09 Aralık 2016

Piyasalara ABD Merkez Bankası (FED) darbesi

Haber İçi Üst

Son yazımda, 1 aydan beridir dövizde dünya çapında bir hareketlilik görüldüğünü, buna Gezi Parkı olayları da eklenince döviz kurlarında yükselmeler olduğunu belirtmiş, sonrasında TC Merkez Bankası’nın açıklamaları ve piyasaya döviz satmasıyla dövizdeki yükselişin sona erdiğini ve piyasaların Gezi Parkı olayları öncesi durumuna geri döndüğünü vurgulamıştım. TC Merkez Bankası Başkanı da açıklamasında ekonominin ve bankacılık sisteminin yapısının güçlü ve temel göstergelerin de olumlu bir seyir izlediğini belirtmiş, paniğe gerek olmadığını söylemiş ve piyasalara güven vermişti. Böylece dövizde aşağı doğru bir hareket, borsada da yükselişler görülmüştü. Ancak Amerikan Merkez Bankası (FED)’nın açıklamalarından sonra dünya piyasalarıyla birlikte Türkiye’deki piyasalar da olumsuz etkilendi.

Bu yazının yazıldığı saatlerde, dolar kuru, Amerikan Merkez Bankası (FED)’nın yılsonuna doğru, tahvil alımlarını azaltabileceği açıklamasının ardından 1,9460 ile bugüne kadarki en yüksek düzeye çıktı. TL değer kaybetti, borsa %6 düzeylerinde düşerken altında son 3 yılın en düşük seviyesi olan 1,295 dolara indi. Gösterge faizinde %8’i aştı.

Amerikan Merkez Bankası’nın açıklaması diğer gelişmekte olan ülkelerin de para birimlerinde sert düşüşler yarattı. Aslında Amerika Merkez Bankası (FED)’nın açıklaması ihtimaller üzerine olan bir açıklamaydı. Amerikan Merkez Bankası (FED) Başkanı, tahvil satın alma programının devam edeceğini, ancak ABD ekonomisindeki canlanmanın devam etmesi durumunda, tahvil alımlarını yılsonundan itibaren azaltacaklarını,2014 yılında da tamamen durdurabilecekleri ihtimalinden bahsetti. Bu ihtimal bile piyasaların dalgalanmasını ateşledi. AMB halen, ABD ekonomisine destek olmak için her ay 85 milyar dolarlık varlık (tahvil) alımı gerçekleştiriyor ve piyasalara para aktarmış oluyor. Amerikan Merkez Bankası, ekonomideki büyümenin olumlu olması beklentisi ile işsizliğin istenen seviyeye düşmesine kadar tahvil alımlarına devam edeceklerinin de altını çizmesine rağmen, piyasalar tahvil alımını azaltma ihtimaline bile çok sert tepki verdiler.

Doların bu seviyeyi görmesinden sonra TC Merkez Bankası da dövizin ateşini düşürmek maksadıyl0a, 400 milyon USD’lik döviz satış ihalesi açtı ve piyasaya döviz pompaladı. Ayrıca bankaların repo imkanlarını da artırarak TL’nin değer kaybını önlemeye çalıştı.

Zaten piyasa uzmanlarının beklentisi de bu yöndeydi. TC Merkez Bankası’nın doların ve dövizin ateşini alması lazımdı be bu hamleyi yaptı. Almazsa hareket setleşebilirdi. Fakat henüz daha beklenen gerileme olmadı ama yükseliş de durdu. TC Merkez Bankası’nın gücünü ve varlığını hissettirmesi lazımdır. Bakalım TC Merkez Bankası’nın döviz satış ihaleleri bir sonuç verebilecek mi? Dövizin düşmesini sağlayacak mı?

Dünyaya açık olan Türkiye ekonomisinin, Amerikan Merkez Bankası’nın açıklamalarıyla sarsılan küresel piyasalardan farklı etkilenmesi söz konusu değildir. Önemli olan ülke dışındaki olumsuz etkilerin, Türkiye ekonomisini ve piyasalarını ayni oranda etkilemesinin önlenmesi ve olumsuzlukların sınırlı tutulmasıdır. Kalıcı hasarların olmamasıdır. Küresel piyasalarda da sakinleşme devam ederse kurun ateşi sönebilir.

Türkiye’ye sıcak para girişinin devam etmesi, bankacılık sektörünün borçlarının çevrilebilir olması ve bankaların mali yapısının güçlü olması piyasalara güven vermektedir. Reel sektörün dış borçlarının da, sürdürülebilir bir düzeyde olması piyasa risklerini şimdilik azaltmaktadır.

Ülkemizde de, iş insanlarının ve vatandaşların, dövizle ilgili atacakları adımlarda temkinli olması, panik yapmadan hareket etmeleri daha hayırlı sonuçlar doğuracaktır. Döviz ve borsa da toparlanma, küresel piyasalarla paralel şekilde kendini gösterecektir. Sabırla ve umutla izlemeye devam edeceğiz.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil