03 Aralık 2016

Özcafer “Beni de atın” dedi, attılar

Haber İçi Üst

Bakmayın siz Parti Meclisi sonrasında İrsen Küçük’ün yaptığı açıklamalara.
Neden mi?
Önce Genel Yönetim Kurulu kararı alındı.
UBP’de Genel Yönetim Kurulu kararları nettir.
Nedir bu kararlar?
Kabaca yazıyorum:
1. 4 kişi ihraç edilecek. 3 milletvekili Ahmet Kaşif, Hasan Taçoy ve Türkay Tokel UBP Disiplin Kurulu’na, Özdemir Tokel ise Güzelyurt İlçe Disiplin Kurulu’na ihraç istemiyle sevk edilecek.
2. 18 Ağustos 2013 Pazar günü erken seçim yapılması yönünde muhalefet ile temasa geçilecek.

Parti Meclisi’ne gidildiğinde, bu üç isme, Afet Özcafer de eklendi.
Nasıl mı?
Erdoğan Mani, Genel Yönetim Kurulu toplantısında Afet Özcafer’e sordu: Afet Hanım, siz ilçe başkanısınız aynı zamanda. Bu partinin iktidardan düşmesi için imza attınız mı?
Afet Hanım da bu soruya, “Öyle olduğunu biliyorsunuz” diye cevap verdi.
Bu dakikaya kadar “üç vekil için ihraç” eğilimi varken…
Yeni bir tartışma başladı.
Özcafer de bir adım daha attı: Orada sekiz imza var. Neden hepimizi atmıyorsunuz? Beni de atın. Böldüğünüz zaman bölüneceğimizi mi sanıyorsunuz?
“Diklenme” olarak algılanan bu tavır, Parti Meclisi’nde daha da tartışıldı.
Günün sonunda, ihraç edilecekler listesine, Afet Özcafer de eklendi.
“Beni de atın” dedi…
Attılar…

8 imza altı olur mu?
Ahmet Kaşif açıkladı:
Ben, Hasan Taçoy, Zorlu Töre, Afet Özcafer, İlkay Kamil, Ergün Serdaroğlu, Türkay Tokel, Ejder Aslanbaba arkadaşlarımız sunulacak güvensizlik önergesi için imzalarımızı koyduk. CTP, DP ve TDP ile vardığımız uzlaşma ne ise ona harfiyen uyacağız. Her şey UBP ve ülkenin iyiliği içindir…
10 olarak yola çıkıldı…
8 kişi kalındı…
Dün akşam geç saatlere kadar kritik temaslar yapıldı…
Bugün açığa çıkacak.
UBP içerisindeki “8 tepki imzası” 6 kalabilir…
Bunun için çok ciddi gerekçeler ortaya konuyor.
Göreceğiz…

 

“Evet” mi dediler yani?
Alın size enteresan bir ayrıntı daha.
UBP Genel Yönetim Kurulu toplantısında milletvekilleri de yer aldı…
22 milletvekili…
Bu isimler arasında iki kişi dikkat çekiciydi…
Kemal Dürüst…
Mehmet Tancer…
Düne kadar “Kaşif başkan olsun” diye çaba harcayan iki isim…
Hatta Kaşif, daha dün yaptığı açıklamada, “Dürüst imzalamadı ama Tancer’in imzası var” demişti.
Sekiz isim…
Ahmet Kaşif, Hasan Taçoy, Zorlu Töre, Afet Özcafer, İlkay Kamil, Ergün Serdaroğlu, Türkay Tokel, Ejder Aslanbaba “hükümet düşsün” diye imza atarken…
Bir önceki güne kadar birlikte hareket ettikleri Kemal Dürüst ve Mehmet Tancer:
– Parti içinde mücadele başka bir şey ama hükümeti düşürmek başka bir şey. Bunu ahlaki bulmuyoruz.
Dedi ve imza atmadı.
İmza atanlar için Genel Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi’nde oylama yapıldı.
“Oy birliği” ile karar alındığını da Başbakan İrsen Küçük açıkladı.
Nasıl yani?
“İhraç” kararına…
Kemal Dürüst ve Mehmet Tancer de mi oy verdi?
Ki tablo bu.
“İhraç edilsin” kararının altında iki enteresan “evet” var…
Bunu da gördük yani…

 

“Siyasete devam etmeleri gerekir” denilecek mi?
İrsen Küçük “18 Ağustos” tarihini ortaya atarken gelişigüzel davranmadı…
Önümüzde tam 88 gün var bu tarihe…
88 gün demek, “bundan sonra kurulacak bir partinin seçime katılmasına engel” demek…
Bu sayede, muhalefet de “çetrefilli” bir yola girdi.
TDP tavrını açıkladı.
Mehmet Çakıcı net cevap verdi: Bu arkadaşların siyaset yapma hakkına engel olmak istemeyiz. Biz adam gibi söz verdik ve seçim tarihini 29 Eylül olarak belirledik. Şimdi bundan geri adım atmayacağız…
Peki CTP ne yapacak?
CTP’nin kararı belli. Tek hedef erken seçim…
CTP Parti Meclisi ise aldığı kararda kafa karışıklığına mehel verecek bir şey bırakmadı:
– Hükümetin düşürülmesi için güvensizlik önergesi verilecek. En geç 29 Eylül’de erken seçim olacak. CTP bu süreçte herhangi bir hükümete girmeyecek, herhangi bir hükümet oluşumuna da destek olmayacak
Ortada İrsen Küçük önerisi var.
“Erkenden de erken bir genel seçim…” CTP PM kararına da aykırı değil.
Burada CTP kritik bir soruya cevap verecek:
– İrsen Bey yeni bir partinin önünü kapayarak, Kaşif ve ekibine seçimlerde mevcut partilerden birine yönlendiriyor. Bu insanların ayrı bir parti ile seçime girme hakları var mı, yok mu?
Soru budur.
CTP bu soruya vereceği yanıta göre, “erken seçim” ve “erken erken” seçim arasında bir karar verecek…
CTP’nin kararı ise erken seçim için yeterlidir.

CTP’de kurultay ne olur?
Tabii bu tablo içerisinde, bir de CTP kurultayı var…
30 Haziran tarihinde yapılması gereken kurultay, “Atatürk Spor Salonu dolu” denilerek 7 Temmuz’a ertelendi.
23 Haziran’a çekilmedi.
CTP’de kamuoyuna yansımayan güçler kavgası, şimdi de yeni bir karar arifesindedir.
“Kurultay ne getirir, ne götürür…”
Seçim eğer 29 Eylül 2013’te yapılacaksa, kurultay da 7 Temmuz’da olabilir. Hatta daha erkene alınabilir.
Örgütlerini yenilemiş, delegelerini belirlemiştir CTP…
Yok eğer seçim tarihi, 18 Ağustos’ta olacaksa…
1 ay 10 öncesinde CTP gücünü kurultaya verir mi?
Düşünün, diğer partiler seçime hazırlanırken…
CTP içerisinde, “PM’ye kim girecek, hangi aday kazanacak” kavgaları yaşanacak…
Kimse bana, “Olgunlukla kurultay biter” demesin…
Kurultay üzerinden hesap yapanlar da vardır.
Şimdi birçok kesim kendine göre, “seçim ve kurultay” arasında bir sonuca varacaktır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam