04 Aralık 2016

Narenciye sektöründe neler yaşanıyor

Haber İçi Üst

Narenciye, KKTC’de uzun yıllardan beri binlerce insanın geçim kaynağı olmuştur. Narenciye ihracatı sayesinde ülkemize milyonlarca dolar döviz girmektedir. Yılda yaklaşık 30 milyon USD, narenciye ihracatından gelir elde dilmektedir.

KKTC, hem Akdeniz’deki narenciye üreticisi ülkelerle hem de dünyada birçok ülke ile rekabet etmektedir. Kaliteli ürünü, en ucuz şekilde piyasalara sunmak en önemli hedeflerden biridir. Bu hedefe ulaşmak için, su kaynaklarının tuzlanmasının önlenmesi, modern sulama tekniklerine geçilmesi ve doğru politikalarla hem kaliteli narenciye üretimi artırılmalı hem de yaşanan sorunlar, hızlı bir şekilde çözümlenmelidir.

KKTC’deki narenciye alanları 1975 yılında toplam olarak yaklaşık 69 bin dönümdü. Tarım Bakanlığı’nın son verilerine baktığımız zaman ise, 2701 dönüm greyfurt bahçesi, 2252 dönüm yafa bahçesi, 26,276 dönüm Valensiya bahçesi, 163 dönüm Washington bahçesi, 6211 dönüm mandalina bahçesi ve 2697 dönüm limon bahçesi olmak üzere toplamda yaklaşık 40 bin dönüm civarlarına gerilemiş durumdadır. 2010-2011 döneminde bu alanlara göre de 93,263 ton Valensiya, 7,339 ton greyfurt, 7,033 ton mandalina, 4812 ton limon ve 2644 ton yafa olmak üzere toplamda 115,091 ton narenciye ürünü hasat edilmiştir.

Üretilen narenciye ürünlerinin 2010-2011 sezonundaki ihracatı ise 83,750 ton Valensiya, 2358 ton yafa, 5541 ton greyfurt, 474 ton limon, 6792 ton mandalina olmak üzere toplamda 98,817 ton olarak gerçekleşmiştir. Bu ihracattan 31,422,045 USD gelir elde edilmiştir. Üretilen toplam ürünün %86’sı ihraç edilmiştir.KKTC toplam ihracatın yaklaşık %25’ini narenciye ihracatı oluşturmaktadır. İhracatta başı çeken Valensiya, maliyet yüksekliği ve kalite düşüklüğü gibi nedenlerden dolayı, diğer ürünler gibi rekabet edebilirlikten uzaklaşmaktadır.

İhracat yapılan başlıca ülkeler, Türkiye, Rusya, Ukrayna, İngiltere bazı Orta Doğu ülkeleri ve bazı AB ülkeleri ile İran ve Irak’tır. Bu yıl İran pazarı, dünyaca uygulanan ambargo nedeniyle kapalı bulunmaktadır. Bu durum, ihracatta büyük bir sıkıntı yaratabilecektir.

1994 yılından sonra, ABAD kararları ve kalite düşüklüğünden dolayı büyük oranda kaybettiğimiz Avrupa Birliği Pazarından sonra, İran pazarının da tehlikeye girmesi ile alternatif yeni pazarlar bulunması veya eski pazarlara yeniden girme çalışmalarının hız kazanması gerekmektedir.

Devlet, ihracat yapan firmalara 3. ülkeler için ton başına 50-130 Dolar arasında, Türkiye için ise 70-150 TL arasında ihracat teşviki vermektedir. KKTC’de yaklaşık 10 tane ihracatçı firma bulunmaktadır. 3 tanesi yeni olmak üzere, 7 adet de faal olarak çalışan narenciye paketleme tesisi hizmet vermektedir. Devlet, narenciye ihracatçılarına 2012 yılında yaklaşık 13 milyon TL ihracat teşviki, narenciye üreticilerine de yaklaşık 6.3 milyon TL doğrudan gelir desteği ödemesi yapmıştır.

Üretilen narenciyenin, yüksek kalite ve düşük maliyet kriterlerini yerine getirmesi ve dünya piyasaları ile rekabet edebilmesi için neler yapılması gerektiği konusunda naçizane öneriler sunmak istiyorum.

Narenciye paketleme tesislerinin yenilenmesi, gıda güvenliği ve sertifikasyon çalışmalarına hız verilmesi ve gerekli desteklerin sağlanması gerekmektedir.

Küçük boyutlu, standart dışı ürünlerin fazla olması, kaliteli ürün azlığı ihracatçıları olumsuz etkilemekte ve maliyetlerini yükseltmektedir. Narenciye üretimiyle profesyonel alanda uğraşanlar daha kaliteli ürünler elde etmekte, 2. iş olarak bakanlar ise genelde verimli ve kaliteli ürünler elde edememektedirler. Bakımlı bahçelerin etrafındaki bakımsız ve hastalıklı bahçeler diğerlerine zarar verebilmektedir. Bu konuda Tarım Bakanlığı ve üreticiler gerekli uyarıları yapmaktadırlar.

Narenciye plantasyonlarının, düşük satış fiyatlı ürünlerden, yüksek karlı ürünlere doğru dönüştürülmeleri gerekmektedir. Her yıl artan navlun fiyatları dikkate alınarak, ihracatçılara prim destekleri güncelleştirilmelidir.

Narenciye sektörünün verimli, karlı ve kaliteli bir sektör olarak ekonomiye yeterli katkıyı sağlaması için, elektrik, su, tarımsal gübre ve zirai ilaç konularında da doğrudan gelir desteği yanında katkı yapılması, üreticiler tarafından beklenmektedir. Modern tarım tekniklerinin kullanılması sağlanmalı ve tarım uzmanları vasıtası ile üreticiler bilinçlendirilmeli ve iş birliği halinde zararlılarla mücadeleye büyük önem verilmelidir.

* Yaşlı narenciye plantasyonları gençleştirilmeli ve sofralık türler artırılmalıdır.

* Yanlış bakım ve budamadan kaçınılmalıdır.

* Profesyonel üretici sayısı artırılmalıdır.

* Doğrudan Gelir Desteği ödemelerinde sadece arazi değil, kalite faktörü de ön planda tutulmalıdır.

* Gelecek olan suyun narenciye alanlarında etkili bir şekilde kullanılması için gerekli plan ve projeler hazırlanmalıdır.

*Türkiye’den suyun ve elektriğin gelmesine kadar sektördeki su ve enerji maliyetlerinin düşmesi için, imkanlar ölçüsünde destek verilmeye devam edilmelidir

* Hasat periyodunu uzatmak için erkenci türler dikilmelidir. Hasat periyodunun uzaması, paketleme tesislerinin kapasite kullanım oranlarını da artıracaktır.

* Üretici birlikleri de pazarlama faaliyetlerinin içinde kendilerine yer bulmaya çalışmalıdır.

Makalemi hazırlarken, sağlamış oldukları veri ve bilgilerden dolayı, Tarım Bakanlığı, sektördeki ihracatçı ve diğer örgütlerin yetkililerine çok teşekkür ediyorum. Sektörün gelişmesi için çok önemli görevler ve çalışmalar yapmaktadırlar.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam