04 Aralık 2016

Seçim ekonomisi ve etkileri…

Haber İçi Üst

Yazı başlığından da anlaşılacağı üzere, bu yaz, seçim atmosferinin üst düzeyde yaşanacağı ve seçim ekonomisini tabiri caizse en üst seviyede hissedeceğimiz 2-3 aylık sürece girmiş bulunuyoruz. Siyasi istikrar sağlanmadan, ekonomik başarıya ulaşmanın pek de mümkün olmadığı ortamlarda, siyaset ve ekonominin iç içe adeta ikiz kardeş gibi birbirlerine bağlı olduğu ve siyasi krizin yaşanması bir yana, en küçük bir kıvılcımın ortaya çıkması dahi sürecin altüst olmasına neden olabileceği gerçeğini de göz ardı etmememiz gerekmektedir.

En istikrarlı ekonomilerin dahi bu tür siyasi çalkantıların yaşandığı dönemlerde,   kırılganlığın artması ve bundan belirli oranda hasar görmesi kaçınılmaz gerçek olarak bilinmesi ve ekonomik planlamanın hiçbir döneminde göz ardı edilemeyecek öneme haiz bir adım olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Buna en güzel örnek sanırım Gezi Parkı olaylarında yaşanan kriz ortamını verebiliriz.  Bu kadar kısa sürede ekonominin uğramış olduğu hasar ve sadece 2-3 gün gibi çok kısa sürecin dahi yabancı sermayenin 8-9 milyar dolarının kaçmasına yol açabileceği gerçeğinin ve ekonomik istikrar söyleminin de bu dönemde ne kadar gerçekçi bir savunma mekanizması olduğunu da sanırım detaylı irdelememiz gerekmektedir.
Ülkemiz açısından siyasi istikrar anlamında pek de üst seviyede olduğumuz söylenemez. Özellikle seçim dönemlerinin sıkça yaşandığı ortamlarda, politikacıların sahip oldukları seçmen desteğini artırmak istemesi, devlet harcamalarının büyük oranlarda artmasına neden olmaktadır. Bu dönemlerde harcamaların artış göstermesi doğal olarak enflasyonu da tetiklemekte ve oy maksimizasyonu uğruna bütçe disiplini sekteye uğramaktadır.
Ülkemizde de seçim dönemlerinde sıkça duyulan  istihdam, T izinleri ve birtakım   imtiyazlar sağlandığına dair söylemler, halkın büyük tepkisini çekmektedir. Politikacılar netice itibarıyla bir sonraki seçimde de yeniden seçilebilme uğruna birtakım riskleri göze almakta ve taviz verebilmektedir.
Seçim öncesi uygulanan bir takım ekonomik açılımlar, doğal olarak seçim sonrasında ekonomiyi olumsuz etkilemektedir. Seçim öncesi belirli bir seviyede ekonomik canlılık sağlanabilir, fakat bu olayın seçim sonrası yaratmış olduğu enkaz ve yükselen bütçe açıklarını daraltma adına ek vergi yükü ve kamu harcamalarının kısıtlanması gibi tedbirlerle desteklenmek istenmesi, ekonomideki canlılığı sekteye uğratmakta ve uzun vadeli dönemde ekonomiyi olumsuz etkilemektedir.
Sonuç olarak mali ve para politikalarının çok önemli rol üstlenmekte olduğu ekonomilerde, ekonomik kalkınmanın uzun vadeli ve istikrarlı ilerleyebilmesi, siyasetin istikrarlı oluşumundan geçmektedir. Bu nedenle birtakım yapısal bozuklukların olumlu yönde geliştirilmesi ve devlet politikası haline getirilmesi  ile birlikte, siyasal kriz ve seçim dönemlerinin ülke ekonomisine etkisinin de minimize edilmesi adına birtakım uğraş vermemiz gerekliliğini de ortaya koymaktadır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam