04 Aralık 2016

Kutlu olsun

Haber İçi Üst

42 yaşında bir adam… Kısacık ömrünün yarısı askerlikte, savaşların içinde geçmiş. O cepheden o cepheye koştururken, sadece yurdunun savaşarak kurtarılmasını düşünmemiş, bir taraftan da yerine ne koyacağını hesaplamış.
Fransız ihtilalini ezberlemiş, halkın egemenliğine inanmış, Namık Kemal’in “özgürlük” anlayışını benimsemiş, bunları birbirine katarak “cumhuriyet” fikrine varmış. Ve imkansız denilen bir anda, “Hayır tam zamanıdır” diyerek cumhuriyeti ilan etmiş.
Bugün o büyük dehanın Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet 89. yılına giriyor. Kutlu olsun…

Bu pislik herkese bulaşmıştır…
Lefkoşa’nın içine düşürüldüğü duruma, bu sözde “şehir”de yaşamaya, bu güzel memleketin yaşanmaz hale getirilmesine isyan ediyorum.
Çöp, lağım, sinek, mikrop, hastalık, sefalet… Birbirini tetikliyor… Tehlike kartopu gibi büyüyor, büyüyor. Hava kokuyor, su kokuyor, özellikle rüzgarın olmadığı saatlerde nefes almak zorlaşıyor.
Ve biz, hepimiz, bu pisliği lüks evlerimize taşıyor, lüks arabalarımızda geziyor, eğleniyor, bayram bile yapıyoruz… Gazeteler bile artık içine gömüldüğümüz pisliğe daha az yer vermeye başladılar. Herkes tekrar etmekten bıktı usandı…
En büyük korkum ne biliyor musunuz? Bu durumun kanıksanması… Bunun işaretlerini gördüğüm için endişeliyim.
Ülkeler, halkların talepleri doğrultusunda yönetilirler. Eğer halk talep ettiklerini gereği gibi ortaya koyamıyorsa, yönetenlerin bir şey yapmasını beklemek beyhudedir. Aynen bizde olduğu gibi… Evlerin ikinci katlarına kadar yükseliyor çöpler, ama buna karşı bir ortak irade var mı?
Böyle bir durumda kitleleri yönlendirmesi, öncü olması gerekenler ise, köy köy, televizyon televizyon gezip “Bizi seçin” diyorlar da, başka şey demiyorlar… Seçim olsun, varsın siz de seçilin, ama bugünün meselesi bu mudur?  Ya acilen yapılması gerekenler?
Demokrasi sadece yürütmeden ibaret değil. Herkesin gözü, yürütme erkine sahip olmada… Oysa bunun yasaması var, denetimi var, var da neye yarıyor? Felaketten kurtulma adına tek bir proje ortaya koyan var mı? Dilim varmıyor ama birilerinin bu durumun devamından çıkar umduklarını bile düşünmeye başladım.
Bu pislik herkesin paçasına bulaşmıştır. Sadece iktidarın değil, iktidarı icraata zorlaması gerekenlerin de…..
                                                     *****

YERİN KULAĞI VAR
LÜTFEN İSTİFA ET: Bayramda Lefkoşalıya çektirdiği eziyet, yaşattığı rezaletten sonra Cemal Bulutoğluları’na tavsiyem, bugünden tezi yok görevinden istifa etmesidir. Bu işin artık bu şekilde gitmeyeceği ayan beyan ortada, zorlamaya gerek yok. Bir an önce istifa etsin ki, hem kendisi hem Lefkoşa halkı kurtulsun. İnanın bu erdemli davranışı sergilerse, geç de olsa değer kazanacak… 
BU SU KLORLANMIYOR MU: Lefkoşa’nın suyuna kanalizasyon karıştığında, Cemal Bulutoğluları, “Dikmen Deposu’na gitmeden Güzelyurt’tan gelen hattan bağlantı yaptık. Su direkt Güzelyurt’tan pompalanıyor” demişti. Oysa öğrendiğimize göre, Lefkoşa’ya gelen su, Dikmen’de havuzlarda dinlendirilip, klorlanıyordu. Şu anda bu bağlantı ortadan kalktığına göre, su nerede dinlendiriliyor, nerede klorlanıyor meçhul. Şebeke suyundan vazgeçip, tankere dönenler galiba en doğru işi yaptılar. 
DANANIN KUYRUĞU KOPACAK: Küçük-Kaşif arasındaki kapışmada son nokta yarın konulacak. Mahkemenin vereceği karar, ya tamam, ya devam olacak. Kararın ardından UBP içerisinde yeni gelişmelerin yaşanabileceğinin sinyalleri de gelmeye başladı bile. Sizin anlayacağınız salı günü sadece Küçük veya Kaşif’çiler için değil tüm ülke için önemli bir gün…
UBP’NİN UBP İLE KOALİSYONU: İlk kez bu sayfalardan, kurultay sonrası UBP’nin UBP ile koalisyon yapmak zorunda kalacağını yazmıştım. Şimdi bakıyorum da ne kadar haklıymışım. Hatta dönüşümlü Başbakanlık’ın bile düşünülebileceğini iddia etmiştim. Kurultay sonrası yaşanan gelişmelere bakınca, UBP’nin başka çaresi kalmadığını çok net olarak görebiliyoruz…
VERGİ KAÇIRMAK MI DEDİNİZ: Eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, vergi kaçırmaktan 4 yıl hapse mahkum edilmiş. Bizse, her gün kimin ne kadar vergi verdiğini, kimlerin zarar ettiğini okuyoruz. Bu küçücük ülkede kimin neler kazandığını hepimiz biliyoruz. İki yakamızın bir araya gelmemesinin nedenlerini şimdi daha iyi anladınız herhalde. Adam yıllarca Başbakanlık yapmış ama en ufak bir açığında mahkeme gereğini yapmış…
KİMSEYE GEREK YOK: CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, “Bayramdan sonra başlatacağımız eylemlerle UBP Hükümeti’nin devrilmesi için ne gerekiyorsa yapacağız” demiş. Hükümetin devrilmesi için size veya bir başkasına gerek yok Sayın Yorgancıoğlu, karışmayın yeter. Bırakın zaten onlar kendi başlarını kendileri yemeye başladılar bile…
BİZİ BİZ BİTİRİRİZ: TC Orman Ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Kıbrıs’ı kimseye kaptırmayız” demiş. Merak etmesin Sayın Eroğlu, dıştan gelen tehlikeyi savuşturmak kolay… Asıl sorun, bizim bizi bitirmemiz…

ZİRVEDEKİLER
Kemal Deniz Dana: Kaç kez zirveye koydum Lefkoşa Kaymakamı’nı bilmem ama hak etmiyor mu sizce? Herkes laf cambazlığı yaparken, suçlular cip inkar ortalıkta gezerken, Sayın Dana tüm bayramı çöp toplamakla geçirdi. Kökten çözüm bulunmayınca, hem vakit hem nakit boşa gidiyor. Yine de bu işe baş koyan birini görmek güzel.
Hüseyin Manik: Kendisini hiç tanımıyorum ama tweet’ine bayıldım; Orhan Veli’yi çok güzel uyarlamış, “Lefkoşa’yı dinliyorum, burnum kapalı”…

DİPTEKİLER
Halkın Hareket Sorunu: Halkın neden harekete geçmesi gerektiğini söylememe gerek yok tabii. Ama vurdumduymazlığı kesin. Olmuyor, yapılmıyor, temizlenmiyorsa, bizim oturup seyretmekten, kaderimize razı olmaktan başka yapacak hiç bir şeyimiz yok mu?.. En azından toplanan çöpün bıraktığı pisliği temizleyemez miyiz?
AKEL: Kürtlerin haklarıyla ilgili mücadeleye destek belirten AKEL, “temel insan ve siyasal hakları çiğneyen” Türkiye’ye uluslararası yaptırım uygulanmasını istemiş. Söyleyene bakar mısınız. Yıllarca Kıbrıs Türkü’nün temel ve siyasi haklarını çiğneyen sanki babamdı…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam