08 Aralık 2016

Mesajlar açık ve net

Haber İçi Üst

 

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, dün bir basın toplantısı düzenledi.
Toplantının nedeni açık ve net…
Cumhurbaşkanı UBP'deki gelişmelerden son derece rahatsız…
Evirmeden çevirmeden en yalın haliyle şunu söyledi:
"Şimdi bu UBP'yi yönetenler var ya… İşte onlar UBP'li değil. UBP'yi ele geçirdiler ve gerçek UBP'lileri dışlıyorlar. Uyanın ey UBP'liler… Partinize sahip çıkın, İrsen Bey’e bırakmayın…"
Devamla da, UBP'lilere mesaj vermeyi sürdürdü ve kendi adını UBP'den silmek isteyenler olduğunu belirtti.
Bu da ben değilim herhalde…
İrsen Küçük ve ekibidir…

Peki neden?
Eroğlu, neden böyle bir mesaj vermek istedi.
Cumhurbaşkanısınız…
Parti için bir iddianız yok…
Siyasette de bir beklentiniz yok…
Neden endişeniz var o zaman?
Bunun cevabını da Eroğlu kendisi verdi…
"Ben 37 yıllık UBP'liyim. Kurultay kararı ile de bu partinin yaşam boyu doğal lideriyim…"
Yani, özeti…
"Ben UBP'yim…"

Sorun da bu…
İşte sorun da bu.
Çünkü Dr. Derviş Eroğlu, Cumhurbaşkanı olsa da UBP'yi yönetmek istedi.
Bir şeyi hesap etmedi…
37 yıl kendisi ile yan yana, karşı karşıya siyaset yapan İrsen Küçük'ü istediği gibi idare edebileceğini düşündü…
Küçük'ün yıllarca beklediği makam UBP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık’tı…
Ve elbette Küçük ailesinin Denktaş ailesine kaptırdığı toplum liderliği…

Küçük nakış gibi işledi
İrsen Küçük, altı aylığına Başbakan olmuştu…
Devredeceğini düşünenler yanıldı…
Eroğlu da…
"Küçük'ü ben Başbakan yaptım" deyip duruyor…
Küçük, Başbakan olduğu günden itibaren bugünleri düşledi…
Bugünlere ulaşmak için de sürekli kumpas kurdu…
Önce aday olmayacağım dediği kurultaya Eroğlu desteği ile girerek 2 yıl daha Başbakanlığı garantiledi.
Sonra da Eroğlu'nu UBP'den silme projesini devreye koydu (Bu tespiti yapan Sayın Eroğlu)…
Parti Meclisi'ni ele geçirdi…
Belediye başkanlarını yanına aldı…
Milletvekili çoğunluğunu sağladı…
Şimdi istediği kuruldan istediği kararı çıkarabiliyor.
Ancak Küçük'ün bu hırsı da UBP'yi böldü…
Eroğlu'nun benzer hırsları da daha önce UBP'yi bölmüştü…
Taban hep UBP'ye sahip çıktı…
Bakalım, Eroğlu gibi bir liderlik sergileyebilecek mi İrsen Küçük…
UBP'yi bu kaostan kurtarıp iktidara taşıyabilecek mi?

Eroğlu taraf olarak Küçük'e yardımcı oldu Eroğlu kendisine sormalıdır:
– Sadece Küçük değil, herkes beni terk etti. Sadece makamdan alınanlar benim yanımda… Neden?
Sorunun cevabını da ayrıca tartışırız.
Günün sonunda bir benzetme ile yazıyı tamamlayalım.
– Tilki kendisi için tehlike gördüğü herkesi bir kümeste topladı… Şimdi de içinden seçim seçip yiyor…

///////

Mağusa İlçe Başkanı neden önemli?
Afet Özcafer için henüz verilen bir ihraç kararı yok.
İstemi var…
Yani yasal süreç devam ediyor.
Belki de ihraç olmayacak.
Ancak İrsen Küçük süratle yeni bir ismi oraya atamak istiyor.
Gerekçesi ne:
"Özcafer bu sürede UBP'den kopmalar örgütleyebilir, partinin gücünü kırabilir."
İlçe başkanlığı için Küçük'ün çok güvendiği ve örgütleri de tanıyan bir isim ilçe başkanı olacak.
İki güçlü aday var.
Birincisi Sunat Atun…
Atun bu sürede bakanlığı bırakabileceğini Küçük'e iletti.
Gerekçesi de, "Örgütleri tanıyorum ve toparlayabilirim…"
Diğer isim ise Gürsel Uzun. Küçük'ün gerçekten güvendiği birkaç isimden biri.
Atun ve Uzun arasında bir seçim yapabilir Küçük.

Hasipoğlu ve Avcı istekli
Ahmet Eti de seçim sonuna kadar ilçe başkanlığı yapabileceğini Başbakan’a bildirdi. Plase Eti olabilir.
Sürpriz isim ise Turgay Avcı.
Olaylı bir şekilde UBP'den ayrılan ve halen tabanla problemleri olan Avcı, ilçe başkanlığı için istekli.
Gerekçesi ne?
Ben sadece tahmin yapabilirim.
Tabana daha kolay ulaşmak ve vekillik için avantaj sağlamak istiyor olabilir…
Hasipoğlu da bakanlıktan ayrılmadan seçime kadar ilçe başkanı olabileceğini vurgulasa da, iki makam bir arada UBP için uygun değil…
Göreceğiz…

///////////

Yorgancıoğlu ne yapmamalı…
CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu şimdi çok rahat…
Tek talebi, CTP lideri olarak seçime girmekti.
Parti Meclisi kurultayı beş ay erteledi…
CTP seçimden zaferle ayrılırsa, kuvvetle muhtemel, beş ay sonra da karşısına aday çıkmayabilir…
Özkan Yorgancıoğlu'yla ilgili bir tespitim var…
Bugüne kadar, yapılan her konuşmayı…
Atılan her adımı…
Yapılan her yorumu…
Kendisine yönelik bir komplo olarak algıladı.
Odasına kapandı…
Komploları göğüsleme gibi bir refleks geliştirdi…
Şimdi rahatlamıştır…
Seçime başkan olarak giriyor ve başarılı olmak zorundadır…
Aynı şekilde davranırsa…
Yani, "bana yakın olanlarla yürürüm, olmayanlardan uzak durmalıyım" demeye devam ederse…
CTP ile birlikte kendisi de kaybedecek.
Odasını herkese açması gerekiyor.
Herkesle görüşmek, barışmak, yüzleşmek ve sorunları temizlemek Özkan Bey’in görevidir.
Bu ortamı düzeltmeden seçime girecekse…
Başbakan olsa da, bu yapıdaki bir siyasi parti ile ülkeye faydalı olması olası değildir.
Hele seçim sanığında CTP'li etkili isimlerin birbirini temizlemesi ile sorunları çözebileceğini düşünen varsa…
Yanılgı büyüktür…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil