07 Aralık 2016

MORMENEKŞE ENGİNAR FESTİVALİ’NİN ARDINDAN

Haber İçi Üst

Kadın elinin değdiği her yer güzelleşir. Doğa gibi… Doğa da anadır çünkü, doğurgandır. Kadının eksik kaldığı, elini çektiği, katılmadığı hiç bir yer güzelleşemez. Bin yıllardır süregelen dünya geçmişinde alışkın olduğumuz ataerkil yaşama taliptir artık kadınlar. Sadece analığa ve kadınlığa değil, yaşamın kendisine taliptirler. Eve kapatılan, namus yargıları ile pek çok zorlukla karşılaşan, cezalandırılan, ön saflarda yer almaktan mağdur bırakılan ve sosyal hayata bu baskılar, yargılar sonucunda mağlup başlayan kadınlar, elinin hamuru ile erkek işine karışmaktadırlar artık. Erkeklere daha güzel bir dünyanın inceliğini de öğreterek, aşka sahip çıkarak, nakış gibi işleyerek hayatı, artık ezbere düzenin tekerine çomak sokmaktadırlar KADINLAR.
İşte bu kadınlar, yani bizim kadınlarımız, hayatı ve dünyayı daha güzel yapmak için emeklerini nakış nakış işleyenler, geçen hafta Mormenekşe köyünde çok güzel etkinlikler gerçekleştirdiler. Evet geçen hafta köyümüzü saran heyecanın adı Mormenekşe Enginar Festivali’ydi. Kadınlar Birliği öncülüğünde kurulan komite başkanı Erşen Ummanel ve üyelerinin yanı sıra, muhtarımız, Enginar Birlikleri, okul aile birliği, Mor-Der temsilcileri, kulüp yöneticileri ve köyde örgütlü derneklerin ve köy halkının destekleri ile çalıştı. Ülkemizin enginar üretiminin büyük bir bölümünün karşılandığı bölgemizde, güneyden kuzeye ilk enginar köklerini de getiren Mormenekşeliler, Enginar Festivali öncesinde köyün simgesi olan enginarı bir anıt olarak köy merkezine yerleştirdiler. Bu, köyümüzde büyük bir heyecana sahne oldu. Resmi açılışının festivalin ilk günü yapıldığı bu enginar figürü gösterişli bir şekilde köyümüzü süslemekte şimdi.
Mormenekşe Kadınlar Birliği bu festival içerisinde tüm üyeleriyle büyük katkı koydu. Bunun en güzel örnekleri Enginar Yemekleriydi. Stantlarda sunulan birbirinden güzel ve özgün tat ziyaretçilerle buluştu. Enginar macunu, turşusu, köftesi, sigara böreği ilk akla gelen yiyecekler. Ayrıca bu festivalin en önemli yanı ise her yıl birbirinden güzel yemeklerin ortaya çıktığı ENGİNAR YEMEKLERİ YARIŞMASI’dır. Bu yıl sadece kadınları değil, erkeklerin de yarıştığı bu yarışmada ortaya yine muhteşem tatlar ve özgün yemekler çıktı. 5 yıl boyunca yapılan bu etkinliklerde ise sanırım Mormenekşe Bölgesine ait pek çok yemek çeşidi birikmiştir. Bunların kayıt alında alınıp bizlere sunulması da bu enginarın farklı yemek ya da tatlılarla daha fazla hayatımızda ve sofralarımızda olması demektir.
Bunun yanında ablam Nazime Balses’in her yıl farklı bir çalışma ile gerçekleştirdiği Kültürel Sergi Çalışması ise yine görülmeye değerdi. Büyük emeklerle gerçekleşen bu sergideki konu bu yıl Kıbrıs’ta 1930’lu, 40’lı, 50’li yıllarda bayanların nikah ve düğünlerde giydikleri gelinliklerdi. Sergilenen kıyafetler, sahip olduğu kişinin düğün fotoğrafları ile de zenginleşince ortaya çok anlamlı bir çalışma çıktı. Herkes o odaya girdiğinde kendi yolculuğu ile baş başa kaldı. Aşklar, ölümler, acılarla solan renkler, özenle saklanan gelinlikler içlerinde kim bilir hangi yaşanmışlıklara tanık olmuştu?. Oraya girenler göz yaşlarının nedenini açıklamasalar da bütün gözyaşlarının paydası aynıydı: BİR ÖMRÜN TEMİZE ÇEKİLMESİ.
Bu tür festivallerin Bölgeye renk getirmesi, bölge halkına maddi kazanç sağlaması bir yana BARIŞÇI bir özellikleri de vardır. Etrafta festivaller için dudak bükenler, bir köyde, bir bölgede gönüllü ve maddi karşılığı olmadan bir işi yapabilmenin zevkini bilemezler. Bu festivallerde herkes siyasi kimliğini, sağını-solunu, turuncusunu, mavisini, yeşilini bir yana bırakır. Herkes birbirine kenetlenir ve o bölge bir düğün yerine döner. Temizliğinden, bakımından, tamiratından tutun da kendini yeniler, elden geçer. Misafir gelecektir nasılsa, daha özenle hazırlanılır. İkramlar gerçekleşir, süslenir her yer.
Siyaset ve ülke gündeminin bu kadar tıkandığı bir zamanda bölgelerde gerçekleşen bu etkinlikler insanlara bir soluk aldırır. Moral verir. Üstelik de Larnaka bölgesinde sanat, festival, spor konularında ileri bir köy olan Mormenekşe’nin bayrağını devralanlar kadınlarımızın önderliğinde, kadınlığın yani yaşamın bütün inceliklerini, zarafet ve yaratıcılıklarını ortaya koydular. Bu, bütün kadınlara örnek olsun. Yaşamı güzelleştirmek, yenilemek ancak kadınların katkıları ile olur.
Ne yalan söyleyeyim, -belki kendi hemcinslerimin tarafını tutuyorum deyin ama- bir yerde açılış konuşmasını yapan, başı çeken bir kadın gördüğümde içim aydınlanır. Bizim festivalde de açılış konuşmasını yapan komite ve Mormenekşe Kadınlar Birliği Başkanı Erşen Ummanel işte bu zevki yaşattı bana açılışta. Etrafta da festivalin tüm etkinliklerinin başını çeken kadınlar bu güzelliğin en anlamlı fotoğrafını oluşturuyorlardı. Erkek ve kadınlardan oluşan komite bunu sindirebilmiş, çalışmalarını ise bu anlayışla yönlendirebilmiş. 2 günden oluşan bu festivalden güzel anılar kaldı bize. Türkiye’den gelen misafirlerimiz oldu bu festival için. Bunlar Yağmur Böreği- Slowfood Birlik Başkanı Sn. Ayfer Yavi ile Araştırmacı Yazar Tijen İnaltong’du. Benim için bu festival bu anlamda başka bir heyecan taşıdı. Slowfood ve misafirlerimiz hakkında detaylı olarak ileriki haftalarda yazacağım. Çok önemli gelişmelerle, muhteşem anlar yaşadık birlikte.
Festivalin son akşamında çemberin içine hapsolan bir halka “ ya dışındasındır çemberin, ya da içinde var olacaksın” diye iğneler batıran, “Olmasa Mektubun” ile kalbindeki tüm mektupları açtıran, “Destina” ile yüreklerde kayan yıldızları saydıran muhteşem ses Derya Köroğlu yani Yenitürkü bizlerleydiler. Finale yakışan bir gece ile seneye yeniden buluşmak üzere bitirdik festivali. Emeği geçen herkese, başta Mormenekşe Kadınlar Birliği’ne, muhtarlığa, Enginar Üreticileri Birliklerine, Mor-Der, Kanser Hastaları Derneği, Mormenekşe GB Spor Kulübü’ne, büyük yükü çeken kadınlarımıza ve Mormenekşe halkına yürekten teşekkürler.

 

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil