08 Aralık 2016

Romantik yol ve insanlık suçu

Haber İçi Üst

Almanya’nın II. Dünya Savaşı sonrası kötü imajını düzeltmek için başlattığı yeniliklerden bir tanesi de “Romantik Yol” güzergahıdır. Güneyde Avusturya sınırına yakın bir şehir olan Füssen’den başlayıp, kuzeyde Würzburg’ta sonlanan bir güzergah. Würzburg Füssen arası 315 kilometre. Yaklaşık 26 tane Orta Çağ kasabası görme fırsatı yakalanmakta.
Yol üzerindeki kasabaları ve köyleri gezerken yeşilin her tonuyla bezenmiş adeta birer kartpostal olacak harika manzaraları görmek, insana yaşam sevinci aşılamakta. Yol üzerinde ortaçağdan kalma köprüler, kaleler, dünya ve UNESCO kültür mirası unvanını almış kiliseler, katedraller bölgeye tarihi bir nitelik katmakta.
Tarihi daha yakından tanımak isteyenlereyse inanılmaz fırsatlar da mevcut. Örneğin ortaçağ kalelerinden bir tanesinde konaklamak. Orta Çağ mobilyaları ile donatılmış kalelerde uyumak, yemek yemek, hatta kale etrafında dolaşıp, restoran tarafından avlanıp sofranıza getirilen geyikleri görmek, masalda yaşama hissi yaratmakta.
Kültürel antropoloji için de tam bir çalışma alanı. Örneğin 1981 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası ilan edilen Würzburg’taki Old Main Köprüsü bir inceleme alanı. Köprü üzerinde 20 tane heykel mevcut. 16. yüzyılda vergiyi çok bulan 500 çiftçi ayaklanmış, 20 tanesi diğerlerine ibret olsun diye bu köprü üzerinde asılmış. Sonradan 20 çiftçinin heykeli oraya dikilmiş.
Görülecekler tarihi eserler arasında Füssen’deki Neuschwanstein ve Hohenswangau şatoları en etkileyicileri. Hohenswangau’yu II. Ludwig’in babası II. Maxmillan Orta Çağ şövalyelerinden ele geçirmiş ve 1832’de gotik stilde restore ettirmiş. Neuschwanstein’ın yapımına ise Bavyera Kralı II. Ludwig tarafından 1869’da başlanmış. Ancak tam olarak bitirilememiş*. Muhteşem bir şato, yapımı ve yapıldığı yer insan aklını zorlayacak türde. Ayrıca Disneyland’taki şatoya ilham kaynağı olduğu pek çok yazıda belirtilmekte.
Romantik Yol inanılması güç, tarihi eserlerle inanılmaz güzellikte bir güzergah. Kasabalar arasındaki ormanlar ve yeşil bitki örtüsü de romantiklik adına büyük roller üstlenmiş durumda.
Biz turu Münih’i ekleyerek tamamladık. Münih de tarihi eserleri ile muhteşem bir şehir. Bira Bahçeleri (Beer Garden) Münih’e değişik bir romantizm katmış durumda.
Ancak dünya tarih mirasları ne yazık ki romantik eserlerle sınırlı değil. Ne yazık ki insanlık suçu sayılabilecek miraslar bile mevcut. Münih’in yaklaşık 16 kilometre kuzeybatısında Bavyera eyaletinin yakınlarında bulunan bir mühimmat fabrikası üzerine kurulmuş olan Dachau Toplama Kampı (Dachau Concentration Camp) bunlardan bir tanesi. Kampı ziyaret edince “Romantik Yol”un sadece “Yol”u bir süreliğine aklınızda kalıyor. Romantiklik ise yerini kalbinizdeki belirsiz acıya bırakıp, Toplama Kampı’nı dolaşana kadar, etik zorunluluk adına asla yanınıza bile yaklaşmıyor; ortadan kayboluyor. Kamp içerisindeki Katolik kilisesinin anı defterine şu cümleyi yazdım “İnsanlık Suçu”; Türkçe ve İngilizce olarak. Adımı, soyadımı ve tarihi de yazdım.
İyi ki kiliseyi Kematoryum Alanı’nı gezmeden önce gezmişim yoksa yazacağım cümle çok daha farklı olabilirdi. Toplama Kampı’nda bir eski bir de yeni Kematoryum mevcut. Yenisinde, gaz odalarına insan yakma odası da eklenmiş. Gezi sırasında kampı anlatan sesli el cihazı, gaz odalarının kullanılmadığı belirtilmekte. İnanılması güç bir iddia.
Bunlara ek Münih canlı bir şehir. Politik gösteriler, açık hava operaları, sokak müzisyenleriyle her an etkinliklerle karşılaşabileceğiniz bir şehir. Makalenin büyük kısmı havaalanında dönüş yolunda yazıldı. Ülkeye dönünce, kendimizi seçim ortamında bulduk. Ülkeler insanlarına yanlış yapabilecek, yalan söyleyebilecek, hatta katliam bile yapabilecek siyasi aktörlerin eline seçimler sayesinde geçebilir. Ancak sonuçları tarih tarafından asla affedilmez. Almanya ile KKTC arasındaki karşılaştırma bunu çağrıştırdı.
*Wolfgang Kootz. Tour Guide. Romantic Road from the Main to the Alps.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil