10 Aralık 2016

MAAŞLAR VE BİR KUTSAL DÜŞÜNCE…

Haber İçi Üst

Maliye Bakanı’nın ifadesine göre “teknik nedenlerden dolayı” maaşlar gecikmeli ödendi.

Teknik nedenlerin detayları elbette halkı ilgilendirmez.
Halkı ilgilendiren maaşların gününde ödenmesidir.
KKTC’de maaşların ödenmesi için Türkiye’de kaç kişinin imza atması gerektiği çok küçük bir detaydır.
KKTC’de yaşayanların bilmesi gereken şudur;
Türkiye her yıl bütçeye 300 milyon lira katkı yapmazsa KKTC’de maaşlar ödenemez.
Veya ödenir de bu düzende ödenemez.
Bundan önceki hükümetin kurduğu düzende imzalanan ekonomik protokol çerçevesinde maaşlar da ödeniyordu.
“Ben bu protokolü istemem” demek “maaşların ödenmesi için Türkiye’den para istemem” demekle eşdeğerdir.
Bu durumda iki seçenek vardır.
Ya maaşları düşürüp yani maaşlardan kesinti yapıp KKTC maliyesinin aylık kazancı kadar maaş ödemek ya da protokole uyup, protokolü harfiyen uygulayıp maaşları ödemek.
Bir üçüncü yol mevcut değildir.

      ***

Ankara’daki bürokrasi maaşları gecikmeli ödemekle ciddi bir hata yaptı.
Ortada Meclis’ten güvenoyu almış legal bir hükümet vardır. Dolayısı ile devletlerin devamlılığı ilkesi geçerlidir.
Bu hükümet geçici bir hükümettir. Sadece seçimlere kadar görev yapacaktır.  Dolayısı ile bu hükümete ekonomik protokolü hatırlatıp “buna uyun” demek abesle iştigaldir.
Bu hükümetin bir şeye uyacak hali yoktur. Ömrü de 29 Temmuz sabahına kadardır.
Dolayısı ile bu hükümete maaşları ödettirmeyip de gövde gösterisinde bulunmak, Kıbrıs Türkü’ne karşı yapılmış bir yanlış olarak algılanmıştır.
Türkiye’nin Kıbrıs Türkü’ne yanlış yapacak lüksü yoktur.

      ***

Eskiler “her şerden bir hayır doğar” derler.
Yani her kötülükten bir iyilik doğabilir anlamına gelir bu atasözü.
Maşların gecikmeli ödenmesiyle ilgili sendikaların tepkilerini olumlu buldum.
“Biz maaş almamaya da razıyız” dediler.
Gerçi toplumun geneli bu düşünceye destek veriyor mu bilmiyorum ama en azından sendikaların maaş bağımlılığına karşı çıkmaları ilerisi için olumlu bir adımdır.
“Kendi maaşımız biz ödeyeceğiz” fikri Kıbrıs Türkü’nün mutlaka yaşama geçirmesi gereken kutsal bir fikirdir.
Seçim sonrası bu konu gündeme gelecek.
Sendikalar iki hareket biçimiyle karşı karşıya kalacaklar;
Ya “bizi ilgilendirmez nereden bulursanız bulun ve maaşlarımızı ödeyin” diyecekler (ki geçmişte bunu söylüyorlardı) ya da “ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız” deyip devlet maliyesinin ödeyebileceği kadar maaşa razı olacaklar.
Tabii hemen belirtelim, konu sadece maaşlarla sınırlı da değildir.
Hayvancılar, çiftçiler, narenciyeciler, patates üreticileri ve diğerleri sırada beklemektedirler.
Kıbrıs Türkü kendi kendiyle bu hesaplaşmayı yapıp aklın yoluna varacak mı yoksa bu bağımlılığa razı kadroları iş başına getirecek mi?
Bence bu seçimlerin yanıtlanması gereken sorusu budur…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil