06 Aralık 2016

Ne değişti?

Haber İçi Üst

CTP bu süreçte hep, “CTP olarak hükümette yer almayacak, güvenoyu da vermeyecek” dedi.
Parti Meclisi’nin aldığı karar da bu yöndeydi.

Meclis kürsüsünden de defa defa tutanaklara geçecek şekilde bu ifade edildi.
Gelinen aşamada, yani çok değil, bir haftalık sürede, CTP hükümette de yer aldı…
Güvenoyu da verecek…
UBP’li bir arkadaşım aradı dün.
“Eyi da hükümette yer almayacak, güvenoyu vermeyecekti CTP. Başbakan’la birlikte beş bakanlık” dedi.
Tablo böyle aslında.
Kısa sürede bu değişim, CTP büyüklüğünde bir parti için sıkıntı verici bir durumdur.
“CTP’yi, TDP yönlendirdi” gibi bir de tablo var ortada.
TDP’nin, “CTP, UBP’yi iktidarda tuttu, tutuyor, tutacak” söylemleri, süreçte sürükleyici oldu.
CTP büyük bir partidir.
Sokağın nabzı da seçimin birinci partisinin CTP olacağını dayatmaktadır.
CTP büyük ve köklü bir partidir.
Güçlü bir partidir.
CTP’yi yönetenler bu gücün farkında mı?
Sorun şudur.
Olaylar CTP’yi sürüklemektedir.
Oysa bu büyüklükteki bir partinin, olayları dizayn etmesi gerekmektedir.
Bir haftada ne değişti?
Sorunun yanında, soru da budur…

***
Kadın olduğu için değil, CTP üyesi değil diye
Başbakan ismi olarak Sibel Siber’in isminin öne çıkması, farklı çevrelerde ciddi memnuniyetler yarattı.
Sempati ile bakma arttı.
Kadın örgütleri peşi sıra açıklamalar yapmaya başladı…
Oysa, bir ayrıntıya dikkat edilmedi.
Sibel Siber’i bu süreçte Başbakanlık makamına yükselten olgu, “kadın” olması değil…
CTP üyesi olmaması…
Kabine kurulurken de CTP buna hassasiyet gösterdi.
Sibel Siber, halen milletvekili olan, ancak CTP üyesi olmayan bir isimdir.
CTP içerisinde, “BG” olan tek isimdir.
Özdil Nami de Birleşik Güçler üyesi olarak anılıyor halen…
Ancak, kurultay öncesinde, adaylık formu doldurmuştur Nami.
Şu anda da CTP MYK üyesidir.
Bu ayrıntıya dikkat çekmek istedim.

***
“Seçimden sonra da kalacak” desenize

Sibel Siber, CTP- BG’nin bu süreçte “geçiş formülü” olarak ortaya koyduğu projenin kurtarıcısıdır.
“CTP, UBP’yi iktidarda tutmak istiyor” diyerek yapılan propagandaya alet olmak istemeyen CTP, “ülkenin hükümetsiz kalması pahasına” hesapsız kitapsız hareket edenlere “can simidi” oldu.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na can simidi oldu.
Eroğlu hükümeti kurma görevini kime verse, çok eleştirilecekti…
CTP hariç…
DP-UG’ye can simidi oldu…
UBP’den “makam için ayrıldılar” diye suçlanan sekiz vekil, bu projeyle kurtulmuş oldu.
TDP de ta başından bu yana hükümetin düşmesini istiyordu…
Ha, şunu da görmüyor değilim.
Defalarca da yazdım.
UBP de, hükümette kalmak için hiçbir şey yapmadı.
Aksine, götürülmesi için zemin harcadı.
Kamu kaynaklarını talan etti.
Her bir bakan, her bir milletvekili, “yeniden seçilebilme” adına, kamu kaynaklarına saldırdı.
Bu tabloda, muhalefete de çok bir şans kalmadı…
Sibel Siber, dediğim gibi bu projenin en önemli ismi oldu.
Sibel Siber, böylesi kritik bir dönemde, ateşten gömleği giyecek, Başbakan olacak kadar fedakarsa ve bu vasıfları taşıyorsa
O zaman CTP- BG’den…
“Seçim sonrası da Başbakan adayımız Sibel Siber” açıklamasını bekliyorum.
Aksi halde, bir köşe yazısı da seçimden sonra yamak gerekecek.
Herkes samimi olsun…

 

Böyle bir üslup mu olur?

TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı galiba ne dediğinin farkında değil.
UBP Hükümeti için defa defa şu tabiri kullandı:
“İzmir’i dağıtan Yunanistan askerleri gibi…”
1920’lerden bu güne 90 sene geçmiş…

Halen bu hesapla mı Sayın Çakıcı…
Ya da bu, “barış dili” mi?
Sayın Çakıcı bir kez daha düşünmeli…
Ne demek istediğimizi o an daha iyi anlayacaktır.
Böyle bir “milliyetçilik temelinde saldırı” sanırım en az TDP’ye yakışır…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam