08 Aralık 2016

Kıbrıs sorunu tatilde

Haber İçi Üst

Yılların sorunu Kıbrıs, yaz mevsimiyle birlikte,  buzdolabına kaldırılıp, kış mevsiminin gelişini bekliyor.
Kıbrıslılar, hayatlarının en önemli sorununu çözmek yerine, onu bekletmeyi tercih ediyorlar.
Sorunu sürekli öteleme, başka bir sorun yaratabilir. Bu da, tedavi edilmeyen yaranın kangrenleşmesidir.
Kangren ise, genellikle önemli uzuvların kesilmesi veya ölüm getirir. Bunu düşünen yok.
Rumlar ve Türkler 1950’lerden beri devam eden sürecin sonunda, hala daha, Kıbrıs’ta tek taraflı bir GALİP’in olamayacağını ne yazık ki ÖĞRENEMEDİLER.
Bir tarafın kazanıp, diğer tarafın kaybedeceği bir çözüm, çözüm olmaktan çıkıp, belirli uzuvların kesileceği kangren durumuna dönüşür.
Kıbrıs’ta, iki toplum arasındaki sorunun yanı sıra, gaz sorunu da bütün ağırlığıyla devreye giriyor.
Yönetimde GÜÇ paylaşımı, TOPRAK sorunu, MÜLKİYET’e yaklaşım sorunu yetmezmiş gibi, Kıbrıs GAZ’ı da, artık ayrı bir faktör olarak oyuna katılmıştır.
Rumların zamana oynama siyaseti, şimdi Rumları vuracak bir silaha dönüşmüştür.
Türkiye, Kıbrıs ‘gazı’ndan, Kıbrıs Türk toplumunun da yararlanması gerektiğini haklı bir şekilde dile getirmektedir.
Türkiye’nin bu talebine Amerika ve AB ülkelerinin birçoğu da destek vermektedir.
Özellikle İngiltere, gaz konusunun çözüm dinamikleri arasında yer alması için çalışmaktadır.
Gelinen noktada, Rum lideri Anastasiadis’in önceliğinin batan ekonomiyi düzeltmek ve daha sonra Kıbrıs sorununa yönelmek siyasetinin bir kaçış siyaseti olduğunun, dünya tarafından bilindiği unutulmamalıdır.
Anastasiadis, Kıbrıs sorunundaki gelişmelerin, Rum toplumu içerisinde büyük bölünmeler yaratacağının farkındadır.
Anastasiadis’in bu dönemde, taktiksel olarak DOWNER’a saldırması ve Downer’ı, Rum toplumu arasında güvenilmez olarak lanse etmesi, süreci engellemez. Daha tehlikeli bir noktaya taşır.
AB ve Amerika, ekim ayı ile birlikte, gaz ve Maraş ilişkisini masaya getireceklerdir.  Bu ilişkiyle birlikte, Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümü, yeniden tartışılacaktır.
Kuzey Kıbrıs’taki seçimin ekim yerine TEMMUZ ayına alınmasının anlamı, Kıbrıs Türk tarafında bir yönetim boşluğunun önüne geçmektir.
Anastasiadis’in sorunu ileriye atma stratejisine. Ekim ayı başına kadar bir şans verilmiştir.
Ekim ayı ile birlikte, Kıbrıs görüşmelerinin başlamaması durumunda, Rum ekonomisinin daha da durağan hale gelmesi için, belirli güçlerin düğmeye basacağını göreceğiz.
Rum Hükümeti’ne yakın kaynakların, bir paket çözümün hazır olduğu ve bunu engellemenin imkansız olduğu şeklindeki bilgileri çok yakın çevreleriyle paylaştıklarını biliyoruz.
Kıbrıs Türk tarafında da, belirli gazetecilerin çözüm planlarından bahsetmeye başladıkları mutlaka not edilmelidir.
Yaz mevsiminin bitişiyle, okullar her iki tarafta açılmaktadır. Bu yıl, okulların açılmasıyla beraber, Kıbrıs sorununun bütün karmaşıklığıyla gündeme geleceği görülecektir. Politikacıları zor bir süreç ve çetin sınavlar beklemektedir.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil