05 Aralık 2016

Öğretmenler motivasyonsuz!

Haber İçi Üst

Öğretmen okul eğitiminin en önemli unsurudur. Eğitim programı, yönetici, bina, araç-gereç, öğrenci ve çevreden oluşan okul eğitiminin diğer unsurlarının bir arada uyum içerisinde çalışması, öğretmenin başarılı bir sınıf lideri olmasından geçer.
Öğretmenlik mesleği öyle bir meslektir ki pek çok etken tarafından etkilenmektedir. Öğretmenler mesleklerini icra ederken bu etkenlerden etkilenmektedir. Etkenler, öğretmenlerin motivasyonları üzerinde rol oynamaktadır.
Motivasyon genel olarak “bireyi davranış yapmaya yönelten içsel bir süreç” olarak kabul edilmektedir. Öğretmenlerin esas görevi öğretimi gerçekleştirmektir. Öğretimi başarılı bir biçimde yapmalarını sağlayacak içsel süreçler onların motivasyon kaynaklarıdır. Okul eğitiminin diğer unsurları öğretmenlerin motivasyonunu olumlu ya da olumsuz olarak etkilemekte.
Öğretmenlerin motivasyonu bilimsel olarak ortaya koyacak bilimsel çalışmalara ihtiyaç olduğu bir gerçek. Ancak öğretmenlerle yapılan informal konuşmalar ve okullardaki gözlem sonuçları da bu konuda yeterli bilgi sunmakta.
Öğretmenler meslekte mutlu olmadıklarını sıkça dile getirmekte. Bunun yanında okul binalarının ve sınıfların yetersizliğinden bahsetmekteler. Yıllar geçtikçe öğrencilerin sosyo-kültürel düzeylerinin düştüğünden de yakınmaktalar.
Gerçekten de okul binalarının çoğunun tamirata ihtiyacı olduğu ortada. Sınıflarsa öğrenci başına düşen alan açısından yetersiz kalmakta. Sınıfların araç-gereç donanımı çok ama çok yetersiz. Öğretmenler, pek çok derste kullanabilecekleri ve hem onların işlerini hem de öğrencilerin öğrenmelerini kolaylaştıracak araçlardan yoksun. Bu nedenle öğretmenler öğretimde ‘fotokopi’ makinesine muhtaç. Fotokopi ise öğrencilerin yaratıcılıklarını öldürmekte.
Ailelerin ilgisizliği öğretmenlerin konuşmalarında yer alan diğer bir madde. Okulların gerçekleştirdikleri aile katılımı etkinliklerinde katılım oranları çok düşük. Aileler öğretimde öğretmenlere destek olma açısından ilgisiz. Öğretmenler, öğrencilerin kişisel bakımlarının sorun olduğunu dile getirmekte. Yazmakta fayda var; pek çok öğretmen öğrencilerin banyo yapmadıklarından yakınmakta. Ailelerin bu basit sorunun çözülmesi veya en azından farkına varılması için aile katılımı günlerinde okullara akın etmesi gerekmekteyken, ilgisizlik hala daha devam etmekte.
Öğretmenlerin büyük bir oranı kişisel gelişim için yüksek lisans hatta doktora yapmakta. Ancak kişisel gelişimi ödüllendirme sistemi de KKTC’de yetersiz. Daha yüksek bir eğitim düzeyi öğretmenlere sadece bir barem içi artış sağlamakta. Dolayısıyla kendilerine bir getirisi olmamakta. Ancak diğer taraftan daha yüksek statüler olan müdür muavinliği ve müdürlüğe girişte adam kayırmacılık, sınav şaibeleri öğretmenleri etkilemekte.
En önemli motivasyon aracı gelirdir. Gelirin kişiye sağladığı sosyal ve ekonomik haklar. Öğretmenlik mesleğine yeni başlayan öğretmenlerin kıdemli öğretmenlerle aralarındaki gelir uçurumu onları olumsuz etkilemekte ve performanslarında gerilemeye neden olmakta.
Yurt dışında yapılan pek çok araştırma; öğretmenlik statüsünün hak ettiği yerde olmadığını, yöneticilerin öğretmenlerin yaptıkları işleri takdir etmediklerini, sosyal haklarının yeterli olmadığını ve bunların da onların motivasyonlarını olumsuz etkilediğini ortaya koymuştur.
Yukarıda aktarılan olumsuz koşulların da benzer sonuçları doğuracağı kuşku götürmez. Tüm bu olumsuz koşullar öğretmenlerin işleri olan öğretimi gerçekleştirmede ön koşul olan motivasyonlarının aşağılarda olduğunu anlamakta yeterlidir. Etkili bir öğretim için önce öğretmenlerin motivasyonlarını arttıracak önlemlerin alınması gerekmektedir. Öğretimi gerçekleştiren öğretmenin motivasyonu olumsuz ise kaliteli bir eğitim asla olamaz.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam