03 Aralık 2016

Liderlik yapabilmek önemlidir

Haber İçi Üst

Bir seçimi daha geride bıraktık.

Seçimle birlikte yaşanan tartışmaları da yavaş yavaş geride bırakıyoruz.
Seçimle birlikte, Meclis’in yüzde elliye yakını yenilenmiştir.
Yüzde ellisi yenilenen Meclis’in daha önceki meclislere oranla ne kadar verimli çalışacağını ve etkin olup olamayacağını zaman gösterecektir.

Önemli olan değişikliğin şekilsel boyutta kalmamasıdır.
Meclis’te yaşanan değişimin, ülkede topyekun bir değişime kapı açmasıdır.
Gelinen aşamada, siyasi partiler sandıktan çıkan sonuçları kendi bakış açıları ile yorumlamaya devam ediyorlar.
Onlar seçim sonuçlarını yorumlarken, bizler de onların bakış açılarına göre, halkın partilere verdiği mesajların ne olduğunu öğreniyoruz
Seçmenin sandıktan çıkardığı sonuçla ne demek istediğini…
Nedense her siyasi parti, sandıktan farklı bir mesaj aldı.
Gelinen aşamada siyasi partiler sandıktan aldıkları mesajlar doğrultusunda kendilerine çeki düzen verirken, nasıl bir hükümet modelinde yer alabileceklerini de ortaya koyuyorlar.
Ama bence önemli olan hükümetin nasıl ve hangi partilerden oluşacağından çok, hükümetin programına ne yazılacağı ve uygulamaların nasıl olacağıdır.
Demokrasilerde halkın beklenti ve istekleri çok önemlidir.
Ama bazen siyasi liderlik yapmak, risk almak ve toplumu ileriye taşıyacak plan, program ve projeler ortaya koyarak halkı arkasından sürüklemek daha da önemlidir.
Sanırım gelinen aşamada ihtiyacımız halka liderlik yapacak siyasi oluşumların ortaya çıkmasıdır.

Acı da olsa ülkenin geleceği için doğruları söyleyecek oluşumların.
Vizyonu olan ve popülizmden uzak duran.
Bu kolay değildir.
Ülkede gelinen noktada çok ciddi değişim ve dönüşümlerin yaşanmasına, ekonominin sürdürülebilir bir duruma getirilmesine ihtiyaç var.
Üretkenlik ve verimliliğin artırılacağı adımların atılmasına…
Bunun için oluşacak koalisyon hükümetinin ülkenin gerçeklerini, fırsat ve riskleri çok iyi tahlil etmesi gerekmektedir.
Ülkenin geldiği aşamada hata yapma ve zaman kaybetme lüksü kalmamıştır.
Sorunlar ortadadır.

Sorunların nedenleri ve çözümlerine dönük tartışmalar yıllardır devam etmektedir.
Toplum sorunları ile ilgili olan herkes bu tartışmaları çok iyi bilmektedir.
Bu noktada en kritik konulardan biri Türkiye ile ilişkiler ve Türkiye ile imzalanan ekonomik protokol konusunda yeni koalisyon hükümetinin ne yapacağıdır.
Kıbrıs Türkü’nün Türkiye ile kavga etme lüksü yoktur.
Ayni şekilde mevcut yapı ile yola devam etmeye çalışmak da mümkün değildir.

Gelinen aşamada, önümüzde tek bir yol vardır. O da eski alışkanlıklardan kurtulmak ve değişmektir.
Başka bir alternatifimiz yoktur.

Eski alışkanlıklarla devamı zorlamak Kıbrıs Türkü’nü daha kötü koşullara sürüklemek anlamını taşıyacaktır.
Göçü ve yok oluşu hızlandıracaktır.
Bu nedenle eski alışkanlıklar değişmelidir.
Meclis’in yüzde elliye yakınının değiştiği koşullarda ülkede yapısal değişim için de fırsat ortaya çıkmıştır.
Ama bunun gerçekleşebilmesi için siyasi liderlik gereklidir.

Genel beklentiler doğrultusunda hareket etmek kolaydır ama beklentileri değil doğruları söyleyip yapmak zordur.
Doğruları yapmak cesaret ister.
Bu nedenle de gelinen aşamada önemli olan nasıl bir koalisyon hükümetinin oluşacağından çok, oluşacak koalisyon hükümetinin yapacakları, nasıl bir program ve hedefler ortaya koyacağı, topluma liderlik yapıp yapamayacağıdır. Sorunlara çözüm üretme kapasitesi ve becerisi taşıyıp taşımayacağıdır.
Artık boş laflar, sloganlarla kaybedecek zamanımız yoktur.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam