08 Aralık 2016

Seçim sonrası yeni dönem

Haber İçi Üst

  Bir aksilik olmazsa, içsel ihtiyaçlar ve Kıbrıs sorunundaki yeni gelişmeler bizi tarihimizde ilk defa geniş tabanlı CTP başkanlığında CTP-UBP hükümeti koalisyonuna götürecek. Elbette bu bir tahmin. Olmayabilir de ama içsel ve dışsal ekonomi-politiği verileri bunu gösteriyor ve bu beklenti de artık toplumun çeşitli kesimleri tarafından içselleştirilmeye başlandı.
A- İçsel ihtiyaç nedir? 

    Kuzey Kıbrıs ekonomisinin, yönetim biçimimizin, seçim sistemi, yasama-yürütme-yargı mekanizmalarının köklü bir reforma ihtiyacı vardır. Görece daha iyi bir ekonomik-yatırım iklimi, daha iyi bir refah seviyesi ve daha fazla demokrasi-özgürlük vs için buna ihtiyacımız vardır.
     Bunun içinde geniş tabanlı sağ-sol cepheyi kapsayan güçlü bir hükümete ihtiyaç vardır. Bu da muhtemelen CTP-UBP hükümeti olacaktır. Bu değişimin enstrümanı da, muhtemelen yeniden gözden geçirilmiş TC-KKTC Ekonomik Programı ve buna bağlı hükümet programı olacaktır.
     İlk 2 yıl içinde ağır reformlar yapılacaktır, yapı sallanacaktır, sonraki yıllarda da çözüm olsa da olmasa da bu değişimin-reformların olumlu etkisini göreceğiz. Seçim sistemi, yönetim biçimi vs. gibi anayasal değişikliklerle ilgili de muhtemelen belediye seçimlerinde veya cumhurbaşkanı seçimlerinde referanduma gideceğiz. Bu konuda da bir paket hazırlanacaktır.
B- Dışsal ihtiyaç nedir?
      Büyük resme baktığımızda ve son olarak Anastasiadis’in de görüşmecisini atamasıyla artık Kıbrıs sorununda 2002-2004 dönemindeki gibi yeni bir kırılmaya geldiğimizi görüyoruz. Daha evvel sebeplerinden çok bahsettik. Muhtemelen sonbahar-kış döneminde önümüze şöyle bir tablo çıkacak.
1- Kısa vadede kapsamlı çözüme ulaşma stratejisi
       Normal şartlarda,40 yılda kapsamlı çözüme hiç bu kadar yakın olmadık, tüm tarafların çözüm motivasyonu güçlü ve bunun temelinde de ilk kez ekonomi var. BM-ABD-İNGİLTERE üçlüsü evvela buna bakacak ama bu konuda özellikle Güney Kıbrıs, Yunanistan, Almanya, Rusya’nın niyeti-samimiyeti gözlenecek. Tüm taraflar için win win bir paket kurgulanabilirse o vakit ortaya şu 2 olasılık gelecek.
i- Süreli ve takvimli bir müzakere süreci sonunda BM planı ile referanduma gidilecek
    Bu olasılıkta, muhtemelen tarafların rotadan sapmaması için öncesinde her hangi bir güven yaratıcı ekonomik vs. açılım olmayacak. Taraflara abluka-baskı devam edecek ve sıkıntıların topyekun kapsamlı bir çözümle ortadan kalkacağı mesajı verilecek. Bir bakıma Egemen Bağış’ın dediği Papa seçimi taktiği uygulanacak.
      İi-        Öngörülebilir ve ulaşılabilir bir çözüm öncesinde güven yaratıcı ekonomik açılımlar yapılacak.
    Önceki makalede bahsettiğimiz pakete benzer bir açılımla kronik tıkanıklık kırılacak ve ekonomik ilişki ile siyasi işbirliği ve karşılıklı bağımlılık ilişkileri geliştirilecek. Bir bakıma çözümü hızlandıran, motive eden bir adım olacak. Bu açılım, çözümü engelleyen değil, hızlandıran bir yaklaşımla ve angajmanlarla yapılacak.
2- Kısa vadede kapsamlı çözüme ulaşma stratejisi olmaksızın ilerleme
      İşte kesin olan budur. Yani, en kötüsü bu olasılık gündeme gelecektir. Taraflar, önceki makalede bahsettiğimiz GÜVEN YARATICI EKONOMİK AÇILIMLAR’la şimdilik işlerini görecek. Tüm taraflar kısmen payını alacak ve çözüm zamana bırakılacak.
     Zaten, bu açılım bizim mülkiyette attığımız-atacağımız adımlarla parça parça çözümü zorlayacaktır, taraflar arasında ekonomi temelli yeni bir siyasi iklim ve süreç başlayacaktır. Güven yaratıcı ekonomik açılımlar içinde en fazla dikkat etmemiz gereken konu; Maraş’ın Kuzey ekonomisi ile de entegre olmasıdır, yoksa mevcut Yeşil Hat Tüzüğü ile Maraş’ta açılım yaparsak, Maraş’tan pek faydalanamayız (elbette diğer açılımlardan faydalanırız).Yani, pakette Maraş’ı hem Kuzey, hem Güney ekonomisine entegre edecek şekilde bir açılıma gitmemiz lazım.
       İşte bu 2 sebepten dolayı tarihte ilk kez geniş tabanlı CTP-UBP koalisyonunun gerçekleşmesi yüksek bir olasılıktır. AKP’nin içte yapılacaklarla UBP ile dışta yapılacaklarla CTP ile kimyası kısmen uyuşuyor, o yüzden Erdoğan için önümüzdeki dönemde bundan daha iyi bir koalisyon hükümeti olamaz.
     Ve bu verilere baktığımızda, yakın dönemde ekonomik açıdan yeni bir 2003-2007 dönemi yaşama ihtimalimizin güçlü olduğunu görüyoruz. Zaten, buna benzer bir açılım yaşayamazsak, bu küçük pazarda herkes bir birini yiyecek.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil