08 Aralık 2016

Kredi borca gidecek

Kredi borca gidecek
Haber İçi Üst

 YATIRIMA DEĞİL BORCA… Esnaf örgütlerine ait kooperatiflerden 15 bin TL’ye kadar borçlanabilecek olan esnaf, paranın yatırıma dönmeyeceğini belirtti. Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC arasında imzalanan protokolle esnafa 1 milyon TL’lik kredi hibe edilirken esnaf, bu kaynağı, bankalardaki taksit geriliği, Sosyal Sigorta Dairesi ve İhtiyat Sandığı’na olan borca kullanacak

HAFTADA 170 ÇEK YASAĞI… Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası tarafından yapılan araştırmaya göre haftada ortalama 170 kişi çek yasağına giriyor ve önemli bölümü esnaf. Devlete vergi borcu, Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı geriliği bulunan kesimin de önemli bir bölümü esnaf olarak belirlendi

GÜNÜBİRLİK SIKINTILARI ÇÖZMEYE YETER... KTEZO Başkanı Tulga: Bu kısa vadeli bir kredi. Ancak günübirlik sıkıntıları giderecek, anlık bir etkisi olacak. Bununla ancak sigorta ve vergi borcu ödenebilir. Bir süre için nefes almasını sağlar. Ekonomi işlemiyorsa kredilerle sonuç almak mümkün değildir

 

Gizem ÖZGEÇ
Ekonomi Bakanlığı, Halk Bankası ve Kıbrıs Türk Esnaf ve Sanatkarlar Merkez Birliği arasında banka teminatlarıyla ilgili imzalanan 1 milyon TL’lik protokol esnafı mutlu etmedi. Protokolle, kredi alamayan esnafa teminat olanağı sağlanması amaçlanıyor. Teminat amaçlı olarak verilen 1 milyon TL’lik hibe de krediler gibi TC kaynaklarından karşılanacak. Kooperatif çatıları altında, 15 bini aşmamak kaydıyla, kredi için başvurabilecek. Ancak ülkemizde bulunan yaklaşık sekiz bine yakın esnafın çok az bir kısmı bu krediden yararlanabilecek. Alınan bu kredi, borç batağında olan esnafın sadece kısa bir süre nefes almasını sağlayacak. Bu para yatırım olarak yansımayacak.

Tulga: Kredinin esnafa kullandırılması anlamlı
Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı Hürrem Tulga, kredinin TC kaynaklı olduğuna vurgu yaptı ve esnafa kullandırılmasının anlamlı olduğunu söyledi. Tulga, kredinin esnaf odasının kooperatifine verilmesini anlamlı olarak niteledi ve “Kredinin ihtiyaç duyan kesimlere gitmesi sağlandı” dedi. Özel bankaların her zaman kendi karını çoğaltmayı düşündüğünü ve parası olana verdiğini anımsatarak, şöyle konuştu:
“Özel bankalar ihtiyacı olanı dışlıyordu. Doğası gereği böyle. Bu krediyle mevcut bu yapı da bozulmuş oluyor, kooperatife verildiği için. Geri dönmeyecek şekilde bu kredi kullanılamaz, herkes bunu da bilsin. Önemli olan hem ihtiyacı karşılamak hem de geri dönüşümü sağlamak. Bu kredi kooperatifin tanınmış olması açısından da önemli. Bu ülkede bir yere ancak kooperatiflerle varılır. Ya üreticiler, esnaf, zanaatkar bir arada örgütlenir ya da hızla dibe sürüklenir, bugünlerde olduğu gibi…”

“Kooperatifin güçlenmesine katkı koyacak”
Tulga, 1 milyon TL’nin büyük bir miktar olmasa da kooperatifin güçlenmesine katkı koyacağını söyledi. Tulga, böylelikle büyümenin tetikleneceğinin altını çizerken, bu kredinin, sadece 80 kişiye imkan sağlayacağı görünse de, geriye dönüşler de kullanıldığı zaman kartopu gibi büyüceğini belirtti. Tulga, “Bizim kendi kaynaklarımız da var. Kredi için başvuranlar ortaklık için de hisse senedi alacak. Bu para kooperatifin büyümesine ve sürekliliğin sağlanmasına da yardımcı olacak.”

“Günübirlik sıkıntıları giderecek”
Tulga, krediyi ekonomik açıdan değerlendirdiğinde ise hiç de iç açıcı bir tablo çizmedi. Kredinin ne kadar yararı olacağı sorusuna Tulga, şu yanıtı verdi:
“Bu kedi kısa vadeli bir kredi. Ancak günübirlik sıkıntıları giderecek. Yani anlık bir etkisi olacak. Bununla sigorta ve vergi borcu ödenebilir. İşletmelerin bu dönemde yaşadığı sıkıntılardan sıyrılmasına yardımcı olabilir. Yani bir süre için nefes almasını sağlar. Esnafın önünü açma noktasında hiçbir kredi böyle bir fonksiyon sağlamaz. Kredi sonuçta borçtur. Mutlaka işleyen bir ekonomi olması gerekir ki ödenebilsin. Ekonomi işlemiyorsa sonuç almak mümkün değildir. Kredinin düşük faizli olması da önemli ama bu da yetmiyor. Kredi ekonomide sadece bir ayaktır. Ekonomi politikalarının artık gündeme gelmesi ve tabana yayılması gerekiyor.”

“Esnafa ilgisizlik sürüyor”
Tulga, bugüne kadar ekonomik protokol adı altında yapılanlarda hep maliyenin gözetildiğini, ekonomi politikasının “büyüğü büyük yapmaya” yönelik olduğunu belirtti. Hala daha eksikliklerin devam ettiğini de söyleyen Tulga, esnafa yönelik ilgisizlik ve alakasızlığın sürdüğünü söyledi. Tulga, “Arasta’nın, sanayinin, üreticinin durumu ortada. Sadece ekonominin bir ayağı olan krediler sorunları çözmeye yetmez. Böyle giderse bir sonuç almak mümkün olmaz” dedi.

Haftada 170 kişi çek yasağına giriyor
Tulga, gidişatın çok kötü olduğunu da vurguladı ve geçtiğimiz gün Merkez Bankası ile diyalogları sonucu, her hafta 170 kişinin çek yasağına girdiğini öğrendiklerini ifade etti. Bunun da yıla vurulduğunda çok büyük rakamlara denk geldiğini dile getiren Tulga, kredilendirmelere rağmen hem davalar hem çek yasaklarının katlanarak arttığını vurguladı. Tulga, “Demek ki kredi ya yerine gitmiyor ya da yetmiyor. Başka yerlere odaklanmamız lazım. Ekonomik politikalar, maliye politikaları tamamlanmazsa bu sadece sus payı olur. Esnaf da halk da bunu bilsin” diye konuştu.

“Devlet bizimle uğraşmaktan vazgeçsin”
Tulga, “Devlet odayla uğraşmaktan vazgeçsin. Emellerini bir kenara koysun. Bizimle, halkla uğraştıkça, esnafla üreticiyle birlikte kendi de yok oluyor. Hepimizi yok ediyor” dedi. Tulga, kredi konusunda da hükümetin aynı leyi yaptığını ve hileyle bir kooperatif daha kurdurduğunu savundu ve sözlerini şöyle noktaladı:
“Devlet kendi eliyle bir kooperatif yarattı. Bu ancak faşizan ülkelerde olur. Artık bu etik dışı davranışlardan vazgeçilsin. Bu düşmanca tavırlar kötü. Hadi bu yaptıklarını yasal kılıfa uydurdular ama Halk Bankası’na kaynak aktarıp bir kooperatifin ihtiyacını karşılamaya çalışması tam yasa dışılıktır. Herkesi zora sokmuşlardır. Bir kooperatif ancak merkez bankası ile çalışabilir ancak. Bunu bile yaptılar. Halbuki ülkenin bu kadar bölünmeye ihtiyacı yok. Bizi batırırken kendisi de batacak.”

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil