08 Aralık 2016

Kredi faizleri altı puan düşmeli

Haber İçi Üst

Türkiye’de para politikası kurulu 16 Nisan 2013 tarihinde toplanıp enflasyonun yükselme riskinin sınırlı kaldığı gerekçesi ile Merkez Bankası’nın politika faizlerinde, faiz koridorunun alt ve üst sınırlarını yarımşar puan indirdi. Faiz indirimine diğer sebep teşkil eden unsurlar.
a) Global talepteki yavaşlama.
b) Emtia fiyatlarındaki düşüş.
c) Sermaye girişlerinin hızlanması.
Oldu.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası politika faizindeki indirimi yaparken Bankalara maliyet unsuru teşkil eden mevduat munzam karşılık oranlarında herhangi bir artışa gitmedi. Burada ki gaye ticari bankaların maliyetlerini artırmamak ve piyasadaki faizlerin düşürülmesine zemin yaratmaktır.
Türkiye’de kredi faizlerinde hızlı bir düşüş yaşanıyor. Küresel faizlerde de böyle. Türkiye de son iki ayda ki düşüş 3.0 puanı buldu ve bugün itibariyle kredi faizlerinin ortalaması % 8.72’ye indi.
Yarın yani 16 Mayıs’ta TCMB Para Politikası Kurulu’nu tekrar toplayacak. Bu toplantıdan yeni bir faiz indirim kararı çıkabilir. Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesi sonucunda Reel Efektif Döviz Kurunun etkilenmesi ve ithalatın ucuzlaması neticesinde büyümenin iç talepte gerçekleşmesi politikası TCMB’de hakim görüş.
Türkiye’de bankalar ticari hayatı kolaylaştırmak ve ucuz finansman sağlamak için Ticari kredi faizlerini ilk kez konut ve taşıt faizlerinin altına çekti. Yedi günde 3.00 puana yakın indirim gerçekleşti.
Şuanda Türkiye’de iş yapmak isteyen veya işini genişletmek isteyen girişimci, müteşebbis bir kişi gerekli prosedürü yaptıktan teminatını belirledikten sonra, % 8,75 ten finansman sağlayıp ithalatını yapabilir, yatırımını gerçekleştirebilir. Kısacası finansman maliyeti altında ezilmeden hem karını yapabilir hem de almış olduğu krediyi kolayca ödeyebilme kabiliyetine kolayca erişmiş olur.
Türkiye’de durum bu iken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde durum ne?
KKTC’nin % 80 ticari ilişkisi TC ile. KKTC, TC ile ayni para birimini kullanıyor. KKTC’de ki sermaye birikimlerinin genelde değerlendirildiği ülke Türkiye Cumhuriyeti bankaları. Sermaye hareketlerinin hemen hemen tümü iki ülke arasında gerçekleşiyor. Enflasyonda “TC’den çoğu zaman düşük”. Fakat KKTC’de ticari faiz oranlarının ortalama ağırlığı % 16 (her üç ayda bir faiz hesaplanır) yıllık kapitalize % 17.10. Buna diğer maliyetlerde eklenir BSIV ve muhasebe (son terimle dosya parası) oran yükselir.
KKTC ekonomi ve Enerji Bakanlığı 2013 yılında enflasyonu % 5,4, büyümeyi ise % 3,0 olarak öngörmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ise 2013 enflasyonunu % 5,3 olarak öngörmüş olmasına rağmen zaman zaman oran revize edilerek % 4,5’lere kadar çekilmiştir. Görüleceği gibi enflasyon hedeflemesinde paralellik mevcut ama faiz nispetlerin de halen uçurum devam ediyor.
KKTC’de ki bir yatırımcı enflasyon % 5,4 iken % 17,10’dan ticari kredi alacak, ithalat yapacak, bunun üzerine diğer maliyetler de eklenecek. İthal ettiği veya ürettiği malı satacak, kar edecek, borcunu ve vergisini ödeyecek.
Mevduat faizlerine gelince işte tam da burada olay düğümleniyor. KKTC’de mevduat faizleri ortalama ağırlıklı yıllık % 7,00. Yani enflasyonun 1,60 puan üzerinde. Bu doğru. Mevduat sahibinin parasını enflasyondan koruyorsunuz ve reel % 1,60 kazanıyor.
Mevduat sahibi reel % 1,60 kazanırken para borçlanan niye reel % 11,70 kazandırıyor. İşte düğüm burada. KKTC’deki faiz adaletsizliği burada.
Piyasanın küçülme etkeni de, pahalılık da, üretmek istememek de burada.
Ekonominin omuriliği burada ve biz buna hala daha müdahale edemiyoruz. Esas sorun bizde.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil