06 Aralık 2016

Sanayi Odası’ndan elinizi çekin

Sanayi Odası’ndan elinizi çekin
Haber İçi Üst

Selda İÇER
Fotoğraflar: Mustafa ŞENAL

Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Akli Çıralı, odanın cumartesi günü (yarın) yapılacak olan genel kurul’unda 3. dönem için üyelerden destek isteyecek. Oda başkanlığının ciddi bir mesai gerektirdiğini ve aslında yeni dönem için aday olmayı düşünmediğini ifade eden Çıralı, ısrar üzerine koşullu olarak bir dönem daha aday olmayı kabul ettiğini anlatıyor. Kendisini adaylığa ikna eden ve listesinde yer alan bazı sanayicilerin ise daha sonra onu yarı yolda bırakarak “Bu listenin kazanma şansı daha çok” diyerek karşı tarafa geçtiğini savunan Çıralı,  “İki sanayicinin bu şekilde fikir değiştirmesinde iktidar partisine mensup Mağusa’daki bazı siyasetçilerin etkisinin olduğu duyumlarını aldık. Ne kadar doğru bilmiyorum” dedi. Çıralı, Odanın geride kalan süreçte ciddi bir kurumsallaşma sağladığını ve üyelerine sağlıklı hizmet verir noktaya geldiğini anlatırken, yeni dönemin ana hedefini ise sanayiciler lehine politikaların yaşam bulması için baskı oluşturma olarak açıklıyor. İşte Çıralı’nın yarışlı genel kurul öncesindeki mülakatımıza verdiği samimi yanıtlar.

HAVADİS: Ne zamandan bu yana Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanlığı yapıyorsunuz?
ÇIRALI: 2009 yılından bu yana. O zaman seçimsiz olarak başa gelmiştik. Tek liste vardı. Sanayi Odası Yönetim Kurulu’nda ticaret ağırlıklı insanlar vardı ve bizler 3-4 arkadaş, gerçek sanayiciler, odaya sahip çıkmak gerektiğini düşünerek yola çıktık. Onlar çok ısrar ettiği için ben de başkanlığı kabul ettim. 2 yıl sonra yeniden genel kurula gidileceği zaman, ilk dönem yönetim kurulu başarılı performans gösterdi ve biz dedik ki aynı yönetim kurulu, küçük değişikliklerle aynı şekilde yola devam etsin. Öyle oldu. 14 kişilik yönetim kurulunda 2-3 kişilik değişiklikle, bazı gençleri de aramıza alarak ikinci dönemi, genel kurulda başka aday çıkmadığı için seçimsiz, benim başkanlığımdaki liste onaylanmıştı. İkinci dönemde de faaliyetlerimiz devam etti. Şu anda da dediğim gibi ikinci dönemin sonuna geldi. Benim için şimdi üçüncü dönem yarışla başladı.

HAVADİS: Bu dönem neden aday oldunuz?
ÇIRALI: Ben bu dönem aday olmayı düşünmüyordum aslında. Çünkü gerçekten ağır bir görevdir. Çok zaman isteyen bir görevdir ve kendinizden, ailenizden ve işinizden fedakarlık yaparak bu işi götürmek durumundasınız. Tabii başkalarının önünü de açmak için ben başkan olmayacağımı söyledim ama bazı sanayici arkadaşlar geldi ve “ Bir dönem daha yap bu işi ve ondan sonra bakarız” dediler. Benim de şartım, ağır sanayiciler, güçlü sanayiciler, gelip de bu odayı sahiplenecekse, bir dönem daha başkanlığı götüreceğim yönünde oldu. Bunun üzerine arkadaşlar, “Tamam, biz de yönetimde yer alırız” dediler. Bu görevi kabul eden arkadaşların isimleri ise şunlar. Okan Hacıali, Mehmet Ünal Serdar (Darem Ltd.), Mustafa Ersözlü (Gürdağ Ltd.), Ahmet Gazioğlu, Metin Ulu (Taşocakları Birliği Başkanı), Şenol Coşar (Necat Zorlu Ltd.), Hüseyin Ruso, Çavlan Paralik, Sevcan Görgüner Bahçeci, Nihat Yılmaz (Bilişim Derneği Başkanı) Derviş Köroğlu. Tabii ki, şunu da eklemek istiyorum. İlk benim listemde Hasan Onalt da vardı. Kendisi talep etmişti ve benim listemde o da yer aldı. Aynı zamanda Ramazan Gündoğdu (Gem Yat) o da benim listemde idi ve başka da liste de yoktu. Fakat ansızın pazartesi günü bu son saydığım iki arkadaş bana gelerek, “Başkan biz senin listenden ayrılıyoruz ve başka bir ikinci liste vardır o listeye gidip dahil olacağız” dediler. Ben de kendilerine başarılar diledim. Böylece benim listemden çıktılar.

HAVADİS: Bunu yaparken herhangi bir gerekçe söylemediler mi?
ÇIRALI: Gerekçe olarak, öteki listenin kazanma şansının daha yüksek olduğunu ileri sürdüler.

HAVADİS: Aranızda bir husumet mi vardı?
ÇIRALI: Arada bir husumet yoktur. Bu iki arkadaş da, aramızın bozulmasını istemediklerini, sevgi ve saygımızın devam etmesini istediklerini söylediler. Ben de aynı düşüncedeyim. Ama kendi düşüncelerine göre, öyle bir grupta olmaları onlara göre daha uygundu ve o gurupta yer aldılar. Tabii bunun arkasında neyin olduğunu ben çok da bilmiyorum, ne telkinleri vardır. Sadece,  özellikle Mağusa bölgesindeki bazı siyasilerin de bu işe karıştıklarını duyarız. Tabii bundan emin değilim ama duyumlar alıyoruz. Belki o siyasetçilerin telkiniyle de bu olabilir.

HAVADİS: İktidar partisine mensup siyasiler mi bunlar?
ÇIRALI: Evet.

HAVADİS: Sanayi Odası’nın bugüne kadar hükümetle herhangi bir çatışması oldu mu?
ÇIRALI: Bizler, Sanayi Odası olarak hükümetin doğrularını takdir ettik. Ama bize göre yanlış olarak siyasetlerini de eleştirdik. Bu eleştirilerimiz arasında muhakkak ki hükümetle çatıştığımız noktalar da olmuştur. Özellikle hükümetle yerel ürünlerin korunması gerektiği konusunda hükümetle bir çatışma halindeyiz sürekli. Biz Kuzey Kıbrıs’taki üretimin, rekabet edebilir bir seviyeye getirilmesi için çaba gösteriyoruz. Aynı çabaların hükümetten de gelmesini bekliyoruz. Fakat rekabet gücümüz kıyaslandığı veya her sene yayınlanan Rekabet Edebilirlik Raporu’na göre, rekabet edebilirlik gücümüzün çok zayıf olduğu görülecektir. Dolayısıyla, üreticilerin dış rekabete karşı korunmasının şart olduğunu hep söylüyoruz. Neden, çünkü ülke koşullarından da, bizim üreticimiz, dış üreticilerle rekabet edemiyor. Yani üreticinin bunda bir hatası yok. Eğer elektrik fiyatları yüksekse Kuzey Kıbrıs’ta, burada sanayicinin bir suçu yoktur. Eğer finansman maliyetleri yüksekse, sanayicinin yine suçu yoktur. Hal böyle iken, son zamanların moda değimleri arasında olan, serbest piyasa, liberal ekonomi gibi söylemler, geçerli değildir. Rekabet edilen ülkelerle koşullar eşit olmadan rekabet etmek de mümkün değil.

HAVADİS: Üyelerinizden bir dönem daha başkan olabilmeniz için onay istiyorsunuz. Sanayi Odası üyelerine vaadiniz nedir, sizi yeniden başkan seçmeleri için?
ÇIRALI: Bizler Sanayi Odası olarak, özellikle son iki dönemde, oda kurumsallaşmasını tamamladı. İtibarını kazandı, iyi bir konuma geldi. Üyelerine vermiş olduğu hizmetleri bayağı geliştirdi. Fakat Sanayi Odası’nın en zayıf olduğu nokta, kamu politikalarının belirlenmesinde ağırlığını koyamamasıdır. Üretim lehine politikaların geliştirilip uygulanmasını sağlayamadık. Sivil toplum örgütlerinin zaten en büyük görevlerinden birisi de kamu politikaları belirlenirken ağırlığını ve etkinliğini kullanarak, kendi sektörleri lehinde politikaların üretilmesini sağlamaktır. Ama bu ağırlığını siyasilerin üzerinde hissettiremedi. Siyasete çok ağrılığını hissettiremediği için de, sanayi ile ilgili politikalarda da bizim aleyhimize kararlar da üretildi zaman zaman. İşte bu yeni yönetim kurulu ile ağırlıklı sanayicilerin teşkil edeceği yönetim kurulu ile, Sanayi Odası’nın en büyük eksikliği olan bu kamu politikalarının belirlenmesi için etkinliğini artıracağız.

HAVADİS: Bugüne kadar neden bu yapılamadı?
ÇIRALI: Bugüne kadar yapılamamasının nedenini ben şuna bağlarım. Gerçek ve ağır sanayiciler bugüne kadar bir çatı altında toplanamadığı için, o gücü biz birleştirememiştik. Var olan o potansiyeli bizler toparlayıp da tek bir güç haline getirememiştik. İşte bu oluşumla biz onu sağlamaya çalışıyoruz. Yani sanayicinin lehine olan politikaları siyasilere kabul ettirebilmek için güce sahip olacağız.

HAVADİS: Bu yeni yönetim kurulunun seçilmesi ile daha da güçlü bir hale mi geleceksiniz?
ÇIRALI: Evet. Bu benim listede olan ağır sanayicilerin bir araya gelmesi ile Sanayi Odası Yönetim Kurulu daha ağırlıklı bir yönetim kurulu haline gelecek.

HAVADİS: Üyelerinize buradan mesajınız ne olur?
ÇIRALI: Benim üyelerime mesajım şudur. Herkesin odasına veya mensup olduğu sivil toplum örgütüne sahip çıkmasıdır. Sahiplenmesi, güç katması lazım. 4 Mayıs Cumartesi günü (yarın) yapılacak olan genel kurula, tüm üyelerimizin, bir fiil kendilerinin katılarak, kendi iradelerini sandığa yansıtmalarını istiyorum ben. Çünkü, piyasada proksiler (vekaletnameler) toplandı. Konuştuğum sanayici arkadaşların bir çoğu da, bu vekaletnameleri verirken, ne için verdiğini dahi adamlara izah etmeden “Burayı imzala da genel kurulu vardır Sanayi Odası’nın” diyerek ve benim adımı da kullanarak, “Ali Çıralı ile beraberiz” de diyerek, vekaletnameler topladılar. Dolayısıyla da bu vekaletnameler gerçek sanayicinin iradesini yansıtmaz genel kurula. Benim çağrım, tüm sanayicilerin, bir fiil kendilerinin genel kurula katılıp, hem oylarını kullanmalarını, hem de genel kurulda, çıkıp konuşup, sorunları varsa dile getirmelerini, önerileri varsa önerilerini sunmaları yönündedir.

HAVADİS: Kaç üyeniz var?
ÇIRALI: Toplamda 700’e yakın üyemiz vardır ama, genel kurullarda aidatı ödenmiş üyeler ancak oy kullanabilir yasa gereği. Aidatı ödenmemiş üyelerimiz de vardır. 500 civarında üyenin oy kullanma hakkı olduğunu da söyleyebilirim. Kaçı katılır bilmiyorum ama ben tekrarlamak isterim. Seçimli genel kurullar iki yılda bir yapılır. İki yılda, her üye bir iki saatini bu genel kurul için ayırabilir.

HAVADİS: Son olarak neler eklemek istersiniz?
ÇIRALI: Sanayi Odası’nın siyasete bulaştırılmaması bütün siyasi partilere de eşit mesafede durması gerekir. İki dönem bunu sağladığıma eminim. Hiçbir siyasi partinin güdümünde olmadı oda. Bundan sonra da olmayacaktır, olmasına da müsaade edilmeyecektir. Hiçbir siyasi partinin güdümüne girilmemesi gerekir, bundan oda zarar görür. Ve siyasilerin de sanayi odası yönetiminden ellerini çekmesini da isterim.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam