06 Aralık 2016

MARAŞ’TAN BAŞLASAK…

Haber İçi Üst

Ne garip bir sorudur; Maraş’ı şimdi mi açalım yoksa bütünlüklü bir çözüme mi saklayalım.

Garip bir sorudur çünkü kimse bu sorunun cevabıyla ilgilenmiyor.
Birkaç ilgili inisiyatif, dernek ve sendikanın dışında bu soruya cevap arayan yok, yani kendi başına kalmış garipler gibi.
Avrupa Birliği merkezinde konu pişiriliyormuş, Rum tarafında hem heyecan hem de endişe varmış.
Baksanıza bizim tarafa herkes kendi keyfinde.
Konunun bir numaralı sorumlusu olan Cumhurbaşkanı dahi.
Bu yazıda, böylesi garip bir sorunun yanıtını arayıp duracağız beyhude bir şekilde.
Türk tarafının en büyük utancına dönüşen hayalet şehir için yine mürekkep tüketeceğiz.
Bundan önce tüketilen tonlarcasından başka birkaç damla daha.

      ***

Kıbrıs sorununu çözmek için sürdürülen görüşmeler malumdur ki koptu.
Güney’deki başkanlık seçiminden ve başkanın değişmesinden sonra ortaya çıkan ekonomik krizle boğuşan Rum tarafı görüşmelere ara verdiğini duyurdu.
Ne zaman başlayacağı ise belli değil. Birleşmiş Milletler yılsonuna doğru başlatmak için uğraşıyor ama pek de umutlu bir ortam yok.
Zaten görüşmelerin hangi zeminde başlayacağı da ayrı bir sorun olarak ortada duruyor.
Hristofyas ile Talat’ın vardığı uzlaşmalar bellidir ki ortadan kaldırılacak.
Hristofyas ile Eroğlu zaten bir hava kesmemişlerdi.
Dolayısı ile görüşmelerle ilgili durum şudur;
Ne tarihi bellidir ne de zemini.
Bu tespiti “Maraş görüşmelerin bir parçasıdır” tezine karşı ortaya koymuyorum.
Maraş ve Kıbrıslı Türklerin Mağusa Limanı ile Ercan Havaalanı üzerinden uluslararası sisteme dahil olması elbette bütünlüklü bir çözümün parçasıdır.
Ve ancak bütünlüklü bir çözüm olunca Maraş eski sahiplerine sorunsuz bir şekilde iade edilir. Kıbrıslı Türkler de hava ve deniz ulaşımında söz sahibi olur.
Ve fakat çözüme ulaşacak görüşmelerin ne zamanı bellidir ne de zemini.
Dolayısı ile belirsiz olanı beklemek mi gerekiyor?
Yoksa Maraş’ı hiç zorlamayıp, bütünlüklü çözüme mi odaklanmak gerekiyor?

      ***

Doğrudur, güven yaratıcı önlemler Kıbrıs sorununun çözümünün yerini tutamaz.
Zaten güven yaratıcı önlemlerle devam etmek ve çözümü ertelemek Kıbrıs Türkü için felaket olur.
Kıbrıs Türkü’nün ihtiyacı olan uluslar arası hukuka ve uluslar arası sisteme legal bir şekilde dahil olmaktır.
Bunun yerini hiçbir şey almamalıdır.
Bunun için çözüme odaklanmalıyız.
Fakat güven yaratıcı önlemlerin gücünü de görmezden gelmemeliyiz.
Güven yaratıcı önlemleri çözüme ulaşacak bir basamak olarak kullanmalıyız.
Bu çerçevede;
Maraş, Birleşmiş Milletler’in kontrolünde eski sahiplerine iade edilse, Maraş’ın inkişafında Kıbrıslı Türk ve Rum şirketler ile işçiler çalışsa, Maraş her iki tarafın da serbestçe kullanacağı bir alana çevrilse, bu çerçevede Mağusa Limanı ve Ercan Havaalanı uluslararası trafiğe uygun hale getirilse Kıbrıs Cumhuriyeti’nin engellediği fasıllar Türkiye’ye açılsa…
Fena bir plan gibi durmuyor.
Belki çözümü tetikleyici de olur.
Kıbrıs sorununun çözümünde sonuçta herkes kazançlı çıkmayacak mı?
Maraş’tan başlasak derim…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam