04 Aralık 2016

Lefkoşa “Fellahoğlu” dedi…

Haber İçi Üst

Aylardır nefes nefese giden yarışta son noktayı seçmen koydu ve tercihini CTP adayı Kadri Fellahoğlu’ndan yana kullandı. Lefkoşa’nın yeni başkanı yaklaşık %35’lik bir oyla, CTP adayı Kadri Fellahoğlu oldu. Bu sonuç inşallah, hem Kadri Fellahoğlu için, hem de Lefkoşa için hayırlı olur…
Dün sandıkların açılmasıyla birlikte haftalardır yarışın favorisi olarak gösterilen “oğullardan”, CTP’li olanı kazandı. Şimdi artık verdiği sözleri yerine getirmek için kolları sıvama zamanı. Temennim, hükümet bu sonuçlara bakarak, kendilerine verilmeyen oyların cezasını Lefkoşa halkına kesmeye kalkmaz, aksine desteğini tam olarak gösterir. Zira Lefkoşa’nın kurtulması, Kadri Fellahoğlu’nun tek başına üstesinden geleceği bir iş değil. Hükümetin de hem kredi konusunda, hem diğer uygulamalarda Başkan’a desteği şart. Benim bildiğim Başbakan Küçük de, aynen bu sorumlulukla davranacak bir siyasetçidir.     
Bu bir yarıştı ve bu yarışın sadece bir kazananı olacaktı. Kazanan kadar, kaybedenleri de kutlamak istiyorum. Çünkü tüm adaylar, gerçekten de kaliteli isimlerdi ve ufak tefek olayların dışında seviyeli bir yarışın parçası olarak bu sürece destek oldular…
Seçim süresince yapılan anketlerle ilgili de birkaç söz söylemek istiyorum. Sonuçlar, resmi ve gayrı resmi olarak açıklanan oranlardan çok farklı çıktı. Anketler, son güne kadar yarışın CTP ile DP arasında geçeceğini gösteriyordu. Özellikle de DP adayı Arabacıoğlu’nun, burun farkı ile bile olsa yarışı önde bitireceğini söyleniyordu. Ancak Arabacıoğlu yarışı üçüncü sırada bitirebildi… TDP adayı Suphi Hüdaoğlu ise anketlerdeki gibi % 14’lük bir oy oranına ulaşarak, partisinin oylarını ikiye katladı. Bu sonuçlara göre, CTP kazandığı için rahat, DP aldığı % 22’lik oy oranında oy ile adayının kaybetmesine rağmen oylarını artırmış olmanın buruk bir sevincini yaşayabilir. Ama son belediye seçimlerinde, yaklaşık % 60 oy ile Lefkoşa’yı kazanan ve 2009 seçimlerinde % 44 civarında bir oy alan UBP, bu sonuçlara göre en çok oy kaybeden parti olarak dikkat çekiyor…   Arabacıoğlu’nun birincilikten, üçüncülüğe düşmesinin nedeni de bence, son bir hafta içinde, UBP’nin DP’ye kaptırdığı oyların önemli bir kısmını geri almasıdır.
Evet seçim bitti, artık iş zamanı. Kadri başkan hemen bugünden itibaren kolları sıvayıp, bir yerden işe başlamalı. Lefkoşalının bekleyecek, kaybedecek bir günü bile yok. Seçim zamanı verilen sözler hafızalardan silinmeden, Lefkoşa silinip süpürülmeli. Kadri Fellahoğlu’nun sorunları bir çırpıda çözmesini beklemek fazla iyimserlik olur ancak, aylardır hizmet almayan Lefkoşalının da mazeret dinlemeye mecali yok. Fellahoğlu ateşten bir gömleği bilerek ve ortaya koyduğu projelere güvenerek girdi. Sonuçta seçmen, verilen sözlere ve ortaya konulan projelere bakarak tercihini yaptı… 
Ve Lefkoşa’nın yeni Başkanı Kadri Fellahoğlu, kazandığının belli olmasından sonra yaptığı ilk açıklamada, parti rozetini bir yana bırakıp tüm Lefkoşa halkı için bugünden itibaren bir nefer gibi çalışacağının sözünü verdi. Kendisini kutluyor ve sözlerini yerine getirmesi için başarılar diliyoruz. Biz gazeteciler icraatların en yakın takipçisi olacağız.

Tabii seçimle ilgili değerlendirmeler, önümüzdeki günlerde devam edecek. Umarız şu son bir kaç yılda yaşadıklarımızı, bu seçimle birlikte, bir daha yaşanmamak üzere geride bırakırız. 

YERİN KULAĞI VAR
YENİ GÜNE MERHABA:   
                                                                                                                                         Gün; sana umut, inanç, bilgi ve hayat olmak için doğdu bugün… Yenilenmiş ve yeni baştan kurulmuş yeni bir hayat vermek için… Yeni bir gün doğacak bu doğan günden sonra yeni umutlar ve yeni hayallerin ne kadarı gerçekleşir orası bilinmez ama yinede her zaman olduğu gibi güneş kendi üzerine düşen görevi yapıp, en parlak ışığından bir demeti, önümüzü aydınlatacak kadar bizlere bahşedecektir. Umut ediyorum ve diliyorum ki, bugün hepimize, güzellikler gelsin. Bunu yürekten diliyorum, hepimiz için…
UBP HARİÇ HERKES KONUŞACAK:                                                                                                                                        2010 yerel seçimlerinde yaklaşık %60 dolayında (11 bine yakın oy) alarak seçimi kazanan Cemal Bulutoğluları’ndan sonra dünkü seçimlerde yarışı  %26 oy oranı ile ikinci sırada bitiren UBP’nin dışında tüm partiler oylarını bir ölçüde artırmış görünüyor. Bu sonuçtan sonra, UBP içerisinde yeni bir hesaplaşmanın da ilk sinyallerini görebiliriz. Başbakan’ın “ders çıkaracağız” açıklaması çok şeye işaret ediyor…
ÖNCELİK TAHSİLATA VERİLMELİ:                                                                                                                        

  Kadri başkan önceliğini, aylardır şu veya bu nedenle tahsili yapılmamış alacaklara vermeli. Yaklaşık bir yıl süren grevler nedeniyle biriken alacakların toplanması için, hemen bir formül üretilmeli, gerekirse gecikme faizleri affedilip, vatandaş anaparaları olsun yatırmaya teşvik edilmeli. Bugün neredeyse sıfıra yakın bir tahsilatı olan belediye için, önemli bir kaynak yaratılmış olacağından emin olabilirsiniz…
ŞİMDİ İŞ ZAMANI:                                                                                                                                                    Sözler ve vaatler bitti. Şimdi icraat zamanı. Lefkoşalı göreve getirdiği başkanından iş bekliyor, hem de hemen bugün. Zaman, tebrik ve kutlamaları beklemez. Kadri başkana önerim, 15 gün hiç kimseye randevu vermesin. Bu süreyi belediye çalışanları ve sendikayla yapacağı değerlendirmeler ve çözüm planlarına ayırsın. Dernekler, vatandaşlar, kurum, kuruluşlar da bu anlayışı göstersinler ve şu saçma sapan ziyaret işinden vazgeçsinler.
YILLANMIŞ ŞARAP GİBİ:                                                                                                                                                        UBP adayı Hasan Sertoğlu, seçimin son günlerinde propagandasını, hem DP adayı Arabacıoğlu ve hem de CTP adayı Fellahoğlu’nu yıllanmış siyasetçiler olduğu üzerine kurmuştu. Ancak unuttuğu bir şey vardı. Adayı olduğu partinin başkanı da, tıpkı eleştirdiği bu ikili gibi yıllanmış bir siyasetçiydi. Yıllar içinde, neler görüp neler geçirmişlerdi. Siyasilerin de tıpkı şarap gibi, yıllandık sonra kıymet kazandıklarını hesaplayamadı. Yine de Sayın Sertoğlu çok iyi bilsin ki, kendisi dışında çıkacak bir aday, bu oyların yarısını bile alamazdı…

SİYASİ BİR JESTTİ, SONU GELDİ:                                                                                                                       

   Şu bedava sağlık hizmetinden bahsediyorum. Kıbrıs Rum Yönetimi, kapıların açılmasıyla birlikte, kendi verdiği kimliği taşıyan herkese bedava sağlık hizmeti vermeye başlamıştı. Yapacağı harcamanın, siyasi kazanımlarına değeceğini hesap ediyordu. Ancak ekonomisi zora girdiğinde, ilk tartışılan da Kıbrıs Türklerine bedava verilen hizmetler oldu. Niye verdi, niye kesti diye bir tartışma mantıklı değil. Gerekçeleri açık, “Kıbrıs Rum vatandaşlarının tabi olduğu şartlara tabi olacaklara yine bedava vereceğim” diyor. Yani, Güney’de yerleşmiş olacak, vergi verecek, geliri de kıstasların altında olacak. Hem ayrı devletimiz var deyip, hem de sonuna kadar bu hakları talep etmemiz ne kadar doğruydu ki zaten… 

GKRY MÜRACAATLARIN ÖNÜNÜ KESMEYE ÇALIŞIYOR:                                                                                      

TAK’tan bir haber… Taşınmaz Mal Komisyonu’na Rumlar tarafından son üç ayda 399 başvuru yapılmış. TMK Başkanı Güngör Günkan, artışın, Rum hükümetinin  kemerleri sıkma politikaları nedeniyle devam etmesini bekliyor ve Rum yönetiminin başvuruları engelleme girişim ve propagandasına dikkat çekiyor. Şimdi bir de Güney Kıbrıs kaynaklı bir haber; TAK’ınkinden sadece 4 gün önce Fileleftheros Gazetesi’nde çıkmış; “Rum kesimindeki ekonominin durumunun kötüleşmesi, muhtemelen birçok kişinin beklediği gibi, Rumların KKTC’deki mallarını satmak için topluca harekete geçmesine sebep olmadı… Önceki ayların aksine, geçtiğimiz Mart ayında yapılan başvurular neredeyse yarı yarıya azaldı”… Oysa geçen yılın rakamlarıyla bu yılınkiler arasındaki fark 10’dan fazla değil. Anlaşılan Rum Yönetimi vatandaşlarının Kuzey’de bıraktığı mallar için kitlesel bir şekilde başvuru yapmalarından korkuyor ve propaganda yoluyla, onları caydırmaya çalışıyor…

ZİRVEDEKİLER
Sosyal Medya: En bağımsız, en demokratik ortam bence sosyal medya. Herkesin, ama hiç kimsenin… Sahipsiz, özgür bir forum. İsteyen vatandaş,  içinden geldiği gibi cesurca yazıp çizebiliyor. İlk yıllarda takma isimlerle yapılan yorumların yerini, şimdilerde çoğunlukla gerçek isimler alıyor. LTB seçim sürecini de en ince detayına kadar sosyal medyada bulabildik. Gazetelerin televizyonların ulaşamadığı yorumlar ve hatta haberler, oradan geldi. Bence sosyal medya, ülke demokrasisine, fikir özgürlüğü anlamında yeni ve pozitif bir şekil veriyor…

DİPTEKİLER

Kamuoyu Anketleri: Kamuoyu araştırma şirketlerinin anket sonuçları ile seçim sonucu arasında hiç bu kadar büyük fark olmamıştı. Örneklemler mi yanlıştı da nabzı yansıtamadı, yoksa insanlar tercihlerini kendilerine saklamayı mı tercih ettiler acaba? Bence ikincisi. Sonuçlar, siyasi partilerin kemik oyları arasında büyük kaymalar olduğunu gösteriyor. O nedenle, seçmenler oylarını kime vereceklerini gizlemeyi tercih ettiler sanki…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam