En Üst

19 Eylül 2017

Kız Oynatmaya Bayılırlar…

Kız Oynatmaya Bayılırlar…
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

1211 yılında adaya gelen Oldenburg Kontu Wilbranda von Oldenburg Lefkoşa’ya uğrar.

O dönemler adaya Lüzinyanlar hakim.

Başkent yine Lefkoşa’dır.

Gezgin Kont Lefkoşa hakkında şunları söyler:

“Burası Kralın başşehridir ve bir düzlüğün hemen hemen ortasında kurulmuştur. Hisarı yoktur. Son günlerde içinde güçlü bir kale inşa edilmiştir. (Şimdiki Baf Kapısı civarında vaktiyle mevcut kale ve içindeki sarayı kastediyor. HMG). Çok sayıda nüfusu bulunup hepsi de çok zengindir.  Bunların evlerinin iç süslemeleri ve resimleri Antioch (Ankakya. HMG) evlerini anımsatır. Bu şehirde Başpiskoposun makamı bulunur. Aynı şekilde Kralın sarayı ve bahçesi de bulunur ki ilk defa deve kuşu orada gördüm.” (Haşmet Muzaffer Gürkan, Dünkü ve Bugünkü Lefkoşa, s,14).

Bunun üzerinden yüz yıl geçer.

Bu sefer adaya yine bir Alman, rahip Ludolf von Suchen gelir.

O da başkent Lefkoşa’ya uğrar.

Aynı kitaba göre şunları belirtir:

Kıbrıs’ta Nycossia derler bir başka büyük kent vardır. Burası adanın başkentidir ve dağların altında güzel ve açıklık bir ovada kurulmuş olup iklimi fevkaladedir. Güzel ve sağlıklı havasından dolayı Kıbrıs Kralı ve krallığın tüm piskopos ve yardımcıları, prensesler ve soylular, baronlar, şövalyeler genellikle burada oturup vakitlerini mızrak atmak, sportif oyunlara katılmak ve özellikle avlanmakla geçirirler…”

Sonra yüzyıllar yine geçer.

İngilizler adaya yeni gelmiş bu Venedik’ten devşirme daha çok bir “şark” kentini andıran Lefkoşa’nın köşesine bucağına meraklı gözlerle bakarlar.

Türk, Rum, Ermeni ve diğerleri karışık yaşarlar.

Sokakları iç içedir, kapıları komşudur.

Bayramlarda seyranlarda birbirlerine gitmekte, aynı defi ve kemanı kullanmakta, şarkılardaki “hade” ve “of aman” çığlıklarını birlikte çağırmaktadırlar.

Konuştukları diller birbirini çalmakta.

İşte o yıllarda W. Hepworth Dixon adlı başka bir gözlemci aynı kitaba göre şu gözlemlerde bulunur:

“Lefkoşalılar Türk olsun Rum olsun (O dönemlerde Lefkoşa’nın Türk nüfusu Rum nüfusundan çoktu. A.O) yumuşak tabiatlıdırlar, meyve yeyip tropik iklimde yatıp kalkan insanların yumuşaklığı vardır üzerlerinde…

Türk olsun Rum olsun Lefkoşalılar doğulu bir halktır, boş zamanlarını da doğulu gibi geçirirler. Lefkoşalılar oyundan, daha doğrusu, başkalarının oynamasını seyretmekten hoşlanırlar. Bir Müslüman çengisi’nden hoşlanır, bir Hıristiyan sirto’sunu tercih eder. Ne var ki tüm Lefkoşalılar kız oynatmaya bayılırlar…”

Doğrusu hiç değişmediniz!

 

 

 

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman