06 Aralık 2016

Ortalık darmadağın!

Haber İçi Üst

Güçlünün güçsüzü ezdiği ortamda insan hakları ya da demokrasiden söz edilemez.
Demokrasi güçsüzün güçlü karşısında haklarının korunmasıdır aslında…
Azınlığın çoğunluğa karşı varlığını sürdürebilmesi…
Tehdit edilmemesi…
Devlet mekanizması bunun için var olmalıdır.
Zayıfı, azınlığı, haklıyı korumak için.
Bizde demokrasi ayaklar altında eziliyor.
Her şey sözde kalıyor.
Güçlü olup zorbalık yapanın yanına kar kalan bir sistem yaratıldı.
Kimse kendisini bu sistem içerisinde hesap vermek zorunda görmüyor.
Bu nedenle de hesap vermiyor.
Aslında belki de bunun nedeni hesap sorması gerekenlerin hesap sormaması.
Küçük hesapların büyük fotoğrafın görülüp ona göre davranılmasını engellediği bir ortamda akıl tutulması da yaşanır.
Bizde bu da oluyor…
Bu arada bir bakıyorsunuz zaten bozuk olan ve düzgün çalışmayan devlet sisteminde yetki karmaşası da yaşanıyor.

Kimsenin duracağı yeri ya da haddini bilmediği bir ortamda rasyonel kararlar üretilmesini beklemek hayalcilik olur.
Öte yandan hukuk sisteminde de sancılar var.
Bunu Meclis Başkanı da söyledi.
Hukuk sistemi de vatandaştan yana değil. Bu sistem de vatandaşı ve  haklarını koruyamıyor.
Tüm bunların sonucunda ise ortaya güvensizlik ve inanç sorunu çıkıyor.
Biz işte bu noktadayız. Vatandaşın devlete ve sisteme olan güven ve inancının bittiği noktada…
Bitişle birlikte umutsuzluğu ve çaresizliği de yaşıyoruz.
“Topyekun çöküş” diye tarif edilen bu yaşananlar herhalde…
Bu arada otorite boşluğunu da birileri orman kanunları ile dolduruyor.
Ve insanlar böylesi bir ortamda tehdit ve baskılarla sindiriliyorlar.
Korkutulup, sindirilen insanlar haklarını arayamıyorlar.
Aramaya kalkanlar ise bir sonuç alamıyorlar.
Çünkü KKTC hukuk devleti olamadı.
Bu gidişle de olacağı yok.
Çok mu abarttım?
Sanmıyorum.
  ***
2012 yılını geride bırakmaya hazırlandığımız bu günlerde çarşıda beklenen hareketlilik yok…
Esnaf da, memur da 13’üncü maaşların ödenmesini bekliyor.
Bu arada hükümetin geleceği ile ilgili belirsizlik de devam ediyor.
Hükümet mahkeme koridorlarında mesai harcıyor.
Vatandaş ise geleceğine güvenle bakamadığı için harcamalarını asgari düzeye çekmiş durumda…
Böylesi ortamlarda ekonominin iyileşmesi mümkün değildir.
Güvensizlik ve belirsizlik ekonomiler için çok tehlikelidir.
Bizde her ikisi de var.
Ve sürdürülemeyen ekonomik yapının üzerine güvensizlikle belirsizliği de koyarsanız işler iyice bir zora girer.
Tıpkı bizde olduğu gibi…
   ***
Bizde işler gerçekten çok zora girdi girmesine ama çıkış yolu gösteren yok!
Türkiye ile birlikte imza konulan ekonomik programa itiraz edenler çok ancak gerçekçi, ayağı yere basan alternatif çıkış yolları ortaya koyan da yok!
Olmayınca da olmuyor!
Meclis Başkanı’nın “Siyasi yapımız da, kamusal yapımız da, yasal yapımız da sürdürülebilir değildir. Buna Anayasamız ve temel yasalarımız da dahildir. Hepsinin değişmesi gerekir” dediği bir ortamda kimse çıkıp da bunu kimin yapacağını söyleyemiyorsa, ya da birileri ortaya çıkıp “ben bu sorunları çözerim” diyemiyorsa ciddi bir açmaz ile karşı karşıyayız demektir.
Gerçekten de öyle…
Bu açmazı bu parlamento yapısı ve siyasi partilerle aşmamız çok zor görünmektedir.
Umarım ben yanılırım…
   ***
İnsan bazen gerçekten yanılmayı çok ister.
Ben medyanın içinde olan biriyim.
Yaşadığımız bu ülkede her şeyde olduğu gibi medyada da sorunlar var.
Medyada da bozulmalar yaşanıyor.
Hukuksuzluk ve sistemsizlik medyada da etkisini gösterdi.
Bazıları eline geçirdiği medya araçları ile terör estiriyorlar.
Kişilere hakaret edebiliyorlar.
Yalan, yanlış şeyler yazıp iftira atabiliyorlar.
Ve kendi çıkarlarını koruma adına ellerine geçirdikleri medya araçlarını kontrolsüz bir silah gibi kullanıyorlar.
Bazen medyanın içinde olan bizleri bile hedef alıp susturmaya çalışan bu çevreler karşısında vatandaş ne yapabilir ki?
Biz susmayız ama gelin görün ki, devletin kurumlarında daha yüksek mevki hayalleri kuran bürokratları bunlar korkutup sindirebiliyorlar.
Ve ellerinde tuttukları medya gücü ile yaptıkları yasa dışılıkların üzerini örtmeye çalışıyorlar.
Bakıyorum, da başarılı da oluyorlar.
Yozlaşan ve bozulan memleket içinde bazı sözde medya kuruluşları da işte böylesi bir rol üstlenmiş durumdalar…
Yazıya başlarken “orman kanunları” geçerli oldu bu ülkede demiştim!
Buna “dur” diyecek birileri yok mu?

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam