11 Aralık 2016

Kıbrıs’a talep patladı..!

Haber İçi Üst

Yukarıda küpürünü gördüğünüz haber, Sabah Gazetesi’nde yer aldı. Türkiye’deki önemli bir turizm acentesinin yönetim kurulu başkanı İbrahim Temel, gazeteye yaptığı açıklamada, deniz, kum ve güneşin yanı sıra bir de eğlenceli destinasyonu nedeniyle Kuzey Kıbrıs turlarında geçen yıla oranla %100 artış meydana geldiğini söylüyor. Yine haberde, bu yılın trendi olan KKTC pazarına yönelik olarak, havayolu şirketlerinin seferlerinde de önemli bir artış olduğuna dikkat çekiliyor…

Turizm ülkesi olarak bu yazılanları okumak, hatta duymak bile hoşumuza gidiyor. Ancak ne yazık ki, kazın ayağı hiçte İbrahim beyin dediği gibi değil. Neden mi? Evet otellerimiz yeni ve başarılı yatırımlar yaparak kendilerini turizme hazırladılar. Deniz, kum ve hava için ise söylenecek tek bir sözümüz olamaz. En büyük sorun, hava yolu şirketleri ile birlikte, turizm örgütleriyle, Ercan havaalanının işletmesi arasında yaşanıyor. Eğer ülkede bir turizm patlaması yaşanacaksa, bunun en önemli ayağı, turisti taşıyacak uçak şirketleridir. Ne yazık ki, Ercan’ın yeni işletmecisi ile havayolu şirketleri arasındaki anlaşmazlık, bir günlük uyarı grevine gidilecek kadar derin. 19 turizm örgütünün, Ercan Havaalanındaki yeni fiyatlar ve uygulamalardan rahatsızlığını zaten biliyoruz. Şirket direktörü Emrullah Turanlı’nın tavrı zaten belli. “Hizmet veriyorum, o zaman karşılığını alırım” modunda…

Turizm örgütleri, özel hava yolu şirketleri ve havaalanı işletmecisi neredeyse birbirlerine düşman kesilmişler. “Yükselen trend” Kuzey Kıbrıs’ı yumurtlayan tavuk olarak kabul edersek,  mantıken bu durumda, boğazına bıçağı dayamamak gerekir.
Turizm sezonunun açıldığı bu günlerde, hükümetin ve ilgili bakanlıkların devreye girmesi gerekirken, ne yazık ki onlar kulaklarının üzerine yatıp, “ne şiş yansın, ne kebap” mantığıyla, günü geçiştirmeye çalışıyorlar.

Evet  güneşi, havası, kumu ve deniziyle tam bir cennet olan ülkemiz, ne yazık ki beceriksizlikler nedeniyle, bıraktım gelişmeyi, yakaladığı trendi de kaybetme noktasına geliyor…   

Okur Uyarıyor

Sayın Moreket,
Zaman zaman köşenize taşıdığınız ETİ Teşebbüsleri’nin özelleştirme sürecini son şekliyle biliyor musunuz? ETİ Teşebbüsleri’nin özelleştirme adına yağmalandığını ve tasfiye sürecine girdiğini ve bu süreçte de hala stokların, markaların birilerine peşkeş çekildiğinden haberiniz var mı? 25 Mart’ta sözde  olağanüstü genel kurulla tasfiye kararı alındığını, bütün çalışanların sokağa atıldığını ve bu süre içerisinde mahkemenin bir adım atmaması nedeniyle 31 Mart’ tan bu yana işsiz ve mağdur olduklarını biliyor musunuz? Bu ülkede ne iktidar, ne bürokrat, ne hukuk ve ne de muhalefet var. Bu ülkede kurulan yağma düzenin sürmesinden yana olan ve yukarıdaki bütün sayılan tarafların kurduğu bir rant sistemi var. Bununla ilgili ETİ Teşebbüsleri’nde yapılan bütün yolsuzluk ve usulsüzlükleri sizlere ispat etmeye hazırım…
Selam ve sevgilerimle (H.D.T.)…

(Not: Mesajı gönderen okuyucum, açıklayacaklarını yazıp yazamayacağımı da sorguluyor. Telefonum sayfada. Dilediği zaman bana ulaşır. İddia ettiği belgeleri de sunarsa, bu sayfadan yayınlayacağımdan hiç kuşkusu olmasın. M.M.)

 

YERİN KULAĞI VAR

TAÇOY’UN AYAK SESLERİ:                                                                                                                                           

Zor dönemde genel sekreterlik görevini üstlenen ve başarıyla yürüten Lapta Belediye Başkanı Fuat Namsoy, beklenmedik bir anda istifa ettiğini açıkladı. Parti istifayı doğal karşılarken, çoktandır bu mevki için baskı oluşturan Kaşif grubunun ekmeğine bal sürüldüğünü söylemek de yanlış olmaz. Yarın öbür gün, Kaşif gurubundan birsinin, mesela Hasan Taçoy’un, genel sekreter olarak atandığını duyarsak hiç şaşırmayın…

NAMSOY SEÇİMİ Mİ DÜŞÜNDÜ:                                                                                                                              

Aslında Fuat Namsoy’un istifası öyle birden bire olmadı. Çoktandır herkesin bildiği küçük belediyelerin istedikleri katkı miktarını alamamaları, Namsoy’un da rahatsızlık duyduğu bir konuydu. Geçtiğimiz ay UBP’li 7 Belediye Başkanı’nın aynı sebepten isyan ettikleri, kendilerine söz vermiş olan Başbakan’a “Ya katkı oranını 9.25’e yükseltirsiniz ya da UBP’den istifa ederiz” dedikleri biliniyordu. Namsoy’un istifasında bunun dışında, yaklaşan yerel seçimler nedeniyle belediyeye ve bölgesine daha çok zaman ayırmak istemesinin de etkisi olduğu belirtiliyor…

KİMSE İNANMADI:                                                                                                                                                 

UBP Lefkoşa İlçe Başkanı Faiz Sucuoğlu, Fuat Namsoy’un genel sekreterlik görevinden istifasını yorumlarken,  hem belediye, hem de genel sekreterlik görevini yürütmenin zor olduğunu, Fuat Bey’in de zaman zaman bu konuda rahatsızlığını kendisine anlattığını ve sevdiği işi olan Lapta Belediye Başkanlığı görevine geri döndüğünü, bunun altında kimsenin farklı bir neden aramaması gerektiğini söyledi. Sucuoğlu’nun bu gerekçesine inanan var mı acaba?  Merkez durumu kurtarmaya çalışıyor, o kadar.
 
TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİM 13 YAŞINA GELDİ:                                                                                                           

Batık bankalardan devletin alacakları konusu incir ipi gibi kapatılamayan bir konudur memlekette. Tam 13 yıl geçti. Yanlış hesaplamadıysam, tam 5 hükümet kuruldu bu arada. Hepsinin programlarında da batık bankalardan alacakların tahsil edileceği maddesi vardı… Hala Meclis’te bir komite var, uğraşır durur. Komite başkanı Tancer, “Tüyü bitmemiş yetim hakkı aranacak” demekte… Oysa o yetim 13 yaşına geldi, delikanlı oldu, devlet alacakları da popülist politikalarla unutturuldu gitti. Bundan sonra nereden, neyi tahsil edeceksiniz, geçmiş olsun…

ANKARA’DA NELER OLUYOR:                                                                                                                                           UBP’nin ağır topları, her biri farklı nedenlerle Ankara’da. Bir bir Beşir Atalay’ın kapısını çaldılar. Ersin Tatar, Sunat Atun ve Meclis Başkanı Bozer. Yapılanların sadece nezaket ziyareti olduğunu sanmıyoruz. Kurultaydı, seçimdi derken rehavete kapıldı bizimkiler. Şimdi o dönemde duran bir takım işlere hız verilecek gibi.  Çok geçmez kokusu çıkar ne de olsa. Özellikle Maliye ve Ekonomi Bakanlıklarının açıklamalarını bekleyelim bakalım…

BİR BU EKSİKTİ:                                                                                                                                                       

  “Taka”, Trabzon’da yayınlanan yerel bir gazete. Kıbrıs’taki üniversiteleri, daha doğrusu Kıbrıs’ta öğrencileri bekleyen şartları yerden yere vuran bir yazı yayınlamış. Yazının başında Trabzon’da kurulan Vakıf kuruluşu “Avrasya Üniversitesi”nden övgüyle bahsediliyor ve “daha başkaları da kurulsa” denilerek, Kıbrıs’a okumaya gidenlerin, parasıyla rezil olduğu iddia ediliyor.  Sadece Trabzon’da yayın yapan bir gazete diyebilirsiniz. Ancak bu kadar basit değil. Vakıf üniversitelerinin kayıt dönemlerinde, KKTC karşıtı faaliyetlerine daha önce de dikkat çekmiştik. Bu da onun bir parçası işte. Bizim üniversitelerimiz de burada birbirleriyle dalaşmayı bırakıp, enerjilerini bunlarla mücadeleye harcasalar, o yazıda şikayet edilen (çoğuna katılmamak elde değil) şartların düzeltilmesine çaba harcasalar keşke…

HİÇ ŞAŞIRMAYIN:                                                                                                                                                     

İki gün sürecek, “KKTC 2. İş Bulma Fırsat Günleri” etkinliği dün akşam başladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğinde, sivil toplum örgütlerinin ve üniversitelerin katılımı ile yapılacak etkinliğin amacı, iş fırsatları oluşturmak ve yerli istihdama olanak sağlamak olarak açıklandı. Etkinliğe katılım az olursa, Şerife Hanım da çıkıp, “bakın ülkede işsiz sayısı yok denecek kadar az” yorumunda bulunursa hiç şaşmayın…

ZİRVEDEKİLER

TDP’li Gençler: TDP Gençlik Örgütü, tüketim kültürünün öne çıktığı dünyada “biriktirmeye” dikkat çekmek ve Kıbrıs Türk toplumunda bu konuda farkındalık yaratmak için kendi öz kaynaklarıyla gezici bir kitap ve oyuncak kumbarası oluşturdu. “Kitapların yok edilmesi yerine, bir kişiyi daha aydınlatabilmesi, oyuncakların kırılıp çöpe atılmadan bir çocuğu daha sevindirebilmesi” adına yaratılan kumbara, önümüzdeki hafta itibarıyla belirlenen okulların önünde bir hafta boyunca hem öğrenciler hem de halka buluşturulacak. TDP’li gençleri bu duyarlı çalışmaları için tebrik ediyoruz…

DİPTEKİLER

Rum Kilisesi: Derdi günü adanın tamamını ele geçirmek. Adamlar hangi şartlarda olurlarsa olsunlar,  Rum kilisesi onlara bir vesile bulup, Kuzey’i hatırlatıyor. Şimdi önlerinde bir Easter var. Kilise, Güney Kıbrıs sokaklarına yerleştirdiği paskalya süslerinin ortasına Girne limanının fotoğrafını yerleştirmiş, “Unutmayın” diyor.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil