08 Aralık 2016

Malumun ilanı…

Haber İçi Üst

Ülkeye bir kez daha zaman ve enerji kaybı yaşatıldı…
Oysa seçim sonuçları açık ve netti. CTP ya UBP ile ya DP-UG ile hükümet kuracaktı. Diğer alternatifler matematikseldi o kadar…
Ülkede köklü reformların yapılabilmesi için gereken geniş tabanı oluşturabilecek olan CTP-UBP formülünü, başta Mehmet Ali Talat olmak üzere bir çok kesim savunsa da, CTP tabanının ve özellikle CTP’ye hakim yeni anlayışın UBP ile hükümete, tartışmasız “hayır” dediği ortaya çıkmıştı. Bence bir çeşit “önyargı” olan bu görüş egemendi ve eninde sonunda DP-UG ile olacağı kesindi…
“Hayırlısı olsun” başlıklı ve 21 Ağustos tarihli yazımda; “…Ancak gidişat onu gösteriyor ki, içinde bulunduğumuz hafta içerisinde bu iş bitecek gibi. Biraz mecburiyetten, biraz da kamuoyu ve partililerin baskısı ile CTP, bu nikahı DP-UG ile kıyacak” diye yazmıştım. Sağolsunlar beni yanıltmadılar…
Bu süreçte DP-UG’nin, pazarlığı yüksek tutma taktiklerine karşı, kararlı bir tutum belirlenememesi, ülkenin tam bir ayına mal oldu… Oysa, usta bir müzakereci heyet, bunun böyle olduğunu sezerek, taşlarını doğru oynayabilir, sonucu daha erken getirebilirdi. Ancak CTP içindeki derin çekişmeler nedeniyle Yorgancıoğlu yönetimi, inisiyatif kullanamadı…
DP-UG’nin de, ne kadar kıvırırsa kıvırsın, uzlaşma noktasına geleceği ta başından belliydi. Hani bakın, ne Maliye ısrarı kaldı, ne İçişleri. İş sıkıya girince, hepsinden bir anda vazgeçti. Ama CTP, yok ilçelere gitti sordu, yok UBP ile görüşme kararı çıkarttı, bekledi. Döndü, mecburen göstermelik bir iki UBP görüşmesi yaptı…
Beklenen oldu ama bu noktada sadece DP-UG’nin oyalama taktikleri deşifre olmadı. CTP’nin hedefe giderken her şey mübah anlayışıyla, UBP’yle oyuncak gibi oynaması da, kendine güvensiz bir duruşu olduğu da deşifre oldu. Ayrıca UBP’nin müstakbel yönetiminin “Ne iş olsa yaparız abi” durumu da deşifre oldu. Sizin anlayacağınız tam bir ciddiyetsizlik yaşandı…
Bir şey daha hatırlatmam lazım. Hani 2004 Ocak’ında, “Eroğlu’na proksi verdim” diyen Serdar Denktaş’ın, gizlice CTP’yle anlaşması gibi bir tekerrür de yaşadık. Tarih tekerrürden ibaret denir ya, inşallah kurulacak hükümetin akıbeti de tekerrür olmaz…

YERİN KULAĞI VAR

YENİ HAFTAYA YENİ HÜKÜMET: Koalisyon görüşmelerinden beklenen sonuç çıktı. Bir ayı aşkın bir süredir kurulamayan hükümette nihayet sona gelindi. CTP ile DP-UG büyük ölçüde anlaştılar. Bir aksilik olmazsa bugün veya en geç yarın, yeni kabine Cumhurbaşkanı’na sunulacak. Ne diyelim hayırlısı olsun. Esas kavga bakanlıklar açıklandıktan sonra başlayacak. Heveslileri o kadar çoktu ki…

SERDAR’IN DİRENCİNİ UBP KIRDI: CTP, DP-UG ile görüşmelerin tıkanması üzerine aslında hiç de niyeti olmamasına karşı UBP kartını açarak, DP-UG’nin direncini kırmayı başardı. Serdar Denktaş, CTP’nin UBP blöfünü görmeyerek, geri adım attı ve CTP’nin istediği kıvama geldi diyebiliriz. Belki de ilk kez UBP bilmeden bile olsa, CTP’nin işine yaradı…
MECLİS ANAYASA’YI ÇİĞNİYOR: Diğer kurumlarda olduğu gibi Meclis’i de kendimize benzettik. Anayasa’nın amir hükmüne (Madde 81) rağmen Meclis iki birleşimdir toplanıp, “Başkanlık Divanını”, yani Meclis Başkan ve Yardımcısı ile Katiplerini seçemiyor. Gerekçe ise sürdürülen hükümet görüşmeleri. Ve ne üzücüdür ki Anayasa’nın ilgili maddesini bizzat, üzerine yemin eden vekillerimiz çiğniyorlar…

SANKİ SORAN VARMIŞ GİBİ: Dışişleri Bakanı Kutlay Erk, “Bölgedeki mevcut çatışma ortamını daha da körükleme tehlikesi taşıyan böylesi girişimlerde adanın bir sıçrama tahtası olarak kullanılmasını kabul etmemiz mümkün değildir” demiş. Sanki öyle bir girişim olacaksa eğer, bizden izin mi alacaklar sayın bakan? Bu açıklamalarla komik oluyoruz…

HAZIRLIKLAR NE DURUMDA: Suriye’ye yapılacak askeri müdahaleye saatler kalmasına rağmen, bizim hükümetten çıt yok. Kıbrıs bu kez, olası bir savaşın yakından etkileyebileceği ülkeler arasında gösteriliyor. Hükümetin ya da sivil savunmanın bu konuda bir hazırlığı olup olmadığını bilmiyoruz. Alarmlar, sığınaklar filan. En azından içimizi rahatlatacak bir açıklama yapamazlar mı?

SENDİKALAR NEREDE: Üreticiler, sanayiciler bir bir seslerini yükseltip, hükümetin bir an önce kurulmasını, sorunlarının çözülmesini talep etmekteler. Ya çalışanlar? Ya asgari ücretliler? Sterlinin 3 sınırını, doların 2 sınırını aştığı bir ortamda yerle bir olan kesimler? Onların sesini duyuracak olan kim? Sendikalar tabii? Neden sesleri çıkmaz? Neden kurulacak hükümetin önüne kayıplarını koymazlar? Sendikalar bugün için değil midir? Bence üyeleri bu durumu bir değerlendirmeli…

POLİS DE HÜKÜMETİ BEKLİYOR: Polis teşkilatı da, yapılan terfi ve tayinlerin hayata geçmesi için hükümetin kurulmasını bekliyor. Bilindiği üzere temmuz ve ağustos ayında poliste gerçekleştirilen tayin ve terfilerin hayata geçmesi için ağustos ayının sonuna kadar hükümetin kurulup kararları onaylaması gerekiyor. Sizin anlayacağınız hükümetin gecikmesi polisi de yakından ilgilendiriyor…

ZİRVEDEKİLER
Fellahoğlu-Yorgacis:
Aklın yolu budur işte. Lefkoşa’nın iki belediye başkanı, BM’ye başvurarak, adanın tümünde kullanılmak üzere yangın helikopteri alınması talebinde bulunmuşlar. BM ya da AB. Hangisi olursa olsun. Arayış da, proje de çok mantıklı, mutlaka sürdürülmeli…

DİPTEKİLER
UBP:
Koca UBP rezil rüsva oldu. Olmayacağını bildikleri halde CTP ile koalisyon pazarlığı yapmaya kalktılar. Başı, sonu belli olmayan partide bazı hevesliler de sırf koltuk uğruna kendilerini CTP’ye kullandırarak, hem kendilerini, hem de partilerini rezil etti. Koltuk hırsı gözlerini öyle bir bürümüş ki, etraflarında dönenleri dahi anlayamaz durumdalar…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil