08 Aralık 2016

Şarap kalitesini belirleme stratejileri

Haber İçi Üst

Şarap doğası gereği deneysel bir tüketim malıdır. Açıp içene kadar şişenin içindeki bozuk mudur, iyi midir, hoşumuza gidecek bir şarap mıdır bilmemiz mümkün değildir. Anlayacağınız şarap almak oldukça riskli bir iştir. Burada üç değişik risk söz konusudur: finansal risk, fiziksel risk ve sosyal risk. Aşağıda kısaca açıklayacağım bu riskleri azaltmak için beş değişik şarap kalitesi belirleme stratejisi ya da riskle başa çıkma mekanizması kullanılabilir. Bunları da sizinle paylaşacağım. 
* * *
Şarap şişesinin içinde ne olduğunu bilememenin yarattığı fonksiyonel risklerden birincisi finansal risktir. İçilemeyecek, bozuk bir şarabı almak için ödediğimiz para boşa harcanmış, çöpe gitmiş demektir. Bozuk olmasa bile, bir şarabın kalitesinin belli bir düzeyde olduğunu varsayarak ödediğimiz para, efektif olarak şarabın kalite/fiyat oranını uygun bulduğumuz anlamına gelmektedir. Şişeyi açtığımızda şarabın tahmin ettiğimizden daha kalitesiz olduğunu görmek, o şarap için sandığımızdan daha fazla para harcadığımızı, yani finansal kaybımız olduğunu gösterir.   
* * *
Fiziksel risk ise bozuk bir şarap içildiğinde hesapta olmayan sağlık sorunlarının ortaya çıkma ihtimalidir. 
* * *
Her ne kadar finansal ve fiziksel riskler önemliyse de, yapılan çalışmalar şarap alıcıları arasında en büyük strese sebep veren risk faktörünün sosyal risk olduğunu göstermektedir. Çünkü seçilen şarabın ne olduğu, beğenilip beğenilmemesi seçenin sosyal değerleri hakkında ipuçları vermektedir. Seçilen şarabı tüketen diğerleri, örneğin misafirler, eş ve dostlar tarafından beğenilmesi pozitif bir sosyal değer olarak algılanmakta, bunun ise şarabı seçenin sosyal benlik kavramını iyileştirip güçlendirdiği düşünülmektedir. Doğal olarak, seçilen şarabın beğenilmemesi tam tersi etki yapmakta, utanma ve mahcup olma sosyal benliğin erozyona uğramasına sebep olabilmektedir.
* * *
İşte bu riskleri, özellikle de sosyal riski azaltmak için neler yapılabilir?
* * *
Birincisi, her zaman tutarlı bir şekilde kaliteyi tutturan, “güvenli markaları” tespit etmekte fayda vardır. Her ne kadar bu tutucu strateji rezil olmamayı garantilerse de, sorun bir noktadan sonra aynı şarapları içmenin sıkıcı olmaya başlayabilmesi ve var olan çok daha iyi fırsatları da kaçırmanıza yol açabilmesidir. İkincisi, şarap bilgisine güvendiğiniz dost ve çalışma arkadaşlarınızın tavsiyelerine kulak verebilirsiniz. Buradaki sorun ise sizin damak tadınıza çok yakın birisini bulma ihtimalinizin düşük olmasından kaynaklanmaktadır. Üçüncüsü ise şarap dükkânlarındaki satıcıların önerilerini göz önüne almaktır. Satıcının çıkarları ile sizin çıkarlarınız çoğu zaman maalesef denk düşmeyebilir. Örneğin, dükkân sahibi satıcıya elinde bol miktarda olan veya kar marjı daha yüksek olan bir şarabı satarsa daha yüksek komisyon ödüyor olabilir. Bu durumda satıcı sizin tam olarak ne istediğinizi anlamış olsa bile size başka bir şarabı tavsiye edebilir.
* * *
Dördüncü ve beşinci stratejiler ise şarabın fiyatı ve hangi bölgede üretildiğiyle ilgilidir.  Fiyat başka tüketim mallarında olduğu gibi şarapta da kaliteyi yansıtıyor olabilir. Aynı şekilde zaman içinde hangi bölgelerin sürekli olarak diğer bölgelerden daha yüksek kaliteli şarap ürettiğini bilmek de işe yarayabilir. Fakat bunların her ikisi de o ana kadar, yani geçmişte olanlar ve ortalama değerlerle ilgilidir. Bu yüzden de her zaman doğru ipuçları olmayabilirler.
* * *
Her ne kadar “hayat o kadar kısa ki kötü şarap içmeye değmez,” desek de, anlayacağınız şarap alışverişinde kalitesiz şarap alma riskini sıfırlamak mümkün değil.
* * *

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil