10 Aralık 2016

Şemiler ve Özal

Haber İçi Üst

Bülent Şemiler ile yaptığımız söyleşi dün Havadis Gazetesi kanalıyla kamuoyuna ulaştı.
Bülent Şemiler Türkiye’nin 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın “prenslerinden” biri idi.
Bir Kıbrıslı Türk olarak Türkiye’de önemli görevler üstlendi.
Yıllardır sessizliğini koruyor.
Birçok kişi Bülent Şemiler’i konuşturmak istedi.
Ama Bülent Şemiler konuşmadı.
Bizimle yaptığı söyleşide söyledikleri, yaşadıklarının ve tanıklık ettiklerinin çok ama çok küçük bir bölümü…
Hani derler ya “Devede kulak!”

Kıbrıs konusu ve Maraş ile ilgili Şemiler’in anlattıkları dün çok ses getirdi.
KKTC’nin Lefkoşa Belediyesi odaklı gündemine bomba gibi düştü.
Bugün, Şemiler’in söylediklerinden ancak röportajda yer almayan bazı yeni bölümleri köşemden sizlere aktaracağım.
Aktaracaklarım Özal paketi ile ilgili olanlar…
Aslında geçtiğimiz hafta “Özal’dan bugüne” diye bir yazı yazmıştım.
Bugün o yazımı biraz daha detaylandırmak ve Bülent Şemiler’in o güne ilişkin söylediklerini sizinle paylaşmak istiyorum.
Özal paketi KKTC ekonomisini düze çıkaracak, üzerinde çok iyi çalışılmış bir paketti.
Kuzey Kıbrıs serbest bölge olacaktı. Vergiler tümden kalkacaktı. Devletin ilk etaptaki kayıplarını Türkiye Cumhuriyeti karşılayacağını taahhüt ediyordu. Bu arada Türk Lirası o dönemde Türkiye’de kanun ile korunurken, Kuzey Kıbrıs’ta “konvertable” yapılacaktı.
Sadece Türk Lirasının Kuzey Kıbrıs’ta “konvertable” yapılacak olması Kuzey Kıbrıs bütçesinin transfer harcamalarının üç katı kadar bir gelir getirecekti.
Bizde o dönemde hükümette UBP-TKP koalisyonu vardı.
Özal’ın paketi “özümsenemediği” için kabul edilmedi.
Özal’ın o toplantıda yanında oturanlardan biri olan Bülent Şemiler bize o gün Özal’ın da katıldığı KKTC Bakanlar Kurulu toplantısında yaşananları şöyle anlattı:
Biz Kuzey Kıbrıs Hükümeti’ne paketi anlattık. Özal’ın yanında rahmetli Adnan Kahveci, onun da yanında ben oturuyordum. Biz sunumu bitirdikten sonra TKP kanadından Bakanlar Kurulu’nda yer alan Mehmet Altınay söz aldı ve kendilerinin bu paketi özümseyemediğini söyledi. Özal sordu “Özümseyememek de ne demek?” diye… Adnan Kahveci Özal’ın Altınay’ın ne demek istediğini anlayamadığını düşünerek, Özal’ın kulağına eğilerek, “Yani kabul edemeyeceklerini söylemek istiyor” dedi. Özal “Biliyorum canım anladım da bir daha sormak istedim” diye Kahveci’ye yanıt verdi. Özal baktı ki KKTC Hükümeti’nin niyeti yok, masada önünde duran dosyayı kapattı ve “Çay-kahve söyleyin şimdi hemen dışarıya çıkarsak hoş olmaz. En azından bir süre içerde oturup sohbet edelim” dedi. Ve bir süre içerde kalındı. O anda dışarıya çıkılmadı.
İşte Özal paketine KKTC Hükümeti’nin yanıtı böyle olmuştu. Başbakan Derviş Eroğlu idi. Bülent Şemiler gece Derviş Eroğlu’nun evine gitti. Yanında çocuklarını da götürdü. Amacı bir kez daha Eroğlu’nu paket konusunda ikna etmeye çalışmaktı. Yıllar sonra Şemiler’e “Keşke o zaman Özal paketini kabul etseydik” diyen Derviş Eroğlu o gece Şemiler’le ilgilenmek ve paketi konuşmak yerine çocuklarla oynamayı tercih etti.
Şemiler bakın o geceyi nasıl anlattı:

Ben paketin yararlarını, Kuzey Kıbrıs ekonomisine sağlayacağı katkıları anlatmaya çalışıp, Başbakan Eroğlu’nu ikna etmek için konuşurken, o çocuklarla oynuyordu. Anladım ki niyeti yok. Sonunda bana döndü ve “ben hükümetin geleceğini Özal’ın iki dudağının arasına bırakamam. Bugün bütçede doğacak kayıpların karşılanacağını söyler ya yarın karşılamazsa” dedi. Orada Eroğlu’nu ikna edemeyeceğimi anladım. Ayrıldım. Gidip, durumu Özal’a anlattım.
Şemiler durumu Özal’a anlattı. Özal’ın pes etme niyeti yoktu. O günlerde Özal’a karşı en sert muhalefeti yapanlar arasında olan TKP lideri Mustafa Akıncı Özal’ın gözüne girmişti. Gençti ve gelecek vaat eden bir siyasetçi idi.  Özal, Şemiler’den Akıncı ile gidip konuşmasını ve ikna olması halinde Akıncı’nın KKTC’de iktidara gelmesi için ona destek vereceklerini söylemesini istedi. Sözü burada yine Şemiler’e bırakalım:
Özal Akıncı’dan umutluydu. Onun akıllı bir siyasetçi olduğunu düşünüyordu. Bana “git onunla konuş bakalım. İkna olursa biz de ona destek olalım” dedi. Gittim. Gece yarısına doğru kapısını çaldım. Açtı. Ona Özal’ın bana söylediklerini anlattım. Akıncı kabul edemeyeceğini söyledi. “Ben sosyalistim, bu paketi kabul edemem” dedi. Geri döndüm Özal’a anlattım. “Yazık” dedi. Ve böylece paket işi bir daha açılmamak üzere o gece kapandı.
İşte bunlar da Şemiler’in tanık olduğu Özal paketi ile ilgili o dönemde yaşanan gelişmelerdi.
O gün Özal paketi uygulanmaya konulmuş olsa, acaba bugün bizim durumumuz daha mı kötü olurdu?
İnsan ister istemez bu soruyu soruyor.
Ama nedense kaçan balık her zaman büyük oluyor.
Ne dersiniz?

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil