04 Aralık 2016

Meğer kimse hazır değilmiş…

Haber İçi Üst

Seçimlere 40 günden az bir süre kaldı. Ancak partilerdeki aday ve sıra kavgaları sürüyor. Daha birkaç ay önce “erken seçim” naraları atan partilerin, aslında seçimlere hazır olmadıklarını görüyoruz…

CTP adaylarını ilk açıklayan parti olarak bir avantaj elde etmiş gibi değerlendirilebilir. Parti içi çekişmeler bir yana bırakılmış, tüm örgütlerde tek hedef seçimlerde iyi bir sonuç elde etmek. Tüm kırgınlık ve hesaplaşmalar bir tarafa bırakılarak bir bütün halinde son hız çalışıyorlar. Kesilecek bir hesap varsa da, bunlar seçimlerin sonuna ertelenmiş görünüyor…
Ben bu satırları yazarken CTP’den sonra TDP’nin de adaylarını açıkladığını öğrendim. TDP, ada sathında örgütlenmesini tam başaramasa da, özellikle büyük ilçelerde iyi bir ivme yakalamış gibi görünüyor. Bu seçimlere genç bir kadro ve yeni yüzlerle girmenin avantajını kullanmak isteyecektir. Bu seçimlerde iktidara talip bir parti görüntüsü vermese de, mevcut sayısına getirebileceği artış bile, TDP’yi olası bir koalisyonda kilit parti durumuna getirecektir…
UBP ve DP-UG demek ki henüz parti içi krizi aşamamış. Son gün olan 21 Haziran’ı beklemeyi tercih edecekler. Böylece itiraz ve şikayetler için de zaman kazanmış olacaklar ve işi oldu bittiye getirmeye çalışacaklar… Hemen hemen ayni tabana sahip UBP ile DP-UG’yi, ayrı değerlendirmek yerine, ikisini aynı potada değerlendirmek daha doğru olacak sanırım. Sonuçta herhangi birisinin artısı, diğerinin eksisi olacağına göre, sonuçları iki parti arasındaki gel-gitler belirleyecek. Özellikle son günlerde, iki partide yaşanan ve istifalara kadar giden sıkıntılar durulacağa benzemiyor. Sırasını beğenmeyen, adaylığı onaylanmayan veya herhangi bir talebi yerine getirilmeyenlerin iki parti arasında mekik dokuyacağını göreceğiz. Ve seçimlerde en önemli faktör, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun tutumu olacak. Partilerüstü ve devletin başı olarak tarafsız olması gereken Eroğlu’nun, tıpkı kurultayda olduğu gibi, yine taraf olacağından kimsenin kuşkusu yok. Derviş Bey gibi, siyasette önemli bir güç olan birisinin tercihlerinin, destek verdiği partiye bir avantaj sağlayacağı düşünülebilir. Ancak bakalım bu kez öyle mi olacak?
Kamuoyunda bu seçimlerle ilgili çeşitli görüşler var. Karma oyların seçmenin birinci tercih olacağı konuşuluyor. Her ne kadar partiler kesin adaylarını belirleyip meydana inmeseler de, şu anki görüntü, seçmenin oy tercihindeki kriterinin değiştiği yönünde. Yarın meydanlar dolmaya başladığında bu yapı değişir mi bilemem ama sonuçta özellikle sağ partilerdeki oy kaymalarının ve tercihlerin, seçim sonuçlarına etki edebileceğini söyleyebiliriz… Bunca yıldır bu siyaseti izleriz, ama bu seneki kadar belirsiz bir seçim hiç görmedik. Sonucu tahmin etmek için müneccim olmak gerekiyor.

Liste kavgasından, seçim bildirgelerine de sıra gelmiyor. Birçok parti, aday kavgaları nedeniyle henüz daha seçim programını, vatandaşa neler vaat edeceğini, nasıl bir politika yapacaklarını bile bilmiyor. Hoş, vatandaşın artık boş vaatlere, hayali projelere karnı tok. Partiler vatandaşı inandıracak, zedelenen güveni tekrar sağlayacak akılcı politikalar üretmek zorunda. Ama seçime bir ay kaldı, ortada tek bir program bile yok… Kısacası bu seçim, kriterleri bile belli olmayan bir seçim olacak…

 

YERİN KULAĞI VAR
40 GÜNE SIĞAR MI: Başbakan Sibel Siber, gerçekleştireceği çalışmalarda, özelde ve kamuda sorunlara daha hızlı çözüm bulabilmek için, vatandaşlardan görüş ve önerilerini iletmelerini istemiş. Şunun şurasında seçime ne kaldı ki? Duyan da seçim hükümeti değil, sanki 5 yıllık icraat hükümeti sanacak. Merak ediyorum, gönderilecek görüş ve öneriler ne zaman değerlendirilip de hayat bulacak söyler misiniz? Bence gelecek görüşler, parti programlarının yazılmasına ışık tutacak…
CUMHURBAŞKANI TUTUM DEĞİŞTİRDİ: Cumhurbaşkanı’nın son iki gündür faaliyetlerini ilgi ile izlemekteyiz. Önce Başbakan Siber ile bir yemekli toplantı, ardından Dışişleri Bakanı Erk ile görüşme, servis edilen haberler ve fotoğraflar… Yeni hükümetle görüşmesi iyi güzel tabii, olması gereken de bu. Ancak hafızanızı bir yoklayın bakalım. İrsen Küçük ya da Hüseyin Özgürgün’le en son ne zaman böyle görüşmeler yapmış, böyle görüntüler vermişti? Ben hatırlayamadım. Bu, Eroğlu’nun bulunduğu makamın gereği olan çalışmalarını, şahsi değerlendirmeleriyle, kişisel tutumuyla yürüttüğünü gösterir. Devlet işleri son dönemde, tümüyle şahsi kavgaların kurbanı olmuştur. Eroğlu’nun bu konuda her zaman yaptığı gibi, karşı tarafı suçlayabileceğini de sanmıyorum. “Çağırdım ama gelmediler” diyemez herhalde.

GİTTİKLERİ YERİ DAĞITTILAR: 8’ler UBP’nin başını ağrıttıktan sonra, şimdi gittiler, DP’yi darmadağın ettiler. Her dakika yeni bir ses çıkıyor. O olmazsa istifa ederiz, bu yapılmazsa istifa ederiz. Eh, onlar bu istifa silahını kullanmaya alıştılar… Diğer yanda Serdar Denktaş da hem geçmişte yaptığı seçimlerin ve son dönemde 8’ler olayına gözü kapalı dalmasının bedelini ödüyor…

SERTOĞLU NERELERDE: Lefkoşa Belediye Başkanlığı seçimlerinde UBP adayı olarak seçimlere giren ve beklentilerin çok üzerinde oy alan KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu’nun bu süreçte adını duyan yok. UBP’yi dipten alarak ikinci sıraya taşıyan Sertoğlu’nun bu seçimlerde partiye katacağı çok şey varken, bakıyorum da aday listelerinde adı bile geçmiyor. Bu Sertoğlu’nun tasarrufu mu, yoksa parti mi düşünmüyor bilemem ama eğer parti düşünmemişse çok yazık etmiş…

TATAR’IN HESABI TUTMADI: Mahkeme kararına rağmen, emeklilerden kestiği yaklaşık 10 milyon lirayı, üzerinden yıllar geçmesine rağmen ödemeyen ve “kaynak yok” bahanesine sığınan eski Maliye Bakanı Tatar, bu ödemeyi hemen seçimler öncesi yapıp, kendisine siyasi bir avantaj sağlamayı düşünüyordu. Ancak erken seçimin gündeme gelmesiyle birlikte, Tatar’ın bu hesabı ters tepmiş ve avantaj yerine dezavantajı olmuştur…

ESAS SUÇLU: Eski Kültür Ataşemiz Necati Şaşmaz, bu unvanın kendisinden geri alınmasına çok üzüldüğünü belirterek, “Ben suç mu işledim?” yorumunu yapmış. Doğru, bu konuda Sayın Şaşmaz’ın bir suçu yok. Birileri kendisine bu payeyi altın tepsi içinde sunmuşlar, o da kabul etmiş. Burada esas suçlu olan, çıkar hesapları yaparak, onu bu görevle ödüllendirenlerdedir…

MAAŞLARI ÖDEDİM: Ersin Tatar, 4 yıllık bakanlığı döneminde en büyük başarısını, “Çok büyük sıkıntılar yaşanmasına rağmen her ay maaşları gününde ödemek” olarak açıkladı ve “Şükür Allah’a” dedi. Ne ile övündüğüne bakar mısınız? Aslında Tatar’ın bu sözlerinde, yeni hükümete bir ince mesaj var gibi geldi bana…

YDÜ YANLIŞ ADAM YOLLADI: Aday belirlemede kontenjanı duydum da “iş adamına ayrılan” kontenjanı ilk defa duydum. UBP Lefkoşa’da dördüncü sırayı YDÜ’ye ayırdı. Günlerce de YDÜ’den isim önerilmesi beklendi. Hüseyin Gökçekuş dendi, Şenol Bektan dendi. En sonunda, UBP’ye UBP’li olmayan DP’li Ahmet Savaşan’ı seçti Suat Günsel. Ahmet Savaşan da buna evet dedi. Siyasi partilerle iş adamları arasındaki ilişkiler bu noktaya geldiyse, İrsen Küçük’ün kendisini bir kez daha sorgulaması gerekmektedir.

ZİRVEDEKİLER

Doğal Temizlik: “Yerimi beğenmedim, istifa ederim ha”… Ne demek bu? Tercüme edelim; “Benim gözüm koltuktan başka bir şey görmez. İsmimi başlara koyarsanız, mühürden çıkarım, koymazsanız, benim omurgam mı var, çeker başka partiye giderim” demek. Bu seçim dönemleri iyidir aslında. Kimin, neyin peşinde olduğu bir güzel ortaya çıkar. Çıkar çıkmasına da, keşke unutulmasa…

DİPTEKİLER

Siyasi Fırıldaklar: Bu ülkede yaşananları gördükten sonra, hala siyaset yapmak isteyen dürüst politikacılara acıyorum. Daha düne kadar azılı düşman gördükleri, haklarında demediklerini bırakmadıkları insanlarla bir anda sarmaş dolaş olmaları mide bulandırıyor. Amaçları ne bir siyasi öngörü, ne de inanç. Her şey menfaat endeksli. Tabii suçlu, sadece bu tür fırıldaklar değil, onlara kol kanat gerenlerdir de…

Larnaka’ya bağlı “Hirokitia” ve civarında dün sabah 10.30 sularında başlayan geniş çaplı yangın Güney’i korkuttu

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam