04 Aralık 2016

Rumlar tıraş etmeyi bilmez, bilene de sormaz!

Haber İçi Üst

İngilizce’den tercüme, son günlerde ekonomik literatürümüzde bir “tıraş” kelimesi ortaya çıktı. Hakikatte kelime kelimesine tercüme edilse bu “saç kesimi” olarak tercüme edilmeliydi. Çünkü tıraş, sakal tıraşı da olur. Latin Amerika’da iken ilk berbere gittiğimde bana sordu. Hatırladığım kadarı ile şöyle dedi; “Barbe i Capello” Capello kelimesinden ne sorduğunu derhal çıkarmıştım. Sakal yoksa baş tıraşı mı yapacaksın? Diye soruyordu. Bizde “berber” kelimesinin Latinceden geldiğini de öğrenmiş oldum. Ne kolay lisandır, ne yaygındır bu İspanyolca da bize öğrenmede seçme şansı vermediler diye hala sorguluyorum.
Ben tercüme edecek olsam İngiliz’in “hair cut”ını tıraş değil “kırpma- kırpılma” olarak tercüme ederdim. Neyse, Güney’deki kriz sebep oldu da sorana, ki çoğu bana sordu, ekonomide tıraşın ne olduğunu anlattık.
Bu tıraş işi ortaya çıkınca beni 2-5 yaşlarımda babamın şehere her getirdiğinde tıraş eden, hanın karşısındaki arkadaşı, şakacı Rum berberi tekrar aklıma geldi. Beni o yaşlarda tıraş olmaktan nefret ettirmiş; Babam beni zorla ve rüşvetle bu berbere götürürdü. Bu serüvenim II. Dünya Savaşı içinde geçti. Türk’ü çok az Orunda köyünde doğup 5 yaşına, yani ana okul çağına gelinceye kadar o köyde yaşamıştım. O zaman hala sağlıklı bir çocuk, varlıklı bir babanın, dedenin oğlu, torunu idim. Köyde, hatta bölgede, yegane otobüs (en eski, manevella ile işleyen Bedford’lardan)  babamın, köydeki tek monopol küçük bakkal dükkanı da babamın idi. Beş yaşına kadar Rum çocukları ile oynar, o seviyedeki Rumcayı Türkçeden daha iyi bilirdim. Köyde berber yok idi. Babam hade şehere deyince, hem sevinir, hem de hade gene tıraş var diye üzülürdüm. Lefkoşa’da yeğenimin hanında konaklayacak,  ağzı pirillili gazoz içecek, tıraş olmam için rüşvet Rum tatlıcıdan en sevdiğim tatlıyı alacak, han sahibi Mustafa amcamın o altın kalpli hanımı, yeğenlerim ile bana en sevdiğim yemek mulihiyayı yapacak, yazın öğlen sıcağında, o serin, şahane gördüğüm evlerinin hanayında bizi yatırıp, masallarla uyutacaktı. Eminim onlar şimdi cennette. Amma hep bunlardan evvel hade berbere. El gücü ile işleyen bir tıraş aleti, saçlarımı çeke, çeke, söke, söke, acıtarak ağlayıp bağırmayayım diye devamlı yüzüme gülen, şaka yapan, bitti, bitiyor diyen, işkenceci bir Rum berber! Şimdi Güney’de ekonomide Rumlara olduğu gibi, beni tıraştan nefret ettirmiş idi.
İlle Türk anaokuluna gidecektim ya, beş yaşına geldiğimde babam Lefkoşa Yeni Cami’de bir bodrum ev kiralayıp anamla beni oraya attı. Her ay bana fazladan yarım şilin verirler Yeni Cami’de bir Türk berbere giderdim. İlkin korkarak, sonra rahat, çünkü bu Türk berber beni hiç acıtmazdı. İyi tıraş eder, etmez bilmem ama bu işi Türk berberlerin çok daha iyi bildiğine inanmıştım. Şimdilerde bu ispatlandı. Ekonomideki tıraşı da biz onlardan çok daha iyi biliriz, acıtmadan, isyanları oynatmadan, sezdirmeden kökten tıraş edebilme becerimizi 1974’ten bu yana çok kere göstermiş bulunuyoruz. Bu konuda dünyada belki de en iyi uzman biziz. Bu tıraş mesleğini gereği gibi öğrenmek isteyen bura, KKTC’ye gelsin. İrsi bir kabiliyetimiz de var. Anamız da birinci sınıf kuaförlerdendir. Rum tıraşı, bu konuda uzman olarak, bizden soracağına, her şeyi bilir sanırlar ya, kalktılar acemice tıraşlasınlar, ortalığı ayağa kaldırdılar, sıçtılar belediler.
Ey Rum, Antik Yunandan getirdiğin o temelsiz, tarihsel gururunu bırak, bizim berberler birinci sınıf, onlardan bu sanatı öğren. 1974’e kadar istikrarlı bir para biriminde idik. Anavatan da bize yardımları dolar cinsinden yapar idi. Bu iyi bir tıraş makinesi olmadığını derhal gördük. Akıllı berberlerimiz derhal gecikmeden istikrarsız bir TL’ye geçip, ilk önce çok iyi bir tıraş makinesine sahip oldular. Enflasyon %60’ların üzerinde, mudilere faizleri 2-3 sene yasal olarak %7 de tutarak tasarruf sahiplerini, acıtmadan, gık’ları çıkmadan öyle bir tıraş ettiler ki “0” numara. Dazlak ettiler. Şimdilerde de bankalardan aldanıp kredi alanları tıraşlıyorlar. Sizin berberler bunu beceremezler, ortalık kalkar otururdu. Bak bizim berberlere! Bu da yetmezmiş gibi, güya birinin boyu yasa ile uzar, sıhhati gelişirmiş gibi bizim berberler çok becerikli ya 36 TL=1KL yaptılar. Bırak tıraşı tasarrufları bir daha 0 ile çarptılar, tıraş değil bankadaki para sahiplerini kökünden sünnet ettiler. Gene acıtmamayı becerdiler ki kimseden fazla ses çıkmadığını bir tarafa bırak, bunu yapanları tekrar be tekrar iktidara getirdiler. Bu ne beceri bununla da kalmayıp, serveti birinden ötekisine, adamlarına aktardılar. Duyduğumuza göre bazı yerel bankalar KL’yi Beyrut’ a götürüp, yüksek fiyattan, geçerli fiyattan, bozdurmuşlar. Yine gık çıkmadı.  Bunu  devalüasyonlar arka arkaya takip etti, tıraşlananlar, bedavadan kazananlar, gelir dağılımı  bozuldu , hep bunlar normalmiş gibi acımasız oldu. Bir eş değer çıkarttılar, babam dahil birçok insanımızı kökten tıraş ettiler; Ederken de başkalarına (çoğuna) saç ekip bu işi sürdürme becerisi gösterdiler. Orunda ve civarında 250 dönümlük bir alın teri birikimi servetten miras bulacak olan babam, bu bilinçle tüm kazancını yedi, harcadı, eğlendi, ama öyle bir tıraş yedi ki kapanı Londra’ya atmak, o yaşta elleri yanarak akü fabrikasında işlemeye, sonra da tabak yıkamak ve bilahare de İngiliz hükümetinden fakirlik yardımı alarak son günleri geçirmeye mahkum oldu. Ne becerikli bir tıraş be ama, babamın gık’ı çıkmadı, boynunu büktü, öldü. Birinci sınıf berberler. Bu da yetmez. Rum’un acemice yaptığı gibi direkt memur maaşını kesip insanları bağırtmadan, yılda %14 olan bir enflasyonda bir yıl hayat bahalılığını dondurup adaletsizce her maaştan ayni oranda bir kesinti yaptılar. Kimseyi,  görünen o ki bu fazla acıtmadı. Ya hele Hayat pahalılığı endeksi ile oynayıp kimsenin ruhu sezmeden tıraş taktiğine ne demeli?
Bizim şimdiki ehli berberlerin, tıraşçıların öz güveni o kadar artı ki Rum’u da tıraşlamaya kalktılar. Rum Merkez Bankasındaki altın rezervlerinin  %30’nu, elektrik yatırım ve üretiminin %30’unu da talep etmeye başladılar. 1960 anlaşmalarına göre haklılar. Bunlara biz de %30 ortak idik. Aman dikkat, Merkez Bankamızdaki rezervlerimizi asgariye indirin, elektrik üretimine fazla yatırım yapmayın. Çünkü Rum bunların %70’i bizimdir diye tutturursa ne halt edeceğiz? Allah için dikkatli olalım, berberlik becerimizden doğan öz güven ile sınırları aşmayalım; sonra zararlı çıkarız ha!

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam