede, bankacılık sisteminin çöküşüne neden olmakla suçlandı. Sonuçta, AB ile yapılan anlaşma ona imzalatıldı ve bir anlamda kaos günlerinin günah keçisi haline geldi. Sarris’in sonunu getirense, tek bir bankada 130 milyon doları batan Kilise oldu. Başpapaz Hrisostomos’un bastırmasıyla, Sarris istifaya zorlandı. Anastasiadis de bir buçuk ayda 2. kez Maliye Bakanı atayarak rekor kırmış oldu…

İŞTE İPUÇLARI:                                                                                                                                                         Mart ayı başında Türkiye’de olan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin önümüzdeki günlerde bir kez daha Türkiye'ye gelerek Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşeceği açıklandı. Görüşmede, Orta Doğu barış süreci, Türkiye- İsrail ilişkileri, Suriye, Irak ve Kıbrıs'taki gelişmelerin ele alınması öngörülüyor. Kerry’nin yapacağı turda ele alınacak bu konular yan yana geldiğinde, bölge ile ilgili senaryolar için ipucu veriyor…

ZİRVEDEKİLER
Abdullah Öztoprak: Bu ne hız Abdullah hocam. DAÜ Rektörlüğü, meslek örgütleri tarafından imzalanan “Medya Etik Kurulu Deklarasyonu”na destek belirtmiş ve Medya Etik Kurulu’nun oluşturulmasıyla KKTC medyasının tüm dünyada kabul gören çağdaş bir özdenetim modeline kavuşacağına olan inancını belirtmiş… Basın kuruluşlarını bile geride bırakıp, bizi bizden çok düşündüğünüzü gösterdiniz.  Gerçek akademisyenlik bu olsa gerek… Kutlarız…

DİPTEKİLER
Hurda Cenneti KKTC:
Turizm, Çevre ve Kültür Bakanlığı'na bağlı Çevre Koruma Dairesi, ömrünü tamamlamış araçlarla ilgili hazırladığı tüzük taslağını, araba ithalatçıları ve hurda tesislerine sunmuş. Ülkeyi hurda cennetine çeviren de kendileri değil miydi? İkinci el araç ithalatında yaş sınırlamasının 3 yıldan 5 yıla çıkarılması, hem trafiği allak bullak etti, hem de ülkedeki her boş arsayı tıka basa hurda galerisi haline getirdi… Kararlar ekonomik akılla değil de, popülist akılla alındığı için yaparken yıkıyorlar.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam