07 Aralık 2016

SEÇİLMEYENLERİN ETKİLEDİĞİ SEÇİMLER VE ANKARA

Haber İçi Üst

Hayırlısı ile bir seçimi de geride bıraktık.

Geride bıraktık da galiba ilk defa “seçim sonuçlarını yorumlayamama”  pozisyonuna düştük.
İlk defa  “yaşasın ben kazandım” diye sevinenin olmadığı, Lefkoşa sokaklarını sabaha kadar inletenin bulunmadığı bir durum ile karşı karşıyayız.
Yani klasik bir değerlendirme ile başlayabilirdik.
“CTP hem oylarını hem de milletvekili sayısını artırdı, dolayısı ile başarılıdır” diyebilirdik.
Fakat  CTP’den yapılan açıklamalar bu yönde bir sevinci ortaya koymadı.
Sadece “halkımız bize hükümet kurma görevi verdi” denildi.  O kadar.
Buna da Serdar Denktaş’ın yanıtı gecikmedi;
“Hükümet kurmak isteyenler bize doğru gelsinler.
Demokrat Parti, UBP’den ayrılanlarla Ulusla Güçler konseptini oluşturdu ve  oyları ile milletvekili sayısını yüzde yüz artırdı.
Serdar Denktaş, “birinci parti gelmezsek ben hükümete girip de başbakan yardımcısı olmam” demişti ama bu deyişinden cayacağının işaretlerini verdi.
DP’nin küçük ortak olacağı bir hükümet kurulabilir mi?
Matematiksel olarak bu sorunun yanıtı evettir.
DP, kendinden daha fazla oy alan hem CTP hem de UBP ile koalisyon kurabilir.
Fakat böylesi bir koalisyonun akıbeti ne olur?
Bilinmez.
Bence bu seçimin flaş partisi UBP’dir.
Ortasından ikiye bölünmesine karşın ikinci parti olabilmeyi becerdi.
Fakat, başkanını, genel sekreterini, eski genel sekreterini, başkanlıkta adı geçen önemli isimlerini sandıkta bırakarak hem kendi kendini yaraladı hem de farklı senaryoların konuşulmasına kapı açtı.
Bu satırlar 29 Temmuz’un ilk saatlerinde kaleme alındı.
O an itibarıyla genel başkan İrsen Küçük, genel sekreter Necdet Numan, eski genel sekreter Ertuğrul Hasipoğlu, parti içinde önemli bir güç olan Nazım Çavuşoğlu’nun seçilmeme ihtimali çok yüksekti.
Bu durumda kimin kiminle nasıl bir koalisyon kuracağından çok seçilmeyenlerin yerine seçilenlerin nasıl bir tutum içinde olacağı önem kazanıyordu.

      ***

Ve gelelim esas faktöre.
Yani Ankara’ya.
Seçim sürecine pek müdahil olmadı.  “27 kişi Ankara’dan geldi seçimlere müdahale ediyor” söylemlerinin tam bir palavra olduğu ortaya çıktı.
Serdar Denktaş’ın Elçilik karşıtı söylemlerine ve Saray’ın tetikçilerinin tüm kışkırtmalarına rağmen mesafeli bir tutum izlendi.
Fakat bunun seçim sonrası öyle olacağını da kimse sanmasın.
Ankara nasıl bir hükümet kurulacağıyla doğrudan ilgilidir.
Geçici hükümetten bile imzalanan protokole sadakat talep eden Ankara’nın protokol üzerinden müdahil olacağı aşikardır.
Koalisyon kuracak olanların bu durumu değerlendirmelerinde fayda vardır.
Yoksa bizim Mehmet Moreket’in dediği olur.
Ankara’ya rağmen kurulacak bir hükümet uzun ömürlü olmaz.
2015’te Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte yeniden milletvekilliği seçimlerine gidebiliriz.
Bizden söylemesi…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil