08 Aralık 2016

Özersay’ın “Outside of box” yaklaşımı…

Haber İçi Üst

“Outside of box” düşünebilmek, yani yerleşmiş kalıplar dışında düşünebilmek,  uzun süreli devam eden sorunların çözümlenmesine fırsat yaratabilecek önemli bir adımdır.

Son dönemlerde Türkiye’de ve bölgede Türkiye’yi ilgilendiren meselelerde yaşanan gelişmeler bize “outside of the box” düşünebilmenin neleri beraberinde getirebileceğini göstermesi açısından bir tarafa not edilmelidir.
Evet, son günlerde Türkiye’de ve bölgemizde önemli gelişmeler oluyor.
Bu gelişmelerin meydana gelmesinin altında yatan neden ise Türk Hükümetinin “outside of box” yaklaşımı ile meselelerin üzerine gitmeye başlaması…
Bu çerçevede, geride bıraktığımız haftada Türkiye’yi yakından ilgilendiren çok önemli gelişmeler yaşandı.
Kürt meselesine ilişkin “çözüm sürecinde” 21 Mart Nevruz kutlamaları ile birlikte yeni bir safhaya geçildi.
Silahların bırakılacağının açıklanması ve terör örgütü mensuplarının Türkiye’den çıkacak olması, AK Parti Hükümeti’nin terör sorununu ortadan kaldırmaya dönük olarak ortaya koyduğu hedeflerden en önemli ikisi tanesiydi.
Şimdi sırada Türkiye’de demokratikleşme yönünde daha başka adımların atılması ve 12 Eylül’ün izlerini taşıyan Anayasa’dan tamamen kurtulmak var.
Ancak elbette ki Türkiye’de yaşanan “çözüm süreci” çok hassas bir süreç.
Ve bu sürecin başarıya ulaşması, ilgili tüm tarafların gereğinden fazla hassasiyet göstermesine ve dikkatli olunmasına bağlı…
İsrail’in tarihinde ilk kez özür dilemesi geride kalan haftaya damga vuran en önemli olaydı.
Türkiye’nin gelinen aşamada bölgesinde ve dünyadaki yeri ve rolünün daha iyi anlaşılmasını sağlayan bu gelişme sonrasında Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da kartlar yeniden dağıtılacaktır.

Görünen o ki, bu bölgelerde Türkiye’nin onayı dışında bir gelişme yaşanmasının bu aşamadan sonra artık çok zor olacağıdır.
Elbette ki Türkiye bağlamında yaşanan bu gelişmelerin Kıbrıs meselesine de doğrudan etkileri olacaktır.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yaşanmakta olan gelişmelere karşı ilgisiz kalmayacağını ortaya koyan son açıklamasının içeriği bence çok önemlidir.
Aslında Dışişleri Bakanlığı açıklamasında yer alan görüşlere paralel ifadeleri, bu köşede son iki yılda birçok kez okudunuz. Özellikle Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Eski Özel Temsilcisi Kudret Özersay, o açıklamada yer alan görüşleri ısrarla birçok kez ortaya koydu.
Neredeyse son iki yıldır sürekli olarak Kudret Özersay’ın tekrar ettiği ve benim de bazı yazılarımda yer verdiğim tüm unsurların Cumartesi akşamı Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada yer alması büyük önem taşıyor.
İşte Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı açıklamasının içerisinde yer alan o iki yaşamsal nokta:
“…Ancak Türkiye Ada’daki iki halkın tercihlerine de saygı gösterecektir. Bu tercih, yeni bir ortaklık inşa edilmesi yönünde olabileceği gibi -ki bunun parametreleri bellidir- şayet Kıbrıslı Rumlar Ada’nın güneyindeki doğal kaynaklar üzerinde tek yanlı tasarrufta bulunacaklarsa ve Kıbrıslı Türklerle ortaklığı arzu etmiyorlarsa, iki devletli bir çözümün müzakeresi doğrultusunda da olabilir…”
– “Çözümden önce Ada’nın doğal kaynakları üzerinde tasarrufta bulunmanın tek yolu ise Kıbrıs Türk tarafının 2011 ve 2012’deki önerileri doğrultusunda, BM Genel Sekreteri’nin gözetimi altında bir anlaşma yapılması ve böylece doğal kaynakların paylaşımı konusunda Kıbrıslı Türklerin rızalarının açık olarak alınmasından geçmektedir.”

Dönüm noktası olarak nitelenebilecek bu bölümleri bir kez daha dikkatinize getirdikten sonra şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:
Kudret Özersay’ın son iki yıldır sürekli söylediği “yerleşmiş model dışında karşılıklı kabul edilecek başka modellerin” de görüşülebileceği, yerleşmiş kalıpların dışına çıkılarak “outside of box” yaklaşımıyla çözüm aranması durumuna bu açıklama ile birlikte Türkiye’nin sıcak bakabileceği vurgulanmış oldu.
Özersay’ın bu kadar zamandır dile getirdiği “farklı model” konusunun ve çözüm olmasa da zenginliğin çözüm öncesinde de paylaşılabileceği hususlarının, Türkiye Dışişleri tarafından net bir şekilde ortaya konulmuş olması çok önemlidir.
Bizi ilgilendiren bu çok önemli konuda, biz Kıbrıslı Türklerin ürettiği fikirlerinin öne çıkması, toplumun kendine olan güvenini yitirdiği bir dönemde daha büyük anlamlar kazanacak bir gelişmedir. Böylesi gelişmelere toplumsal olarak ihtiyaç duyduğumuz da bir gerçektir.
Bunun herkes tarafından bir yere not edilmesinde fayda görüyorum.
Umarım, Kıbrıs’ta da artık ilgili tüm taraflar meselelere “Outside of the box” yaklaşımı ile bakabilmeye başlarlar, böylece bizler de sorunlarımıza çözüm bulma sürecine gireriz.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil