10 Aralık 2016

Loğoğlu: `İktidar Kıbrıs meselesini ihmal etti`

Loğoğlu: `İktidar Kıbrıs meselesini ihmal etti`
Haber İçi Üst

'CHP HEYETİNİN SURİYE TEMASLARINA İLİŞKİN RAPORU, DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NA İLETTİK. GENEL BAŞKAN KILIÇDAROĞLU, BM GENEL SEKRETERİ'NE BİR MEKTUP GÖNDERDİ''

''İKTİDAR, KIBRIS MESELESİ GİBİ MİLLİ DAVAYI, SURİYE VE DÜNYA DÜZENİNİ DEĞİŞTİRME DIŞINDA GÖZÜ BAŞKA BİR KONUYU GÖRMEDİĞİ İÇİN İHMAL ETTİ''

Loğoğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Kıbrıs, Suriye ve dış politikadaki diğer gelişmeleri değerlendirdi.
Loğoğlu, Kıbrıs konusunun, bütün siyasi partilerin, öteden beri milli dava olarak nitelediği bir sorun olduğunu ifade etti.

Güney Kıbrıs'taki başkanlık seçimi sonrasında, yeni başkanın daha mutedil, çözüme yakın bir anlayışa sahip olduğu izlenimin bulunduğunu belirten Loğoğlu, ''Bu ılımlı söylemin arkasını getirebilecek adımlar atabilirse, çözüme yönelik katkı yaparsa itirazımız yok. Ancak biz daha önce de Güney Kıbrıs'ta ılımlı liderler gördük ama hiçbiri Kıbrıs Türk halkıyla siyasi anlaşma ortamına kendilerini getiremediler. CHP olarak çözümün arkasındayız yeter ki bu çözüm, tarafların siyasi eşitliği ve adadaki iki devletin varlığı esasına dayalı olsun'' diye konuştu.

Loğoğlu, bugünkü iktidarın, Kıbrıs meselesi gibi milli davayı; Suriye ve dünya düzenini değiştirme dışında gözü başka bir konuyu görmediği için ihmal ettiğini, Kıbrıs meselesinin arka planda kaldığını savundu. Loğoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''AKP Hükümeti'nin Kıbrıs politikası ve icraatı, Kıbrıs'taki Türk toplumuna, oradaki halka, yöneticilere hakaretin ötesinde bir anlam taşımayan birtakım çıkışlarla sınırlı kalıyor. Madem karşımızda, barışa yakın bir yönetim algısı da var, o zaman AKP Hükümeti, 'Bak kardeşim madem çözümden yanasın doğu Akdeniz'de başlattığın petrol ve doğalgaz sondaj çalışmalarını, KKTC ile işbirliği halinde yürütmeyi kabul edeceksin, bunu talep ediyorum' desin o zaman, biz bu politikanın arkasında dururuz. Rumlar, doğu Akdeniz'deki petrol ve sondaj çalışmaları konusunda aldı malı götürdü. Bizimkiler kuru gürültü dışında bir şey yapmadı. Şimdi zamanıdır. Hükümet'ten, 'Madem barış istiyorsunuz, Türk tarafının haklarına saygı göstereceğinizi iddia ediyorsunuz, o zaman hayati bir konuda KKTC ile işbirliği yap, haklarını teslim et. Bu işbirliği belki adanın tamamını barışa götürür' şeklinde bir çıkış bekliyoruz.''

''SİYASİ RANT İÇİN GİTMEDİ''

Loğoğlu, CHP'den Suriye'ye bir heyetin gittiğini anımsatarak, bu ziyaretin kapsamlı bir raporunu, 15 Mart Cuma günü Dışişleri Bakanlığı ve Bakan Ahmet Davutoğlu'na ilettiklerini bildirdi.

CHP'nin, Suriye'ye kendisine bir siyasi rant sağlamak için gitmediğini belirten Loğoğlu, Suriye'de şiddetin sona ermesi, bu ülkeye barış ve istikrarın gelmesine katkı sağlayacak yol bulmak, Türkiye'nin bu konuda doğru politika izlemesine katkıda bulunmak için gittiğini söyledi.

Loğoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu imzasıyla BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'a, insani konularda yaptıkları temaslara ilişkin mektup gönderildiğini kaydetti. Loğoğlu, Suriye'de rejim ve muhalefetin elindeki tutsak gazeteciler, rejimin elindeki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, askerler, Suriye'deki olaylar nedeniyle bölünmüş aileler, Türkiye ve diğer ülkelerdeki sığınmacı kamplarında bulunan özelikle kadın ve çocukların durumu, insan haklarına ilişkin ihlalleri gündeme getirdiklerini kaydederek, ''Rejimden bu konularda yapabileceklerini soruşturduk. Heyetimize, ellerindeki imkanlar ölçüsünde bilgiler dahilinde, bu konularda yardımcı olmaya çalışacakları, bunların insani konular olduğunu belirttiler. Bunları mektupta da paylaştık'' dedi.

Şiddet olaylarını, ister rejim ister muhalefetten kaynaklı olsun kınadıklarını ifade eden Loğoğlu, Suriye'nin geleceğinin belirlenebilmesinin, Suriye halkına ve onların vereceği kararlara ait olduğunu kaydetti.

''AKP'NİN SURİYE POLİTİKASI BENİMSENMİYOR''

Loğoğlu, kamuoyu yoklamalarında AK Parti'nin Suriye politikasının, Türk halkı tarafından benimsenmediğini; AK Parti seçmenleri arasında da bunun görüldüğünü öne sürdü. Loğoğlu, ''Bu gerçeğe rağmen Hükümet, başarılı bir Suriye politikası izliyormuş da CHP engel oluyor, taş koyuyormuş gibi izlenim var. Bu tablo karşısında ancak el insaf diyebilirim. CHP, Esad rejimini desteklemiyor, hiçbir zaman ağzımızdan çıkmadı. Esad'a ne 3 yıl, ne 10 yıl önce, ne de bugün 'kardeşimiz' dedik. Barış gelecekse rejim ile muhalefet arasında görüşmeler kanalıyla gelecektir'' görüşünü dile getirdi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, Diyarbakır'da yaptığı açıklamaya işaret eden Loğoğlu, ''Türkiye'nin içinde bulunduğu içerideki ortam, bölgedeki dinamikler böyle hayalci bir anlayışa dayanan dış politikaya izin vermiyor. Dışişleri Bakanı'na tavsiyemiz bir an önce Dışişleri kurmaylarıyla oturması, izlediği bütün politikayı baştan aşağı gözden geçirmesi, bu politikayı Türkiye'nin çıkarlarına uyumlu hale getirecek köklü politika değişikliğine gitmesidir. Aksi halde dış politikada çok daha sıkıntılara yol açabilir. Eğer bölgesel, küresel lider olmak istiyorsan 'ben güçlüyüm, büyüğüm, liderim' diyerek olmaz. Bu ancak icraatla, bölgeye getirdiğin istikrarla, barışa katkıyla, insanların hayatlarına getirdiğin katkıyla olur. Maalesef o noktada değiliz'' diye konuştu.

''VİCDAN MUHASEBESİ YAPSIN''

Loğoğlu, İmralı'ya 3. heyetin gidecek olmasına ilişkin bir soruyu yanıtlarken, ellerindeki somut sayılacak tek bilginin, görüşmelere dair basına sızdırılan bilgiler olduğunu söyledi.

İktidarın, benzer vaatlerde bulunduğunu ancak sözlerini yerine getiremediğini öne süren Loğoğlu, ''Bizi aldattığını söylemiyoruz ama aldattığı Kürt kökenli yurttaşlarımız vardır. Bu sefer sonucun başka olmasını arzu ediyoruz. Bunun da şeffaflık içinde halkla paylaşılarak olmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz'' dedi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, PKK'nın silah bırakmasına ilişkin gerekirse Meclis'ten yasa çıkarılabilineceğine ilişkin açıklamasının sorulmasına karşılık Loğoğlu, TBMM'nin önüne getirilecek her şeyin hukuk devleti anlayışına, Cumhuriyet felsefesine ve halkın beklentilerine uygun olması gerektiğini kaydetti.

Loğoğlu, CHP'den istifa eden Adıyaman Milletvekili Salih Fırat'ın AK Parti'ye katılacak olmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, ''Bu kararı alırken, bir vicdan muhasebesi, sadece partimize yönelik, seçmenlerine yönelik de bir vicdan muhasebesi yapmış olması gerekir. Yapmamışsa, yapmasını tavsiye ederim'' dedi.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil