08 Aralık 2016

LİLİTH Mİ YOKSA HAVVA MISINIZ?

Haber İçi Üst

“Aynı çamurdan gelmiş olmanın verdiği cesaretle bu kadın, kocasıyla musavat (eşitlik) iddia ettiği için geçinememiş ve Hazreti Adem, kendisine daha kıvrak ve uysal bir kadın vermesini Allah’tan dilemiş. İşte bundan sonradır ki feminist, isyankar ve geçimsiz Lilith köpük gibi havada sönerek ebediyete karışır.”
(Peyami Safa)

İnsanlık tarihinde ilk erkeğin Adem, kadının ise Havva olduğu öğretildi bize.
Toplumumuzda da erkeklere Adem, kadınlara Havva ismi verildi.
Özellikle de Kıbrıs’ta Havva adına sıkça rastlanmaktadır.
Erkeğine belki sualsiz itaat edebilsin diye!
Bu işte bir bit yeniği olduğunu hissettim, durdum içimden…
Zaman zaman Havva anamız ile çelişkilere düştüm.
Kızdım ona, darıldım…
Adem’in kaburgalarından yaratılan itaatkar Havva tanımına uymayanların acaba kanı mı bozuktu?
Yoksa hiç analarından çekmemişler miydi?
Bin yıllardır erkeğin üzerinden, erkek gözü ile anlamlandırmayı öğrendi Havva.
Nasıl bir kadın olacağına dair hep kurallar vardı.
Toplumundaki kurallara uymadığı zaman gizli mahkemelerce hep cezalandırıldı.
Havva hep erkeği için güzelleşecek, bakım yapacak, yemek pişirecek, erkek gözü ile nasıl iffetli kadın olunabileceğini öğrenecekti.
E hal böyle olunca Adem’in kaburgalarından yaratılan bir kadının kendini erkeğin üzerinden anlamlandırması doğaldır, pek çok davranışın alt düşüncesinde bile bu vardır, kendini bağımsız ve özgür sanan pek çok kadın bunu kabullenmese bile!
Birlikte bir suç işleyip yasak elmayı yediklerinden beridir Havva anamızdan türeye türeye Adem babamızdan üreye üreye bugünlere geldik, dayandık.
Havva gibi ulvi bir isimle adlandırılan kadının  kolayca isyan etmesi, başkaldırması, kendini bulmaya çalışması kolay olur mu?
Kaburgası ondan hesap sormaz mı?

Yapılması gereken onca şey varken bile Havva kendi için değil, bunu başkaları kendisini nasıl görüyor diyerek yapmamış mıdır?
Erkek onu nasıl görüyordur, nasıl beğenecektir, daha fazla nasıl seksi olacaktır…
Karman çorman bir erkek panayırında toplar, bombalar atılır, silahlar durmazken bu panayırın ortasında kendini bulamaz Havva.
Erkeğinin sırtını sıvazlamak, “her başarılı erkeğin arkasında durmak” onu yorsa da, iyi kadın olabilmenin puanını hanesine yazdırdığı için de elinden geleni ardına koymadı.
Havva hep erkekler ne isterle meşguldür.
Seçim meydanlarında, sosyal olaylarda, erkeğinin yanındaki yerini alır, davetlerde boy gösterir, iyi bir vitrin oluşturur.
Erkeğini çok zorlamaz, mahcup etmez, gurur duyar, elinin hamuru ile erkek dünyasına karışmaz.
Karışsa da yüzüne gözüne bulaştırır çok zaman.
Herhangi bir toplumsal olaya koşarken bile gündeme hazırlanacağına saçma sapan ev işleri ile gerilebilir, ya da bir toplantının can noktasında evde çocuğunun o olmadan uyuyamayacağı olasılığı aklına düşer, evden çıkarken eşinin yüzünün bozuk olduğunu düşünür.
Hiçbir yerde tam olamaz Havva…
Toplum içine çıktığında ürker.
Falanın kızı, filanın eşi, sonra da falancanın annesidir artık.
Gülmesi, bakması, göz süzmesi, oturuşu, kalkışı, giyinişi, davranışı çizgilerle çizilmiştir.
Yasalarda olmayan gizli kanunları uygular.
Havva bunu benimsemiş gibi görünse de, daha bir yalnız, daha bir sevgisiz ve yorgun bir halde Havva’laşır ve yükseltir, yüceltir Adem’ini…
Bir gün Havva’nın aklı karışır.
Birileri çıkıp bir şeyler yazıp çizmeye başlar.
Kendinden önce bir kadının varlığından söz edildiğini duyar Havva, sarsılır, şaşırır…
Gün gelir bir isim fısıldanır kulağına: LİLİTH…
Bu Lilith kimdi, kimin nesiydi?
Neredeydi?
Üstelik de Adem’le aynı çamurdan yaratıldığı söylenir.
Havva şaşırır, düşünür ve bulur: Lilith onun olamadığı diğer yarısıdır.
Başkaldıran, eşitlik talep eden, geçimsiz, itaatsiz tarafıdır Havva’nın…
Yıllardır öğrendiği her şeyin hesabını yeniden yapmaya başlar Havva, eksik bıraktığı ve kendinden gizlenen diğer yarısı ile yüzleştiği bir zamandadır şimdi.
Lilith, Havva’nın beslemediği, büyütemediği, unuttuğu, unutturulduğu, göz ardı ettiği kendisinden başkası değildir aslında…
Rivayete göre Adem’le ilk tanışan Lilith’ti.
Adem onunla başa çıkamamış, Lilith onu sinirlendirmiş, yormuş, usandırmış, uğraştırmıştı.
Adem itaatsiz Lilith’e tahammül edemeyerek Tanrı’dan başka bir kadın istemiş.
Bu hikaye bile erkeğin nasıl bir kadın istediği üzerine kurulu gördüğünüz gibi.
İsminin ne önemi vardı ki?

Lilith ya da Havva? Adem’le Tanrı arasındaydı anlaşma!..
Adem istedi, Tanrı yerine getirdi.
Lilith’in yerine Adem’in kendinden, kaburgasından yaratılan bir kadın talep edecek kadar Tanrı ile yakındı Adem efsanede.
Bu ilk insandan beridir değişmedi.
Kadın nasıl bir erkek istediğini talep edemedi.
Edeceği bir Tanrısı da yoktu zaten.
Olsa da kimse onu dinlemezdi.
Nasıl bir kadın isterdi Adem, insanlık bununla başlamıştı nasılsa!
Evde uysal, sorgulamayan, uğraştırmayan bir kadın istedi durdu binyıllardır Adem…
Ama hep Lilith’i, sarsıntıyı, kavgayı, aşkı, tutkuyu özledi.

Peki ama iki ayrı kadında bulunan özellikler bir kişide buluşamaz mı?
Havva’dan Lilith, Lilith’den de Havva çıkamaz  mı?
Hem Havva, hem de Lilith olunamaz mı?
Sizin öldürdüğünüz ya da yaşattığınız, susturduğunuz ya da büyüttüğünüz kadın hangisi?
***

MERAKLISI İÇİN NOTLAR:
1) Lilith’in geçmişi tek Tanrılı dinlerden çok daha öncesine, eski Mezopotamya uygarlıklarına kadar uzanıyor. Sümer ve Babil mitolojisinde Lilitu isimli bir tanrıça var. Ama Lilith isminin bu tanrıçadan mı yoksa Sami dillerinde “gece” anlamına gelen “leyl”den mi türetildiği tartışmalı.

2) Gılgamış Destanı, Kabala, Talmud, Ölü Deniz Tomarları, Tevrat gibi mitolojik ve dini metinlerde de Lilith’in ismi geçiyor. Bu metinlerde de kendisinden kötü bir cin, gece canavarı olarak bahsediliyor. Musevilik öncesi ve sonrası Yahudi mitolojisinde de Lilith’in önemli bir yeri var. Bu inanışın etkileri Hristiyanlıkta ve çok az da olsa ilkçağ mitolojilerinden en arınmış din olan İslam’da da sürmektedir.

3) Tevrat’ın ilk bölümü olan ve dünyanın ve insanın yaradılışını anlatan Tekvin’in ilk iki kısmı arasında bir çelişki vardır: İlk kısmında 1.27: “Ve Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı suretinde yarattı; onları erkek ve dişi olarak yarattı” denildikten sonra ikinci kısımda 2.18: “Ve Tanrı dedi: Adamın yalnız olması iyi değildir; kendisine uygun bir yardımcı yapacağım.” 2.22: “Ve Tanrı adamdan aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaptı” diye yazılmış.

Yani iki kısımda da kadının yaradılışı farklı anlatılmakta. Bunun sebebi de bu iki kısmın farklı dönemlerde farklı kişiler tarafından yazılmış olmasıdır (birinci kısmın M.Ö.700 civarında İbraniler tarafından, ikinci kısmın ise çok daha öncesinden Sümerler tarafından yazılmış olduğu ileri sürülmektedir). İlk kısımda sözü edilen kadın da inanışa göre Lilith’dir ve bu konu yüzyıllardır din adamları ve araştırmacılar tarafından tartışılmaktadır.

Lilith erkek egemenliğini reddedip eşitlik mücadelesi veren bir kadın olduğundan günümüzde bazı kesimlerde bir feminist idol haline geldi. Lilith’e “dünyanın ilk feministi” olarak itibarı iade edilmeye çalışılıyor. Böylesine olumsuz imaja sahip pagan dönem kökenli bir figürün yeniden öne çıkarılması kilise ve dindar çevrelerin tepkisini çekse de ABD’li Yahudi feministler “Lilith” isimli bir dergi çıkarıyor; sadece kadın müzisyenlerin katıldığı “Lilith Fair” isimli gezici bir müzik festivali düzenleniyor; alternatif dinler kurmaya çalışan kimi “New Age” grupları kendilerine bir “Lilith” kültürü yaratıyor.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil