11 Aralık 2016

Partileri bekleyen tehlike!..

Haber İçi Üst

Erken seçimler hayatın her alanını işgal etse de, hangi partinin yüzde kaç oy alacağı tartışmaları günlük hayatımızın bir parçası haline gelse de, gözden kaçırdığımız bir nokta var ki, o da seçim sonrası partileri bekleyen iç hesaplaşmalar…

28 Temmuz akşamı, öyle veya böyle, beğeniriz veya beğenmeyiz, yeni Meclis’in nasıl şekilleneceğini göreceğiz. Kimileri üzülürken, kimileri zaferini kutlayacak. Sonuçlar nasıl olursa olsun, ne üzüntüler, ne de sevinçler uzun süreli olmayacak. İlk darbeler atlatıldıktan sonra, partiler yine normal hayatlarına dönüp, kendi iç hesaplaşmalarıyla baş başa kalacaklar. Partiler derken, ille de seçimden beklediğini bulamayanları kast etmiyorum. Tüm partilerde bir iç hesaplaşmanın yaşanacağının sinyallerini, daha şimdiden alabiliyoruz…

Son veriler CTP’nin bu seçimlerden birinci parti çıkabilecek iki partiden biri olduğu yönünde. Tahminlerin doğru olduğunu varsaysak ve CTP’nin hükümete geldiğini düşünsek bile, erken seçim dolayısıyla ertelenen kurultay hesapları yeniden gündeme gelecek. Girne milletvekili ve partinin güçlü isimlerinden Ömer Kalyoncu, seçimler nedeniyle askıya aldığı adaylığını yeniden açıklar diye düşünüyorum. Bunun yanında seçimlerden güçlü bir şekilde çıkan CTP başkanlığı için, başka isimlerin de gündeme gelebileceği iddialar arasında. Kısacası sonuçlar ne olursa olsun, CTP’nin erken bir zamanda kendi içinde bir hesaplaşmaya gideceğini söylemek, pek de yanlış bir varsayım olmaz sanırım…

UBP’ye gelince, bir yılı aşkındır başkanlığı tartışma konusu olan ve 8’lerin ayrılmasından sorumlu tutulan, kendi partilileri tarafından bile “yetersiz” bulunan İrsen Küçük’ün, seçim neticesinin tek başına iktidar çıkartması dışında, sonuç ne olursa olsun, genel başkanlığının sorgulanacağı, hatta olağanüstü kurultay çağrısı bile yapılabileceği konuşuluyor. İrsen Küçük’ün seçim sonucunda, beklenenden az bir oy alması hem rakiplerini, hem de Eroğlu’nu, parti içerisinde yeni bir arayışa gitmeye zorlayacaktır. Yaklaşık 4 yıllık hükümetinin, yaptığı birçok icraat nedeniyle hem toplumdan, hem de kendi partililerinden eleştiri alan İrsen Küçük’ün, seçimlerin hemen ardından genel başkanlığı tartışılır hale gelecektir. Özellikle DP-UG’nin alacağı oylar, seçim sonrası UBP içerisinde bazı taşların yerinden oynamasına neden olabilir… Seçimlere sadece bu gözle bakanlar olduğu da sır değil. Yani UBP’de, seçim sonuçlarının ardından bir başkanlık krizinin yaşanacağı daha şimdiden belli olmuş gibi…

DP-UG Başkanı Serdar Denktaş’ın zaten tartışılır olan genel başkanlığının sorgulanacağı bilinen bir gerçek. Kaldı ki, Serdar Denktaş, “seçimlerde birinci parti çıkmazsak, başkanlığı bırakacağım” derken, aslında bırakmak zorunda kalacağı başkanlık için, sanki kendine bir kılıf arar havası veriyor. Kendisi de pek ala biliyor ki, yapılan tüm kamuoyu yoklamalarında DP-UG’nin birinci parti olması oldukça zor görünüyor. Bunu bile bile, “bırakırım” demesinin ardında, “onlar beni atmadan, ben bırakayım” mantığı yatıyor. Öyle veya böyle Serdar Denktaş topluma verdiği sözün arkasında durarak, seçimlerin ardından istifasını açıklayacaktır. Bu da DP’de yeni bir başkanlık tartışması yanında, zaten çok kırılgan bir birliktelik olduğu için, yeni bir takım kopmaları getirebilir…

TDP’ye gelince, seçim kararının öncesinde yakaladığı yükseliş trendini, yine kendi yaptığı bazı hatalarla düşüşe çeviren TDP’nin, bugün barajı geçip geçmeyeceği tartışılır durumda… TDP tabanı, yapılan bireysel hataların faturasını genel başkan Çakıcı’ya kesecek. Hatta daha da ileriye gidip, sonuçlar ne olursa olsun, 28 Temmuz sonrası Çakıcı’nın başkanlıktan gönderilmesi ve yeni bir genel başkan için, parti içinde bazı önemli isimlerin konuşulduğu da bize gelen iddialar arasında.

Başta da dediğim gibi, seçime odaklandığımız bugünlerde, sadece hangi partiden, hangi adayların kazanabileceğine yoğunlaştığımızdan, tüm partileri seçim sonrası bekleyen “tehlikeyi” gözden kaçırıyoruz…

 

YERİN KULAĞI VAR

SEÇMENİN TERCİHİ MİLLİ TAKIM: Özellikle biz erkeklerin futbol tutkusunu bilmeyen yok. Hepimizin gönlünde, GS, FB, BJK, TS ve diğerlerinin ayrı bir yeri var. Gerçek taraftar, yense de, yenilse de takımının arkasında durmayı bilir. Ancak milli takım, bu kulüplerde oynayan futbolcuların en iyilerinden oluşur ve tüm ülkenin takımı olur. İşte bizde de son günlerde yaşanan “karma oy” karmaşasının çözümü de burada yatıyor. Tıpkı sporda olduğu gibi, her seçmenin gönlünde de bir parti yatar. Şimdi seçmen de, tıpkı milli takımı seçer gibi, partilerden kendince en iyileri seçip, Meclis’e göndermeye çalışıyor, hem de parti farkı gözetmeden. Bir yerde seçmen kendi “milli takımını” oluşturmaya çalışıyor…

CTP BOLLUK VADETMİYOR: CTP Genel Sekreteri Asım Akansoy’u izledim. Ekonomik program konusunda kendilerine yapılan eleştirileri yanıtlıyordu. Parti olarak, Türkiye yetkilileriyle bizzat görüştüklerini, kendi yerel gelirlerimizle, cari giderlerimizi karşılama konusunda hemfikir olduklarını, bu konuda buradan gidecek önerilerin de Türkiye tarafından dikkate alınacağını söylüyordu. Ancak konuşmasının devamında, ekonomik konudaki bu uzlaşmaya karşın, Anayasa’nın geçici 10. maddesi gibi siyasi konulardaki ısrarlarından da söz etti, bunun da ancak ekonomik kendi kendine yeterlilikle olabileceğini vurguladı. Özetle benim anladığım, CTP’nin iktidar olması durumunda, sıkı tasarruf tedbirlerine ve bazı fedakarlıklara hazır olmamız gerektiği oldu…

BRÜTÜSLER UBP’Lİ DEĞİLMİŞ: Dün bu sütunlardan bazı UBP’li gençlerin İrsen Küçük’le birlikte 3 adaya oy verilmemesi için propaganda yaptıkları iddiasını içeren “UBP içindeki Brütüsler” yazımıza erken yanıt geldi. Söz konusu kişilerin bir dönem UBP Gençlik Kolları’nda çalıştıkları ancak, 8’lerle birlikte UBP’den ayrıldıkları, şimdilerde DP-UG çatısı altında oldukları iddia edildi. Bu gençlerin, özellikle Lefkoşa’da Haspolat ve Hamitköy bölgelerinde kendilerini UBP’li olarak tanıtıp, karşı propaganda yaptıkları belirtildi…

AÇIKLAYIN DA HERKES KURTULSUN: UBP Mağusa Milletvekili Turgay Avcı, Sibel Siber hükümetinin Ankara’ya verdiğini iddia ettiği taahhüt mektubunun detaylarının açıklanmasına bayağı takmış anlaşılan. Katıldığı her programda hükümeti bu mektubu açıklamaya davet ediyor. Bence iddia edildiği gibi bir taahhüt mektubu varsa hükümet çıksın ve kamuoyuna ne olduğunu açıklasın. “Sükut ikrardan gelir” diye meşhur bir laf var…

TİCARET ODASI RAHATSIZ: Ticaret Odası, geçici hükümetin icraatlarının tehlikeli sonuçlar verebileceği uyarısı yaptı. Hükümetin küçük bazı grupları memnun etme adına, kaosa davetiye çıkarttığını iddia eden Ticaret Odası, ayrıca söylenenlerle yapılanların birbirini tutmadığını belirterek, bazı örnekler yayınladı. Ticaret Odası’nın söylemediği ancak ima ettiği şey, popülist uygulamaların tehlikesi aslında…

ŞERİFE HANIM’IN MORALİ BOZUK: İrsen Küçük hükümetinin tek bayan bakanı Şerife Ünverdi’nin, bakanlığı döneminde her türlü yardımı yaptığı, hatta aylık bağladığı bir aileyi, bir başka partinin saflarında görmesi oldukça moralini bozmuş. İnsan en güvendiği kişiler tarafından “ihanete” uğradığını görmesi acı bir şey. Menfaate dayalı politikaların sonucuna da katlanmak gerekiyor.

KKTC UEFA TUTANAKLARINDA: UEFA Tahkim Kurulu’ndaki duruşmada İstanbul Büyükşehir Belediye oyuncusu İbrahim Turanlı’nın telefon kayıtlarındaki şike parasının, Kıbrıs’ta kumardan kazandığı para olduğu, kumar oynadığını saklamak için, şikeden aldığını söylediği iddia edildi. Bu savunmayı yapan da, Turanlı’nın menajeri. Böylece, futbol takımlarımız yerine, kumar cenneti kimliğimizle UEFA’nın kayıtlarına geçmiş olduk…

 

ZİRVEDEKİLER

Vaatler, Pembe Rüyalar: Tüm partilerin seçim bildirgeleri çıktı. Bilmem vatandaşın kaçta kaçı bu vaatleri okur, ancak en azından televizyonlardan, gazetelerdeki başlıklardan fikir sahibi olmuşlardır. O güzel sözler, o güzel vaatler, gerçekleşmesi belki de imkansız olan projeler… Bütün bunlar hiçbir işe yaramasa da, en azından bir kaç haftalığına vatandaşa moral pompalamıştır. Bu da bir şey…

 

DİPTEKİLER
Yalancı Veba Yayılıyor: Olay ilk ortaya çıktığında ve bakanlık insanlara bulaşmaz açıklaması yaptığında araştırmış ve hastalığın insanları da tehdit ettiğini yazmıştık. Veteriner Hekimler Birliği Başkanı Tayfun Çanakçı da aynı şeyi söylüyor ve hastalığın yayılmaması için çok ciddi tedbirler alınması gerektiğini, ama KKTC’nin bu konuda sınıfta kaldığını söylüyor. Ayrıca, dere yataklarında çok sayıda ölü hayvan bulunduğunu da açıklıyor. Benim bundan anladığım, hastalık son sürat yayılmaya devam ediyor, bizlerse, gönül rahatlığı içinde tüketmeye devam ediyoruz…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil