11 Aralık 2016

KIBRIS SORUNU VE SEÇİMLER

Haber İçi Üst

Yaşadığımız kötülüklerin mihenk taşında şeytani ihtiraslara kurban giden bu küçücük adanın es geçmemek zorunda olduğu bir yıl dönümüdür bugün.

15 Temmuz faşist Yunan darbesinin yıl dönümü.
Bunu çokça konuşup, tartışıp ders çıkarmamız gerekirken ne gariptir ki unutarak-unutturarak normalleştiriyoruz aslında.
Ve ne ilginç rastlantıdır ki ilk defa içimde Kıbrıs sorunu olmayan bir seçim süreci yaşıyoruz.
Hani kutsal kitaplarda yer alan “her türlü kötülüğün anası” ifadesine denk düşen yaşadığımız kötü günlerin baş sorumlusu Kıbrıs sorununu da unutturdular bize.
“Kendi evimizin içini düzenleyelim” doğrusu bizi dibe çeken bir sığlıkla kaderimize işleniyor.
Geçmişte Kıbrıs sorununa bakış açılarına göre sıralanırdı partiler, seçmen ona göre oy verirdi, deniz aşırı merkezler Kıbrıs sorununa göre pozisyon alırlardı partilere karşı.
Şimdi kimsenin Kıbrıs sorununu taktığı yoktur.
Dolayısı ile lafı bile geçmiyor seçim propagandalarında.

***

“Kim gelse aynıdır, ipler Ankara’nın elindedir” şeklindeki kurnaz politikaların iğdiş ettiği bir irade duruyor ortada.
Ankara’nın ne istediği bellidir de Kıbrıs Türkü’nün isteklerini ve çıkarlarını hiçleştirmek değil midir bu?
Çözüme zerre kadar inanmayan ve dolayısı ile çözüm için kılını kıpırdatmayan birisinin o makamda oturmasını makul gösterme beyhudeliği.
Halbuki o makam Kıbrıs Türkü’nün iradesinin sembolüdür ve Kıbrıs Türkü’nün çıkarlarını savunmakla görevlidir.
Sadece Rum tarafına karşı değil. Kıbrıs Türkü’nün çıkarlarıyla çelişen herkese karşı.
Bunu yapmadan o makamda oturmak sadece koltuk merakıyla açıklanabilir.
Sağdan ve soldan devşirilen tetikçilerle de o makamda oturmanın ahlaki-vicdani kısmı topluma enjekte edilebilir.
Peki, Kıbrıs sorunu?
Oturup Rum tarafının adım atmasını ya da Türkiye’nin girişimde bulunmasını bekleyenle mi geçecek bu dönem?
Yoksa Kıbrıs Türkü’nün çıkarları doğrultusunda bir liderlik yaratmanın zamanı gelmedi mi?

***

Bu seçimler bitecek, yeni bir hükümet kurulacak, ekonomik protokol aynen uygulanacak mı yoksa değiştirilecek mi tartışmaları başlayacak.
Denkleştirilemeyen maaşların akıbeti konuşulacak.
Bir kısır döngü içinde bu düzen sürüp gidecek.
Oysa Kıbrıs sorununun çözümünde hem ekonomik olarak kazanacak Kıbrıs Türkü hem de uluslararası sisteme dahil olacak.
Geçmişte çözümün ihtimalinde bile her açıdan kazanan taraf biz olmuştuk.
Şimdi ise “hiçbir şey değişmez” masallarıyla uyutuluyor, ekonomik paketle oyalanıyoruz.
Kıbrıs Türkü’nün kaderini belirleyecek seçimlerde bile…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil