08 Aralık 2016

Kredi derecelendirme şirketleri ne kadar şeffaf?

Haber İçi Üst

Geçtiğimiz hafta kredi derecelendirme kurumlarının faaliyetleri ve uygulamada yaşanan birtakım aksaklıklardan bahsetmiştim.
Bu haftaki yazımda bu tür derecelendirme şirketlerinin bağımsızlığı ve şeffaflığı konusuna değinip, konuyu biraz daha enine boyuna değerlendirmeye çalışacağım. Bilindiği üzere uluslararası alanda faaliyet gösteren  en büyük kredi derecelendirme şirketleri  Standart & Poors (S&P), Moody’s ve Fitch ayrıca global anlamda iş hacminin %90’ına hükmetmektedir. Deyim yerinde ise pasta bu firmalar tarafından pay edilmektedir.
Global krizin derinden hissedildiği bu son dönemde, kriz ortamındaki bu tür firmaların yapmış olduğu açıklamalar, büyük tepki yaratmaktadır. Bu nedenle Avrupa Birliği (AB) nezdinde kredi derecelendirme şirketlerinin devlet ve şirketlere kredi notu uygulamasını, şeffaflık ve sorumluluk adına belirli kurallara bağlamak ve faaliyetlerin belirli bir disiplin altında gelişim göstermesinin yolunu açacak adımlar atılması gerekmektedir.
Buradaki esas amaç, çıkar çatışmalarını önlemek ve derecelendirme  kurumlarının kredi notlarından dolayı sorumlu tutulmasını sağlamaktır. Bilindiği üzere derecelendirme kurumları, finansal kriz dönemlerinde bazı ülkelerin kredi notlarıyla oynayarak piyasalarda karışıklığa sebebiyet vermekte ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden de çok büyük tepki görmektedirler.
Bu çerçevede alınan tedbirlerin bazıları şöyledir:
1-Devlet ya da şirket notlarının sadece borsaların kapalı olduğu saatlerde açıklanması,
2-Kredi itibarının değerlendirileceği ülkelerle ilgili takvim hazırlanması ve önceden açıklama zorunluluğu,
3-Kredibilitesi ölçülen devletlerle yatırımcıya daha ayrıntılı ve şeffaf gerekçelendirme yapılma zorunluluğu,
4-Yapılan hataların kasten veya ihmal sonucu olması durumunda sorumluluk yüklenmesi gibi.
Bütün bu değerlendirme ve tespitler ışığında, derecelendirme faaliyetlerinin  hassasiyeti ve ülkelerin yatırım iklimine ve finansal performansına doğrudan etki etmesinden dolayı, olaya daha fazla sorumluluk katmak ve bağımsızlaştırmak adına herhangi bir kasıt  veya kıyak geçilmesini engellemek adına, belirli yasal zorunlulukların  getirilmesi de, kaçınılmaz gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yazı başlığında da belirtmiş olduğum gibi kredi derecelendirme kurumlarının ne kadar şeffaf olduğu konusunda sağlıklı tespit yapmak pek mümkün olmamakla beraber, bazı dönemlerde bu tür firmalar üzerinde siyasal baskıların da oluşabileceğini unutmamak gerekmektedir.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil