09 Aralık 2016

Öğrenciler nesneleri kavramalı

Haber İçi Üst

Kavramak ile insan beyni arasında çok yakın bir ilişki mevcuttur. İnsanoğlunun atası Homosapiens evrimleşme sürecinde, elleri ile kavrama eylemini yapabilecek ilk canlı özeliğine sahip oldu; yaklaşık on milyon yıl önce.
Homosapiensten önceki ilk insansı yaratık olan Neodentral insan bu özelikten yoksundu. Onun özelikleri: Ellerini gün içerisinde ayak gibi de kullanmak zorunda olan, sırt yapısı eğri, el parmakları beş tane fakat baş parmağı maymunlardaki gibi yana açılan ve diğer dört parmağının karşısında nesneleri tutup kavrayacağı yapıda değildi.
Neodentral insan evrimleşmeye devam edip Homosapiens ortaya çıkınca, insanoğlu artık nesneleri elleriyle tutup, kavramaya başlar. Onun özelikleri; gün 24 saat dik durabilen, ellerini ayak gibi kullanmak zorunda olmayan, dolayısıyla elleri boş kalan ve en önemlisi başparmak diğer dört parmağı karşılayacak şekilde karşıya rahat bir şekilde açılabilmekteydi.
Antropolojide başparmağın adı “karşılayıcı başparmak” oldu. Bu sayede nesneleri tutup birbirine sürtmeye başlayan insan kültürel aletler yapmaya başlar. Kültür de ortaya çıkmış oldu.
Nesneleri kavrayan insan düşünmeye başlar; daha işe yarar araçlar nasıl yaparım. Düşünmenin sonucunda da insan beyni gelişir. Irksal antropoloji araştırmaları sonucunda ilk insandan günümüze beynin dış yüzeyindeki kıvrımların sayısının çok büyük oranda arttığı ortaya çıkmıştır.
Bunun anlamı: İnsan kavrama eylemi sayesinde düşünmüş, düşünme sonucunda da beynin anatomik yapısı değişmiştir. Kıvrımlar, düşünmenin insan beyninde ortaya çıkardığı evrimsel sonuçtur.
O halde kavramak, kavramaya bağlı düşünme ve sonuçta kıvrımlar birbirini izlemekte. Günümüz insanının atalarından daha iyi düşünebilmesinin nedeni, beyin kabuğunda meydana gelen anatomik evrimselleşmedir. Ancak bunun temeli de insanın evrimselleşme sürecinde kazanmış olduğu “kavrama” yeteneğidir.
Yukarıdaki satırlar eğitim sisteminin nasıl kurgulanması gerektiğini ortaya koyar. Okullar özellikle okulöncesi ve ilkokullar öğrencilerin nesnelerle haşır neşir olacağı şekilde yeniden organize edilmelidir. Okul araç-gereçleri öğrencilerin çok çeşitli nesneleri elleriyle tutup inceleyebileceği yani eliyle onları kavrayacağı tarzda olmalı.
Tek düze oyuncaklar, legolar, kesip yapıştırmalar kavramak için yeterli değil. Hele fotokopi yapılıp öğrencilere etkinlik için verilen faaliyetler hiç yeterli değil.
Bahçedeki açık oyun alanları, kapalı oyun alanları çeşitli araç-gereçlerle donatılmalı. Öğrencilerin de onları tutmaları, elleriyle kavramaları için öğretim programları hazırlanmalı. Bu tür programlara sokulan öğrenciler, kavrama sayesinde düşünme yetilerini geliştirme fırsatı bulacaklardır. Çağdaş ülke okullarının bu tür araç-gereçlerle donatılmış olmasının nedenlerinden bir tanesi de budur.
Kıbrıs Türk kültüründe aileler, çocukları ev çevresinde her anlamda aşırı korumakta.  Koruma da çocukların nesneleri kavrama şansını ellerinden almakta. Ev çevresinde yetersizlik yaşayan çocuk için okulöncesi ve ilkokulun birinci devresinde, kavramaya daha çok yer verilmesi gerekmektedir. Ayrıca hizmet içi eğitimlerde öğretmenlerle bu tür konuların paylaşılması da bir zorunluluk. Bu dönem hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi gereken bir dönem. Acaba bu tür konular öğretmenlerle tartışılıyor mu? Diğer önemli bir soru da acaba öğretmenlere ne tür hizmet içi eğitim konularına ihtiyaçları olduğu soruluyor mu? Bu soruların yanıtını ilgililere bırakıyoruz. Görüşmek üzere, saygılar sunarım.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil