04 Aralık 2016

Kimse o riski almaz…

Haber İçi Üst

Ya erken seçim olacak…
Ya da UBP kendi içerisindeki krizi çözecek…
Şimdi önümüzde iki senaryo var.
Senaryo 1:
“İrsen Küçük mahkemeden de zaferle ayrılacak. Bunun üzerine Kaşif ve grubu Meclis’i kilitleyecek. Hükümeti de kilitleyecek. Bu noktada hükümetin erken seçimden başka çaresi kalmayacak…”
Senaryo 2:
“Kaşif mahkemeden istediğini alacak. Kurultay ikinci tura gidecek. İrsen Küçük o kadar söz verdi ve tutamadı ki… İkinci turun galibi kesin Kaşif olacak. Bu durumda da İrsen Küçük tek başına köşeye çekilecek. 26 milletvekili ile Kaşif Başbakan olacak…”
İkinci senaryo üzerinde bir süre durayım istiyorum… Bir kere propaganda üstünlüğünün Kaşif tarafında olduğunu söylemekte yarar var. Sürekli olarak propagandada Kaşif bir adım önce.
Şimdi denen o ki: “Kaşif bir ekiple hareket ediyor ama Küçük tek başına. Küçük kaybederse yalnız kaybeder ama Kaşif kaybederse UBP kaybeder…”
Gerçekten öyle mi, emin değilim…
Küçük kazanırsa parlamento kilitlenecek…
Kaşif kazanırsa, UBP kabinedeki dengeli değişiklikle yoluna devam edecek…
Özeti bu yani…

Bu kadro erken seçime izin vermez
Ben ise, iki koşulda da UBP’nin “erken seçime oynamamak için” çaba harcayacağını düşünüyorum.
Nedeni basit…
Kimse, durup dururken, milletvekilliğini kaybetmek istemeyecektir.
Ötesinde, milletvekilliğini kaybetmemek için “sekiz takla” atacak olanların sayısı da bir hayli fazla.
UBP’de kim kazanırsa kazansın, krizi bitirmek ve yoluna devam etmek zorundadır.
Aksi takdirde, erken seçim kaçınılmazdır.
Benim düşünceme göre, UBP içerisinde hiç kimse, erken seçim riski ile yaşamak istemiyor.
Bazı vekiller için erken seçim ne demek biliyor musunuz?
Hem cebindeki para gidecek… Hem makamı kaybetme riski olacak. Hem de seçilmezse en az 18 ay şimdi aldığı maaştan mahrum kalacak.

Ancak…
Gelinen aşamada Ulusal Birlik Partisi içerisinde başlayan krizin, “birleştirici” bir unsur olmayacağı kesin.
Karşılıklı suçlamalar ve kamplaşmalar…
Mahkeme koridorlarındaki bölünmüşlük…
Partinin mahkeme koridorlarında olmasından alınan haz…
Mahkeme süreci biter bitmez yeni bir krizin habercisi.
UBP milletvekilleri elbette erken seçim istemeyecektir.
Bu beraberinde yeni manevraları da getirecektir.
Ancak, yaşanan kırılganlık, benim saptamalarıma göre erken seçimi kaçınılmaz kılmaktadır.
Bunu kesin olarak söylemek için ise, önümüzde çok fazla gün kalmamıştır.

Vallahi billahi köpürüyor
Başkent Lefkoşa ile olan en önemli bağlantımı kestiğimi yazmıştım bir süre önce…
Belediyenin bana verdiği suyun vanasını kapadım…
Depoları değiştirdim…
Gelen yeni depoları dezenfekte ettim…
Eve su taşıyan boruları da değiştirdim…
Hazır su almaya başladım…
Artık evde meyve, sebze yıkarken mutlu olduğumu hissediyorum.
Neydi o yıllardır…
Sebilden su doldur…
Meyve sebzeyi yıka…
Dış fırçalayacaksın…
Sebile, koş… Su al, yıka… Biterse yeniden sebile koş…
E Çocuk ufak… Yıkanırken de sebilden su al kaynat…
Sebil de ağır. Ha babam de babam sebile su taşı… Ben bel fıtığı olan bir adamım…
Şimdi tüm bu dertler bitti…
Musluktan akan suyla…
Dişimi de fırçalıyorum…
Meyve sebzemi de “gülümseyerek” yıkıyorum…
Sebille olan ilişkimi de bitirdim böylece…
Hem en büyük keyif de yıkanırken…
Depomdan gelen su…
Sabunla buluşunca…
Bir köpürüyor ki, sormayın gitsin…
Doya doya yıkan…
Ovuna ovuna…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam