05 Aralık 2016

Nasıl bir ülke istiyorum?..

Haber İçi Üst

Yaklaşık bir aydır onlar konuştu biz dinledik. Kimi sözlerine kızdık, kimilerine ise gülüp geçtik. Bugün hepimiz için yeni bir dönem başlıyor. Bu yazımı sandıklar açılmadan, sonuçlar belli olmadan yazıyorum. Sonuçta kimin kazanıp, kimin kaybettiği beni çok da ilgilendirmiyor. Sandıktan çıkan irade ne olursa olsun, hepimiz saygı ile karşılamalıyız. Her seçimde olduğu gibi, bu seçimin de bir kazananı, birçok da kaybedeni olacak. Dediğim gibi kimin kazandığından çok, toplumun ne kazanacağıdır.
Yıllardır aldatılan, oyları çalınan toplum, hak ettiği bir yönetim ve ülkede yaşamak istiyor… Bu yeni dönemde herkesle birlikte ben; ekonomisini planlama becerisine sahip olan, 35 yıllık devlet tecrübesini devleti batırarak madara etmeyen yöneticiler tarafından yönetilen bir ülke istiyorum…
İnsanlarının daha çok üretmesi, daha çok kazanması, daha çok çalışması için gayret eden, vatandaşlarına medeni dünyanın nimetlerini eksiksizce sunan bir ülke istiyorum…
Vatandaşının alın terini birilerine rant olarak kullandırmayan, vergileri vatandaşına hizmet olarak geri döndüren bir ülke istiyorum…
Siyasilerinin kavga yerine, adaleti, ekonomiyi, asayişi, gelişmeyi, kalkınmayı tartıştığı bir ülke istiyorum…
Kamuda memurlarının parti rozetine göre değil, liyakat esasına göre seçildiği, fırsat eşitliğinin egemen olduğu bir ülke istiyorum.
Rüşvet almayan ve vazifesini hakkıyla yapan, devlette görev almayı ateşten bir gömlek giymek telakki eden, devleti arpalık olarak görmeyen, devlet malını çalmayan, devlet kadrolarını yakınlarına peşkeş çekmeyenlerin yaşadığı bir ülke istiyorum.
Haberleşmesinin, eğitiminin, sağlığının ve enerjisinin devlet tarafından doğru yönetildiği, kriz anlarında sarsılmayacak bir ülke istiyorum…
Vatan sevgisinin çalışmak, çalışmak, daha çok çalışmak ile ölçüldüğü, toplumsal hassasiyetlerin istismar edilmediği bir ülke istiyorum.
Dış politikada bir tavrı olan, 5 senelik 10 senelik 50 senelik projeksiyonları olan, bir iktidarın yaptığını diğerinin bozmadığı, devlet geleneğinin ve saygınlığının her şeyin üzerinde olduğu bir ülke istiyorum.
Vatandaşlarının dürüst, çalışkan, disiplinli, gururlu, refah seviyesi yüksek insanlardan oluştuğu, herkesin eline aldığı işi hakkıyla yaptığı bir ülke istiyorum.
Devletin koyduğu kuralları vatandaşları arasında eşit olarak uygulayabildiği ve yasalar önünde herkesin eşit olduğu bir ülke istiyorum.
Ve son olarak; insanların bu ülkede dürüstçe ürettiği, çalıştığı ve vergisini ödediği sürece hayat tarzının, neye inandığının kimseyi ilgilendirmediği, kavganın değil, sevgi ve saygının öne çıktığı, insanların birbirleriyle barışık olduğu bir ülke istiyorum… Sizce çok şey mi istedim?..

Bir seçim döneminden akılda kalanlar!..
Olduydu, olacaktı derken sayılı günler çabuk geçti ve seçimler de geldi geçti. Peki ama yaklaşık 2 aylık bu dönemde neler yaşandı hatırlayanınız var mı? Bize “balık hafızalı” dendiğinde kızarız da, bırakın geçmiş yılları, bir kaç hafta öncesinin skandallarını bile hatırlamakta zorlanırız. Son 1-2 aya damga vuran neler olmuş ülkemizde gelin bir hatırlayalım…
***İlk kez milletvekili sıfatını taşıyan birinin, Meclis kürsüsünden “rüşvet aldım” diyerek bağırdığını duyduk. Devletin en tepesindekinden, çeşitli siyasetçilere kadar birçok kişinin gizlice kaydedilmiş ses bantları ortalıkta dolaştı. Meclis’in bu denli ayaklar altına alındığına hiçbir dönemde şahit olmamıştık.
***İlk kez bir geçici hükümet kuruldu. Ve KKTC tarihinde yine ilk kez, bir kadın Başbakanımız ve onun seçim gailesi olmayan bir Bakanlar Kurulu oluştu. Halk hükümete sempatiyle yaklaştı. Hükümet ülkeyi öyle veya böyle sağ salim seçime götürdü. Acemilikten, ya da “heyecandan” kaynaklanan bazı hatalar yapılmadı değil. Ama bunların hepsi öğreticiydi, öğrenmek isteyene…
*** Tam da artık bitti, seçimlere odaklanalım derken, ikinci bir bant skandalı daha yaşadık. Seçim döneminden öncekini de sayarsak, aslında bu üçüncüsüydü. İçeriği politikanın gizemli yüzü hakkında ipuçları verse de, çoğunluk yapılanı ayıpladı. Bu da demokrasimiz açısından olumlu bir puandı…
***Ve en acısı AKSA’nın neden olduğu büyük çevre felaketini yaşadık bu süreçte. Kıbrıs Türkü, yıllarca televizyonlardan izlediklerini, bu kez bizzat yaşadı… Bu tür felaketlerin hayal olmadığını gördük, şok olduk.
***Yıllar sonra ilk kez maaşların ödenmesi konusunda sıkıntı yaşadık. Konuyla ilgili türlü iddialar ortaya atıldı. Bu olay sayesinde de, iktidara gelenlerin, daha önce neler söylemiş olurlarsa olsunlar, reel politikayla yüzleşmekten kaçamayacağını bir kez daha gördük…
***Siyasilerin seçim çalışmaları bildiğimiz gibiydi, ancak ilk kez bu kadar sessiz bir seçmen kitlesi gördük. Sıcaklardan mı nedendir bilinmez ama tarihimizin en renksiz, en heyecansız seçim sürecini yaşadık…
***Dikkat çeken, akılda kalan bir şey daha vardı ki, bu defa ilk kez genç, yeni, temiz aday özlemimizi ortaya koyduk… Özellikle medya olarak bu adayları dinlemeye özen gösterdik. Her yeni siyasetçinin, beklediğimiz gibi, siyaseti toplum için yapmaya gelmediğine şahit olduk. Aralarında kendi ikbali için politikaya atılanlar da vardı. Ama aynı zamanda, muhteşem büyüklükte bir genç, birikimli, aydın potansiyeline sahip olduğumuzu da gördük ve gurur duyduk…
Diğer söylediklerim bir yana, ben bir tek bu son söylediğim tespitten dolayı, gelecek için umutlandım…

Tepkiler neden bitti
AKSA’nın denize döktüğü petrol Mağusa’yı geçti, Larnaka’ya doğru ilerliyor. Ancak nedense ilk günlerdeki tepkileri pek göremez olduk. Hükümet yetkilileri, tam kesin bilgi olmadığı halde, “temizlendi” diyerek, kamuoyunu rahatlatmaya çalıştılarsa da, işin öyle olmadığı açık. Salamis-Palm Beach arası denize girenler zift içinde çıkıyorlar…
Seçimler kadar ciddi, başka gündemlerimizin de olduğunu unuttuk sanki. Yaklaşık bir aydır partilerle, liderlerle, vaatlerle, tartışmalarla yattık, kalktık. Ama yeter artık. Yenisi kurulana kadar geçici Siber hükümeti görevde. Hem bu hükümetten, hem yeni kurulacak olandan, bu işin peşini bırakmamalarını bekliyoruz. Tabii çevre örgütlerinin de aynı duyarlılığı sürdürmelerini bekliyoruz…
Yaşadığımız felaketin tartışması yok. Lütfen, hiç olmazsa bu defa, hak eden hak ettiğini bulsun, adaletin önüne geçilmesin…

Cumhuriyetçi Türk Partisi- Birleşik Güçler, kullanılan oyların yüzde …’sini alarak, 21 milletvekili ile seçimi ilk sırada tamamladı. Genel Başkan Özkan Yorgancıoğlu, Havadis’e yaptığı açıklamada, “Hükümeti kurmaya talibiz” dedi

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam