09 Aralık 2016

Ne denetim ne de istatistik var

Ne denetim ne de istatistik var
Haber İçi Üst

KKTC genelinde, gelir düzeyleri düşük bazı ailelerin çocukları, evin geçimine katkı sağlamak maksadı ile sabahtan akşama kadar ya sokaklarda çalışarak para kazanmaya veya okul sonrasında ev bütçesine katkı sağlayacak işler yapıyor. Kırsalda ayrelli ve nergis toplama veya yol kenarlarında bunları satma, çocukların en çok yaptığı işler olarak karşımıza çıkarken, şehirlerde mendil satan veya tartı yapan çocuklara da rastlamak mümkün. Bunun yanı sıra sayıları bilinmese de sanayide veya inşaatlarda çalışan çocuklar olduğu da öne sürülüyor.

KKTC yasasında çocuk işçiliği…
Çocuk işçiliği konusunda KKTC’de 2007 yılında bir adım atılmış ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 182 numaralı sözleşmesi olan “en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğinin önlenmesine ilişkin sözleşme” Cumhuriyet Meclisi’nde onaylanarak iç hukuk metni haline gelmiştir. Sözleşmeye göre 18 yaşını doldurmamış olan bireyler çocuktur.
Bu sözleşmenin 3. Maddesi “en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliği”nin tanımını ortaya koymaktadır.
3. madde; bu sözleşmenin amaçları bakımından “en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliği” ifadesi, çocukların alım-satımı ve ticareti, borç karşılığı veya bağımlı olarak çalıştırılması ve askeri çatışmalarda çocukların zorla ya da zorunlu tutularak kullanılmasını da içerecek şekilde zorla ya da mecburî çalıştırılmaları gibi kölelik ve kölelik benzeri uygulamaların tüm biçimlerini; çocuğun fahişelikte, pornografik yayınların üretiminde veya pornografik gösterilerde kullanılmasını, bunlar için tedarikini ya da sunumunu; çocuğun özellikle ilgili uluslararası anlaşmalarda belirtilen uyuşturucu maddelerin üretimi ve ticareti gibi yasal olmayan faaliyetlerde kullanılmasını, bunlar için tedarikini ya da sunumunu; doğası veya gerçekleştirildiği koşullar itibarıyla çocukların sağlık, güvenlik veya ahlaki gelişimleri açısından zararlı olan işi kapsamaktadır.

Morris: KKTC’de çocuk işçi sayısı artıyor
Avukat Dilem Morris, KKTC’de çocuk işçiliği ile ilgili kesin bir araştırma, veri veya istatistiki bilgi olmamakla birlikte çocuk işçiliğinde artış olduğunu gözlemlediğini ve son zamanlarda da yol kenarlarında nergis satan, ayrelli (Kuş konmaz) satan veya şehirlerde tartı yapan çocukların dikkat çektiğini söyledi, bu çocukların sayısının hızla arttığını belirtti.
Avukat Dilem Morris, çocuk işçiliğinin KKTC’de hangi boyutta olduğunun ortaya konması,  toplumun ve eğitimcilerin bilgilendirilebilmesi bakımından konunun kapsamlı bir şekilde ele alınıp çocukların korunması ve yapılması gerekenlerin belirlenebilmesi için ilk önce ciddi bir bilimsel araştırma yapılması gerektiğini kaydetti.

Tanınmamışlık denetimde zafiyet yaratıyor
KKTC’de çocuklarının yeteri kadar korunmadığını ifade eden avukat Morris, “KKTC’nin bir devlet olarak tanınmaması ve böylelikle uluslararası hukukun ve uluslararası denetim mekanizmalarının dışında bırakılması, çocuk haklarının korunması veya tam anlamıyla uygulanması ile ilgili önemli engeldir” dedi.
Morris, bu çerçevede uluslararası kurum ve kuruluşlara mevcut sorunların raporlandırılması ve yetkililer üzerinde denetim ve baskı araçlarının oluşturulması açısından büyük rol düştüğünü dile getirdi.
Avukat Dilem Morris, “Her ne kadar sivil toplum örgütlerinin de üzerlerine görevler düşmekte olsa da, ekonomik ve sosyal istikrarın sağlanması, yoksulluğun ortadan kaldırılması programlarının düzenlenmesi gibi konularda en büyük görev yine devlete düşmektedir” dedi.

“Sözleşme tam anlamıyla uygulanmıyor”
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 182 numaralı sözleşmesi olan “en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğinin önlenmesine ilişkin sözleşme”nin günümüzde tam anlamıyla uygulanmadığını belirtti.
Morris, “Günümüzde yaşanan en büyük problemlerin kaynağının sözleşmenin uygulanmaması olduğu inancındayım, öncelikle yasalarımızda da belirtildiği gibi aileler çocuklarını korumak, bakmak ve gözetmekle yükümlüdürler” dedi.

“Çocuk işçiler risk altında”
Avukat Dilem Morris, “Eğer bugün yollarda nergis satan, boncuk satan çocukları görüyorsak ilk önce çocuğun aile tarafından istismar edilip edilmediği konusunun incelenmesi gerekir” diye konuştu.
Morris, “Çocuklar kendi kendilerini koruyabilecek entelektüel ve fiziksel erişkinliğe ulaşmadıklarından dolayı, dünyanın her yerinde olduğu gibi hak ihlalleri bakımından ülkemizde de risk altındadırlar, çalışan ve evine para götürmekle işlemeye zorlanmış veya çalışan çocuklar, diğer çocuklara oranla istismar bakımından da daha fazla risk altındadırlar” dedi.

Ciddi bir araştırmaya ihtiyaç var

Çocuk işçiliği ile mücadelede birçok ülke ve uluslararası örgüt ve özellikle Birleşmiş Milletler bünyesinde çok ciddi çalışmalar yapıldığını ifade eden Morris, şöyle dedi:
“KKTC’de öncelikle çocuk işçiliği konusundaki gerçek verilerin ve istatistiklerin ortaya konması için araştırmalar yapılmalı, ülkemizdeki çocuk işçiliğinin hangi boyutta olduğu ortaya konmalı, konunun kapsamlı bir şekilde ele alınıp,  yapılması gerekenlerin hiç zaman kaybetmeden belirlenebilmesi için ciddi bir bilimsel araştırma yapılmalı, yasalarımızın uygulama alanını genişletmek için devlet tarafından tedbirler alınmalı, eğitimciler ve toplum bilinçlendirilmeli, çocuk işçiliği ile mücadele edebilmek için denetleme mekanizmaları kurulmalı, sivil toplum örgütleri de somut çözüm önerilerinde ısrarlı olmalı ve çocukların kendi haklarını bilen ve bunları hayata geçirebilen bireyler olarak yetişmelerini sağlamak için ‘insan hakları’ dersleri ilkokullardan itibaren müfredata zorunlu ders olarak konmalıdır.”

Türkkal: Çocuk işçiliği tehlikeli
Uzman psikolog Şerif Türkkal, çocuk işçiliğinin çocukların fiziksel, duygusal ve zihinsel gelişimlerini engelleyici veya kısıtlayıcı etkiler taşıdığını, bu çocukların ayrıca çocuk ihmali ve çocuk istismarına da maruz kalma riski altında olduklarını söyledi.
Türkkal, ihmal ve istismarın tedavisi zor travmalara sebep olabileceği konusunda uyardı.
Şerif Türkkal, şöyle dedi: “Çocuk, fiziksel veya zihinsel olarak henüz yeterli düzeye gelmemiş bireylerdir.
Çocukların, çocuk haklarına uymayan bir şekilde, olumsuz koşullarda ve gelişimlerine zarar verebilecek şekilde çalışmaları kötü şartlardaki çocuk işçiliğini işaret eder. Bu kapsamda çocukların fiziksel veya zihinsel yeterliliğini aşacak veya gelişimini tehlikeye düşürecek işlerde çalışması veya çalıştırılması çocuk işçiliği olup çocuk haklarının ihlal edilmesidir.”

“Sosyo-ekonomik seviye belirleyici olabiliyor”
Uzman psikolog Şerif Türkkal, KKTC’de çocukların genellikle inşaat ve sanayi gibi tehlike derecesi yüksek sektör ve işlerde çalıştırıldığını söyledi. Çok sayıda çocuğun da çalışması için okuldan alındığını, çalıştığı için okuldan atıldığını veya derslerini kaçırdığını kaydetti.
“Çocuk işçiliğinin en önemli nedeninin, çocuğun ailesinin sosyoekonomik seviyesinin düşük olmasıdır” diyen Türkkal, çocukların çalıştırılmasının sebepleri arasında, ailelerin çocuk işçiliğinin risklerinden haberdar olmamaları, kendi geleneklerindeki çocuk işçiliği deneyimleri veya eğitime verdikleri değer gibi faktörlerin de sayılabileceğini kaydetti.

İstismar…
Uzman psikolog Şerif Türkkal, çocuk işçiliğinin zararlarını ihmal ve istismar başlıkları altında incelemenin mümkün olduğunu söyledi.
Türkkal, çocukların uygunsuz şartlarda çalıştırılması, çocuk işgücünün istismarı, yani “ekonomik istismar” olarak kabul edildiğini kaydetti. Türkkal, daha kapsamlı değinmek gerekirse, çocuğun gelişimini engelleyici, haklarını ihlal edici işlerde ya da düşük ücretli iş gücü olarak çalıştırılmasının çocuğun ekonomik istismarı anlamına geldiğini ifade etti.
Uzman psikolog Şerif Türkkal, çocukların ekonomik istismarı, onların sosyalleşme süreçlerine zarar verdiğini ve yetişkinlik döneminde yeterli gelir elde etme şanslarını düşürdüğünü söyledi.
Türkkal, çocukların uygunsuz şartlar altında çalıştırılması ekonomik istismar sayılırken, bu durumun farklı şekillerdeki çocuk istismarına da temel oluşturabileceğine dikkat çekti.
Şerif Türkkal, “Bu çocukların güç ve korunmasız şartlarda çalıştıkları göz önüne alındığında, ne yazık ki, istismarın fiziksel, duygusal ve cinsel hallerine de maruz kaldıkları görülmektedir. Çocuklar genellikle işveren ve aile tarafından istismara maruz kalmaktadır. İstismar, yetişkin tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılabilir. Böylece, çocuğun fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen davranışların tümü istismar olarak kabul edilir” şeklinde konuştu.

İhmal…
Uzman psikolog Şerif Türkkal, çocuk işçiliğinin diğer bir boyutunun da ihmal olduğunu söyledi.
Türkkal, “İhmal, çocuğa bakmakla yükümlü kişinin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi, çocuğu fiziksel ya da duygusal olarak ihmal etmesidir. Yiyecek, giyecek, ev, tıbbi gereksinimler, duygusal ihtiyaçlar ve gerekli ilginin ebeveyn tarafından gösterilmemesi halinde ihmal söz konusudur. Çocuk işçiler genellikle duygusal ve temel ihtiyaçlarına dair yoksunluk yaşayan, ihmal edilen çocuklardır” dedi.
Şerif Türkkal, çocukların vücutlarının hala büyümekte, zihinleri ve kişiliklerinin gelişmekte olduğunu ve sorunlarla baş edebilmek için yeterli deneyime sahip olmadıklarını belirtti. Çocukların tüm bu sebeplerden dolayı daha büyük bir risk altında olduklarına dikkat çekti.

“Zararları büyük…”
Uzman psikolog Şerif Türkkal, çalışan çocuklarda öz saygı eksikliği, temel güven duygusunda zedelenme, intihar düşüncesi, depresyon, kaygı bozuklukları, karşı cinsten korkma, suçluluk duygusunda artış, utangaçlık, olumsuz sosyal davranışlar ve uyumsuzluğun sık görülen sorunlar olduğunu söyledi.
Türkkal, ayrıca, çocuk işçiliğinin sonucunda çocuklarda yaşının altında gelişme, aşağılık duygusu, ebeveynlere karşı çıkma, bezginlik, kayıtsızlık ve kendisini değersiz hissetme gibi sorunlar da tespit edildiğini belirtti.
Şerif Türkkal, “Özellikle sokaklarda çalışan çocuklarda aşırı yorgunluk, sigara-alkol ve madde kullanımı, yetişkin kontrolüne karşı çıkma, suç işleme eğilimi, bedensel gelişimde gerilik ve bozukluk gibi problemler görülmektedir dedi.
Çocuk işçiliğinin, çocukların zihinsel gelişimlerini de olumsuz etkilediğini söyleyen uzman psikolog Şerif Türkkal, Çalışan çocukların eğitimden ve kendilerini geliştirecek aktivitelerden uzak olmasının zihinsel gelişimi zayıflatabileceğini kaydetti.
Türkkal, ayrıca ailelerinin eğitime verdiği değerin ve teşvikin az olmasından ötürü, çalışma saatlerinin dışında da bu çocuklar okuma gibi faaliyetleri tercih etmediklerini dile getirdi.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil