08 Aralık 2016

Rumlar sopa yiyebilir!

Haber İçi Üst

Türkiye Kıbrıs sorununa bir çözüm üretme konusunda kararlı.
Bu konuda herkesin artık elini taşın altına koyarak devreye girmesi gerektiğini düşünüyor.
Özellikle de etkin güçlerin…
Türkiye’ye göre ilgili tüm taraflar elini taşın altına koyarsa, gelinen aşamada Kıbrıs meselesinin çözümü için şartlar uygun.
Bunun için de Ankara muhataplarına şu mesajı veriyor:
BİZ KIBRIS SORUNUNA ÇÖZÜM ÜRETMEYE HAZIRIZ. ÇÖZMEK İÇİN GEREKEN ÇABAYI GÖSTERECEĞİZ. ÇÖZÜM İÇİN GEÇMİŞTEN FARKLI OLARAK ŞARTLAR OLUŞMUŞTUR. YETER Kİ TARAFLARDA ÇÖZÜM KONUSUNDA SİYASİ İRADE OLSUN.
Çözüm koşulları var ama bu koşulların hayata geçmesi için eksik olan tek bir şey var, o da Rum tarafında siyasi irade olmaması…
Ancak Rumlarda şu anda siyasi irade olmaması sorunu da çözülmeyecek bir sorun olarak değerlendirilmiyor.
Yeter ki bu soruna çözüm üretebilecek etkin aktörler harekete geçsin.
Gelinen noktada ihtiyaç oyunun kurallarını yeniden belirleyecek ve değiştirecek güçlü birilerinin ortaya çıkması…
Ankara’nın son dönemde Kıbrıs konusunda verdiği mesajlar çok anlamlı ve önemli…
Özellikle de Doğu Akdeniz’deki hidro-karbon yatakları konusunda verilmekte olan mesajlar.
Ankara, bu mesajların özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından doğru okunması gerektiğine vurgu yapıyor.
Ancak Güney Kıbrıs’tan gelen mesajlar ve gaz meselesinde atılan adımlar bu mesajların algılanmadığını gösteriyor.
Görünen o ki, Rum tarafı gaz konusundaki tutumunu sürdürmekte ısrar eder ve Ankara’dan gelen mesajları dikkate almazsa çok ciddi sopa yiyecek…
Tabii ki bahsettiğim siyasi bir sopa…
ANKARA BU KONUDA ŞAKA YA DA BLÖF YAPMIYOR.

Son dönemde Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “İki devletli çözüm” söylemini resmi söylem olarak ortaya koyması çok manidardır.
Bakan bunu tek bir kez söylemedi, söylemeye devam ediyor.
Söylemekle de kalmıyor, bunu bir kontekste koyuyor.
“Ben iki devletli bir çözüm istediğim için bunu yapmıyorum, Kıbrıs’ta çözümü hızlandırmak için bunu ortaya koyuyorum” diyor.
Ama bu algılanmaz ve herkes bildiğini okumaya devam ederse o noktaya gelinecek.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer tasını tarağını toplayıp aradan çekilmek zorunda kalacak.
Ve Kıbrıs meselesi bir daha geri dönüşü olmayacak farklı bir yola girecek.
Bu farklı yolda, adadaki tarafların kendi yollarına gideceği yeni bir durum ortaya çıkacak. Yani iki devletli model çözümün yeni adı olacak.

Türkiye çözümü sonuna kadar zorlama konusunda kararlı ama zaman kaybetmeye de artık tahammülü kalmadı.
Ya bir an önce taraflar sorunu çözme iradesi ile masaya gelirler, ya da bir başka yola doğru süreç çalışmaya başlar.
Durum bu kadar açık ve net.
Ankara tüm hesaplarını en ince ayrıntısına kadar yapmış durumda…
Gelinen aşamada kimse “Ankara böyle bir yola giremez ve böylesi bir fatura ödemek istemez” gibi yanlış hesaplar yapmasın.
BU KONUDA DA ANKARA BÜTÜN HESAPLARI EN İNCE AYRINTISINA KADAR YAPTI.
VE “ORTADA ÖDENEMEYECEK BİR FATURA SÖZ KONUSU DEĞİL” SONUCUNA VARILDI.

Bu durumda fatura ödeyecek biri varsa o da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olacak.
Kısacası her şey Rum tarafının izleyeceği tutuma bağlı.
Rum tarafı Ankara’dan gelen mesajları doğru okur ve politikalarını buna göre şekillendirirse, hem Kıbrıs Adası’nı yeniden birleştirme, hem de ekonomik krizden kurtulma fırsatını yakalayacak; Kıbrıs’ta yeni bir sayfa açacak.

Rum tarafı bunu yapmak yerine devekuşu misali başını kuma gömerek masadan kaçmaya devam ederse de, adanın bölünmesini kalıcılaştıracak, bu arada ekonomik olarak da tam anlamıyla batacak.
Aslında denklem çok basit.
Karar artık Rumların…
Verecekleri karar ile ya baharı, ya da kışı yaşayacaklar.
(Devam edecek)

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil