09 Aralık 2016

“Ona selam söyle”

Haber İçi Üst

Seçimler bitti en nihayet. Kim nasıl kazandı? Kim nasıl kaybetti? Hükümet nasıl kurulacak? Bakanlar kimler olacak? dedikoduları aldı başını gidiyor. Bunları bir kenara bırakalım bu hafta. Nasıl olsa her gün onlarca yazar bu konuları yazıyor. Sayfamın kenarında on beş maddelik bir değerlendirme yapıp geçiyorum seçim konusunu.
Ben artık yavaş yavaş tatil havasına girerken, sizlere bu hafta bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Hani sizde alıp başınızı bir yere gidecekseniz, ya da evde boş vaktiniz varsa okuyabileceğiniz türden bir kitap…
Bu kitap bir hafta önce geçti elime. Adı “ONA SELAM SÖYLE”. Bir KHORA yayını. Ankara’da yaşayan değerli meslektaşım Dr. Derviş Özer yazmış bu kitabı. İçeriği savaş öyküleri. Sevgili Derviş on yaşında yaşadığı savaşı beynine kayıt etmiş, bu kaydı da yıllar sonra kağıda dökmüş. Kitabın editörlerinden biri olan SEVGÜL ULUDAĞ, içeriği “SAVAŞ KARŞITI ÖYKÜLER” olarak özetlemiş. Bense “İNSANLIĞIN ÇIĞLIĞI” diyeceğim bu kitaba. Peşinen uyarayım. Her öykünün sonunda boğazıma bir şey takıldı. Göz pınarlarım doldu ama taşmadı. “Daha fazla okumayacağım, bırakıyorum” dediğim içimi çok acıtan anlar oldu. Ama bırakamadım. Okudum, bir solukta bitirdim. Teşekkürler Derviş dostum. Bize savaşın acısını hatırlattığın için teşekkürler. Adamızın masumiyetine karşın üzerinde yaşayanların suçluluğunu ve barışa olan ihtiyacımızı anımsattığın için teşekkürler.
Editörlüğünü Gürgen Korkmazel, Sevgül Uludağ ve Mine Balman’ın yaptığı kitabın, düzeltmesini ise Besim Baysal üstlenmiş. Kapak tasarımı Nilgün Güney’e ait. Kapak resmi ise Eda Gökçeninmiş…
Yüz seksen yedi sayfa olan kitap tam otuz üç öykü içeriyor. Ve ben sizlere bu öyküler arasından sayfamda yayımlanmak üzere en kısa ve en güzel olanlardan birini , “İki Miğfer” isimli öyküyü seçtim. Bunu buradan okuyunuz sonra da en yakın kitap evinin yolunu tutunuz.

İki miğfer
O küçük çocuğun yıllar öncesinde korktuğu gibi korkmadı. Geldi ve tam da üstümüzde durdu.
-İşte burası dedi.
-Miğferleri istiyorum.
-Hayır.
-Hiç olmasa gövdelerinden çıkan tek bir kurşun.
-İmkansız.
-Lütfen. Ben onlardan bir parçayım. Onlar benim ölmüş yanım dedi.
Cevap bile vermediler.
Ben evliydim. Çocuklarım vardı. Karım, annem, babam vardı. Bunca yıldan sonra annem babam ölmüştür. Ama çocuklarım ve karım bekler kemiklerimi. Bak yüzüğüm burada. Yerimizi söyle. Söyle ki kazsınlar, çıkarsınlar kemiklerimizi. Söyle ki çocuklarımız mezarlarımıza gelebilsin. Onları göreyim. Bak yüzüğümün içinde yazıyor kim olduğum. DNA testi bile gerekmez. Söz veriyorum, bu yüzüğü hatıra olarak sana vereceğim.
Bakma öyle miğferli olduğumuza, silah bile vermediler elimize. Bir çukurun içinde unuttular bizi. Bıraktılar ve kaçtılar. Tanklar geçti yanımızdan, uçaklar uçtu başımızdan ve gece olunca terk ettik yerimizi. Hiçbir şey pes ettiremezdi bizi susuzluktan başka. Su içmek için gittik o kuyuya. Orada yakaladılar bizi. Su bile içmemize izin vermediler. Silahların namlusuyla iteklediler. Ve getirdiler buraya.
Keşke öldürseler demiştim…
İşte o zaman susuzluk bitecekti.
Keşke öldürseler demiştim…
İşte o zaman hakaret bitecekti.
Ve öyle yaptılar. Öldürdüler. Öldürüp buraya attılar.
Yıllarca öyle kaldık gübre yığınının içinde.
Üzerimizde güzel çiçekler ve çayırlar çıkana kadar. Ve miğferlerimiz bir çocuğun ayaklarına takılına kadar.
Korktu çocuk…
Yıllarca konuşmadı. Yanımızdan bile geçmedi. Rüyalarına girdik. Yalvardık. Ağladık. Ayaklarına kapandık…
Üzerimizde şimdi iki kişiler. Konuştuklarını duyuyoruz. İşte burada diyor. Miğferlerimizi istiyor.
-Hayır
-Tek bir kurşun?
-Hayır
Yüzüğüm diyorum… Ama beni duymuyorlar…
              
                Anlayamadıklarım

Seçimin galibini arayanları anlayamıyorum. Oysa açık ve net değil midir? Seçimin esas galibi Sayın Eroğlu olduğunu nasıl kavramazlar, gerçekten anlayamıyorum…

       On beş maddede KKTC seçimleri
1- Bu ülkeye geliş yolunu dahi bilmeyen insanları vatandaş yapmışken, nüfusun önemli bir kısmı tatildeyken, seçim yapılırsa katılım oranı iyi bile çıktı.
2- Boykot çağrısı yapanların da hakkını yememek lazım
3- Katılanlar arasında karma oy kullananların sayısı hayli fazla olduğunu da önemsemek gerek.
4- Neticede olarak KOALİSYON çıktı.
5- Meclis’in yarısı yenilendi.
6- İki genel başkan dört genel sekreter seçimi kayıp etti.
7- Bu ülkede petrol dolum tesisine destek veren herkes tasfiye oldu…
8- Bana göre iktidarın anahtarı DP-UG’de. Tabii birileri CTP-BG- UBP koalisyonunu işaret edip zorlamazsa…
9- Meclis’in mutlak hakimi ERKEKLER. Kadın vekil sayısı sadece dört
10- Meslek gruplarına bakıldığında yine DOKTORLAR önde. Ama yine yirmi altıyı bulup mesleki hükümet kurma şansları yok…
11- En nihayet hukuk camiası da temsiliyet kazandı.
12- Netice olarak bütün partiler seçim sonrası DEPRESYON yaşayacaktır.
13- Yeni seçim yasası yapmayıp çarşaf listeye geçmeme konusunda sessiz kalan liderler pişmanlık içinde.
14- Böyle giderse bir sonraki seçimler de katılım daha da kötü olacak
15- Sonuç olarak, Kuzey Kıbrıs’ta siyaset CAN ÇEKİŞMEKTEDİR. Yeni Meclis’in hızla tedaviye geçmesi gerekiyor.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil