09 Aralık 2016

Muhtıra mı bu?..

Haber İçi Üst

Ahmet Kaşif’in imzasıyla “Yol Haritası” olarak yayınlanan, aslında İrsen Küçük’e hitaben yapılan açıklama, sadece bir açıklama değil kesinlikle. İster muhtıra deyin, isterseniz nota… İçinde tutumlar var, talepler var, uyarılar var, kınamalar ve hatta tehdit var.
Girişinde malum süreci kendi açısından değerlendiren Kaşif, bugüne kadar dile getirmediği, çarpıcı bir yorum yapıyor. İkinci turda da tüzüğe aykırı işler olmasına rağmen, konuyu mahkemeye götürmeyeceğini belirtiyor ve “Belli ki ilahlar kurban istiyor ve biz ne kadar iyi niyetle çaba gösterirsek gösterelim İrsen beye kazandırmak için ne gerekirse yapılacak, demokrasi, hukuk karşılıklı saygı sevgi hiç dikkate alınmayacaktır” diyor. O ilahlardan, AKP’yi kastettiği açık. Kurultay öncesinde kendi ağzından hiç duymadığımız, ancak destekçilerinin sürekli vurguladığını, şimdi iş bittikten sonra söylüyor.
Sonra bir duyuru var. Lefkoşa Belediye Başkanlığı seçiminde, partinin belirlediği adaya destek vereceklerini duyuruyor. Malum bu konuda iddialar var. Bugün Kaşif’in yanında olan bir kesimin, geçmiş seçimlerde kendi adayları yerine, başka bir adaya verdikleri destek iddiaları…
Hükümet ve Meclis’in çalışmalarına destek vereceklerini söylüyor ama şartı var, kararların parti grubunun onayından geçmesini istiyor. İrsen Küçük ağırlıklı Parti Meclisi ya da Genel Yönetim Kurulu değil, kendilerinin de yer aldığı Parti Meclis Grubu’nun…
Nasıl olacak anlamadım ama kurultay sürecinin bir komisyon kurulup incelenmesini istiyor. Kamuya kurultay öncesi yapılan istihdamlarla ilgili olaraksa, bize de bilgi ver ki, halka ne söyleyeceğimizi bilelim diyor. Yani “bunları durdur” diyemediğinden, böylece geçiştiriyor ve bundan sonraki istihdamlar için reform istiyor. Kamu Hizmeti Komisyonu’nu Cumhurbaşkanı’nın etkisinden kurtarma amaçlı dizayn edilen yeni yasanın geri çekilmesini istiyor. İrsen Küçük hükümetinin en büyük zaaflarından olan denetim konusunu öne çıkarıyor. Dosyalar ne durumda, “Gruba bilgi ver” derken, bir şeyler ima ettiği açık. Telefon dinleme, havaalanı ihalesi, Kıb-Tek, Turizm Teşvik Fonu gibi konuların üzerine gidilmesini, detaylı bilgi verilmesini talep ediyor. Bunlar dediğim gibi hükümetin herkesin eleştirdiği zayıf noktaları.
Ardından Cumhurbaşkanıyla hükümetin uyumlu çalışmasına özel bir vurgu yapıyor, BRT’nin ve TAK’ın çalışmalarından şikayet ederken, “Bize de eşit yer verilmeli” diyor. Hem bu noktada, hem de açıklamanın tümünde kendilerini ayrı bir grup olarak nitelemeye devam ediyor. Nitekim, kurultayda kendilerini destekleyen üst düzey yöneticilerin görevden alınmamasını istiyor, “Herhangi bir arkadaşımıza yapılacak baskı, tehdit ve/veya sırf bize destek verdi diye görevden alma işlemi tarafımızdan yanıtsız bırakılmayacak, sineye çekilmeyecektir” diyerek tehdidini de ortaya koyuyor.
Anlaşılan bu “siz”, “biz” olayı bitecek değil. UBP, kendi içinde bir UBP daha barındırmayı sürdürecek. Hem de dişli bir muhalefet olarak…

 

YERİN KULAĞI VAR
HADE HAYIRLISI:
Ahmet mi olacak, Mehmet mi olacak derken, tüm partiler hem başkan, hem de meclis üyeliğinde yarışacak adaylarını tespit etti. Her ne kadar 7 UBP Meclis Üyesi hala daha “eğrik otu” gibi orada duruyor olsa da. Şimdi artık iş vatandaşı ikna etme zamanı. Yaklaşık bir yıldır anasından emdiği süt burnundan gelen Lefkoşalı, tüm adayların ne söyleyeceklerini bekliyor. Yalnız unutmasınlar, vatandaşın boş laflara karnı tok. Laf üretmek yerine inandırıcı olsunlar…
KAŞİF’TEN İNCE AYAR: Ahmet Kaşif muhtıra gibi açıklamasının satır aralarında verdiği mesajda, “Kurultay süresince yapılan istihdamlar, UBP’ye oy veren kesim arasında da ciddi tepkilere neden olmuştur. Umarız bu yanlışlık Lefkoşa Belediye seçimleri ve milletvekilliği seçiminde sandığa yansımaz” diyerek ince ayar çekmeye çalıştı… Acaba diyorum Sayın Kaşif bu sözleriyle, “Üstümüze gelirseniz hem belediye, hem de genel seçimlerde kaybetmeniz için çalışırız” mı demek istedi acaba?..
TOKAY DA DAVA AÇACAKMIŞ: Çetin Uğural’ın giderayak hakkında suç duyurusunda bulunduğu Mustafa Tokay, bir daha konuşmayacakmış, bundan sonra o da dava açacakmış. Başbakan’ın imzasını sahteleme zanlısı olan biri, yasal boşluktan yararlanıp hala orada duruyor da, o konuda tısı çıkmıyor. Onun yerine Cumhurbaşkanı konuşuyor. “Sorduk, soruşturduk, görevden alınmasını gerektirecek bir durum yok” diyor. Ama etik diye de bir şey var. Yasa tamam değilse, etik de mi tamam değil. Görevden alınamıyorsa, istifa eder. Onur diye bir şey var… 
VOYVODA ASLANBABA: Seçildiği günden beridir yaptığı her hareket olay olan ve aynı yanlışları sürdürmeye devam eden UBP Milletvekili Ejder Aslanbaba, daha önce de gündeme gelen kayıtsız aracına, polisin el koymasından sonra yine yapacağını yaptı. Aslanbaba, iddiaya göre Meriç karakoluna çekilen kayıtsız aracı zorla alıp kaçmış. Arabanın gümrüğünü ödemek yerine bu tür yollara başvuran Aslanbaba için söylenecek söz bulamıyorum… Bu arada polisten de bir açıklama bekliyoruz. O araç hala trafiğe çıkacak mı? Yoksa müsadere edecek misiniz?
GÖZÜ OLANIN: YDÜ Kurucu Rektörü Suat Günsel, geçen yıla göre servetini 100 milyon dolar artırarak, bu yıl 1,1 milyar dolarla Forbes Zenginler Listesi’nde 36. sırada yer almış. Allah daha iyilerini nasip eder inşallah. Ama benim merakım, LTB ve Elektrik Kurumu’na olan borcunu ne zaman ödeyeceğidir. Bu zenginlikten sonra “param yok” deme lüksü de olamaz. Bir de merak ettiğim, bu servet ile vergi listesindeki yeri…

SONUNDA OLACAĞI BUYDU: LTB seçimleri için aday isimleri o kadar çok “oğulla” bitiyor ki, sonunda beynimizin her tarafı oğul oldu. Ne yana baksak bir “oğul” görüyoruz bugünlerde. Dünkü yazımda da, Mustafa Arabacıoğlu ile bir araya geldiğimiz toplantıda hazır bulunan Hasan Tosunoğlu’nun ismini, Hasan Sertoğlu olarak yazmışım. Önce “artık yaşlandık” diye düşündüm ama bu kadar çok “oğul” arasında, böyle bir yanlışlığın yapılabileceğine kanaat getirdim. Bu yanlışlık için hem Sayın Tosunoğlu’ndan, hem de Sayın Sertoğlu’ndan özür diliyorum…    

ZİRVEDEKİLER
Mağusa Belediyesi:
Neredeyse tüm belediyeler bırakın yatırım yapmayı, üç kuruşa muhtaç iken, Mağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp, 2013 yılında kente yapılacak yatırımları açıkladı. Seçime hazırlanan LTB için de mesaj veren Kayalp, ekonomik akılla önlem alınması halinde, belediyenin belli bir sürede ayağa kalkmasının sağlanabileceğini vurguladı.

DİPTEKİLER
Silahlı Toplum: Şu anda bu küçücük ülkede, yasal olarak silah taşıyanların sayısı 48 bin 453’müş. 33 bini av tüfeği, 12 bini hava tüfeği. Bunlar da, sırasında öldürücü silahlar tabii. Ama ben 1637 tabancayı anlayamadım. Ya bir de yasal olmayanlar? Gerilla savaşlarının yaşandığı Güney Amerika ülkelerini de geçtik galiba.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KKTC’de hayvan haklarının korunmasını içeren “Hayvan Refahı Yasası” henüz yeni yaşam buldu ancak vatandaşın yasayı taktığı yok

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil