11 Aralık 2016

MÜREKKEP KOKULU SEVGİLİM…

Haber İçi Üst

Halil Paşa’yı da kaybediyoruz.
Da vurgusu 20 yılı aşan bir işi anlatıyor aslında.
Kağıt baskı gazeteleri yıl 365 gün, her gece ama her gece okuyucuya ulaştırma zahmeti.
Kağıt baskı gazetelerin koruyucusu ve kollayıcısı, olmazsa olmazı.
Sonunda o da teslim bayrağını çekmeye hazırlanıyor. 
Poli’ye yazdığı yazılardan öyle anlaşılıyor. 
Garip bir şekilde evrilip duran teknoloji denilen o canavar kağıt baskının duayeni Halil Paşa’yı da teslim alıyor.
“Artık parmaklarınıza mürekkep bulaşmadan gazete okuyacaksınız” diyor.
Ve adım adım sonumuzun gelmekte olduğunu anlatmaya çalışıyor bize.

      ***

Yanılmıyorsam 1992 yılıydı.
Hani şu Hollywood’un saçma sapan Kızılderili-kovboy filmlerinden tanıdığımız Texas’taydık.
Texas eyaletinin başkenti Austin görenlere parmak ısırtacak kadar bir güzelliğe sahip. Austin’in merkezine inşa edilmiş Texas Üniversitesi dünyadan övgü alacak kadar bilim yüklenmiş.
İletişim fakültesinde bir dizi “elektronik medya” konferanslarına katılmıştık.
Konferans ama ne konferans.
Her konuşan salya sümük ağlıyordu.
Kağıt baskı gazetelerin temsilcileri nasıl battıklarını anlatıyorlardı bize.
Okuyucunun hızla internette elektronik gazeteleri tercih ettiklerini, tirajlarının hızla düştüğünü, reklamların internete kaydığını falan söyleyip duruyorlardı.
Tabidir ki Amerikan ölçeğinde on binlerce işsiz demekti bu durum.
Matbaalar hızla kapanıyor, matbaa makineleri hurda demir yığınlarına dönüşüyor, dağıtım şirketleri kapılarına kilit vuruyor, dağıtım arabaları fastfood şirketlerinin eline geçiyordu.
Gazeteciler ise “elektronik gazeteciliğin” nasıl yapılacağını bilmiyorlardı henüz.
Cami avlusuna bırakılmış yardıma muhtaç çocuklar gibiydiler.
Hiç unutmuyorum o zaman şöyle demiştim;
“Bizim memlekette internete bağlanmak için telefon yok dolayısı ile bu canavar bizim oralara gelemeyecek. Gelse bile biz hayatta olmayız herhalde.”
Yanılmışım.
Amerika’da ve Avrupa’da yüz yıllık gazeteler tamamen internete geçtiler.
Bizde ise gün gelip çattı.
Türkiye’de bile iletişim fakülteleri yeni medya bölümleri açmaya başladılar.
Bu iş bilim dalına dönüşmeye başladı.
Ellerinde iPadleri, sırtlarında laptopları yeni bir nesil yetişti.
Zahmet edip gazete bayisine kadar yürümek istemeyen, sabahın ilk saatlerinde parmaklarına mürekkep bulaşmasından nefret eden ve iki tıkla gazetesini bilgisayarından okumaya azimli bir nesil.
İşte gelip çatan gün budur.

      ***

Yılların gazete dağıtımcısı Halil Paşa gazetecilikte değişen dünyayı anlatmaya çalışıyor bize.
Fakat eminim ki on binlerce kağıt baskı gazete arasında tamamlayacak mesleğini.
Nereden eminim?
Kendimden.
Son 3 aylık mesaimi Havadis’in elektronik veya yeni söylemle dijital altyapısını geliştirmek için harcayan bendeniz de mürekkep kokuları arasında veda edeceğim bu mesleğe.
Biliyorum, traktörlere karşı öküzü ve sabanıyla direnen köylülerin gibi bizimkisi.
Ama fark etmez.
Mürekkep kokulu sevgilimi terk eden ben olmayacağım.
Benden sonra da ne isterse olsun…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil