11 Aralık 2016

Kıbrıs konusuna Amerika’dan bakmak

Haber İçi Üst

Kıbrıs meselesi 2004 yılında Annan Planı referandumu sonrasında bir anda uluslararası camianın gündeminden düşmüştü.
Rumlar 24 Nisan 2004 günü Annan Planı’na “hayır” derken sadece Kıbrıslı Türkleri değil, uluslararası camiayı da hayal kırıklığına uğratmış, küstürmüştü.
2004 sonrası yaşanan dönemde Kıbrıs sorununa ilgi her geçen gün biraz daha azaldı.
Özellikle de Amerikalılar bu mesele ile neredeyse ilgilerini kesecek noktaya geldiler.
Kapsama alanlarından Kıbrıs’ı çıkardılar.
Ta ki Türkiye ile İsrail arasındaki sorunların çözümü için Amerika’nın yeni Dışişleri Bakanı John Kerry ile Ankara arasında işbirliği yapılana kadar.
Aslında o konuda belirleyici ve yönlendirici olan, Ankara’nın inisiyatif alarak adım atması oldu.
Kerry, Ankara’nın sorunları çözme konusundaki kararlılığını ve samimiyetini İsrail-Türkiye krizi meselesinde test etti.
Ve gördü ki, Türkiye samimi ve sözünün arkasında…
İsrail-Türkiye arasındaki sorunun ortadan kalkması sonrasında Ankara bu kez Amerika’ya “Sıra Kıbrıs’ta, biz hazırız, hadi siz de bu meseleye odaklanın” mesajını verdi.
Ve Kıbrıs meselesiyle ilgisini koparan ABD’nin yeniden Kıbrıs’ı kapsama alanına almasını istedi.
Amerika da Kıbrıs’ı kapsama alanına aldı.
Zaten ABD çıkarları da bunun böyle olmasını gerektiriyordu.
Çünkü, ABD’nin Orta Doğu’da etkin bir rol oynamaya devam edebilmesi bir yandan Türkiye-İsrail arasındaki ilişkilerin düzelmesi, diğer yandan da Kıbrıs sorununun ortadan kalkması ile ilişkilidir.
Amerika dahil tüm aktörlerin kazanacağı yol da Kıbrıs sorununun çözümünden geçmektedir.
Bu nedenle bugün Washington’da gerçekleştirilecek olan Erdoğan-Obama görüşmesinde gündeme gelecek beş konudan biri Kıbrıs olacak.
Bu görüşmede tarafların Türkiye’de Kerry ile yapılan görüşmede düğmeye basarak başlattıkları Kıbrıs odaklı girişimlerin daha da ileri bir aşamaya taşınması ele alınacak.
Görüşmeden çıkacak sonuç önemli…
Bu arada Başbakan İrsen Küçük’ün Kıbrıs sorununun yeniden uluslararası kamuoyunun kapsama alanına girdiği bir dönemde önce Washington, ardından New York’ta yaptığı görüşmeler de bu kapsamda değerlendirilmeli.
Ankara’nın 2004 referandumu öncesine benzer bir şekilde yeniden inisiyatif almak suretiyle Kıbrıs sorununun çözümünü zorlaması ile birlikte ABD, NATO ve AB’den gelen çok özel açıklamalar pas geçilmemeli.
Gelinen aşamada Başbakan İrsen Küçük’ün Ankara ile tam bir iş birliği ve eşgüdüm içerisinde gerçekleştirdiği Washington ve New York temasları bu kapsamda not edilmeli.
Küçük Amerika Birleşik Devletleri’nde yaptığı temaslarda muhataplarına “Kıbrıs’ta çözümün zamanı şimdidir” mesajını net bir şekilde verdi.
Müzakerelerin hemen ve sonuç alıcı bir şekilde başlamasını isteyen Başbakan İrsen Küçük, zaman kaybına tahammül kalmadığının da altını çizdi.
Başbakan Küçük dün de BM Genel Sekreteri’nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Jeffry Feltman ile görüştü. Feltman BM’de en önemli ikinci adam. ABD Dışişleri Bakanlığı’nda da görev yapmış deneyimli bir diplomat.
Küçük görüşmede, BM ile hedef birliği içerisinde olduklarının altını çizerek, bu hedefin de en kısa zamanda Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunması olduğunu söyledi. Ortak hedefe sahip olan bu iki tarafın hedefe ulaşılması amacıyla daha düzenli ve sıkı bir iş birliği içerisinde olmasının doğal ve gerekli olduğuna vurgu yaptı.
Başbakan Küçük’ün bu yaklaşımları BM tarafından olumlu not edildi.
Küçük’ün görüştüğü muhataplarının bazıları ile konuşma fırsatım oldu.
Özellikle de Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı ve İsrail yetkililerinden aldığım izlenim Kıbrıs meselesinin artık bitmesi gerektiği noktasında uluslararası kamuoyunun şekillenmeye başladığıdır.
Türkiye-İsrail ilişkilerinin düzelmesi sonrasında İsrail artık Rumların doğal müttefiki olamaz.
İsrail, Rumlar ile ilişkilerini şekillendirirken Türkiye ile ilişkilerini göz önünde bulunduracak.
Gelinen aşamada İsrailli üst düzey yetkililer adanın etrafındaki hidrokarbon yatakları ile yakından ilgilenmeye devam ediyorlar.
Bu meseleye Türkiye ile ilişkilerini de esas alarak yaklaşmaya başlayan İsrail’e servis veren enerji uzmanları, adanın çevresinde Rumlar tarafından bulunan gazın Avrupa’ya ya da bir başka yere aktarılması yerine adada taraflarca ortak kullanılmasının daha yararlı olacağı görüşünü işlemeye başladılar.
Bu da aslında gaz meselesine yeni bir boyut katacak bir yaklaşım olarak önümüzdeki günlerde gündemde yer almaya başlayabilir.
Kısacası Kıbrıs meselesi yeni gelişmelere gebe…
Lefkoşa’daki kısır siyasi kavga ve çekişmeleri artık bir yana bırakarak dışta yaşanan gelişmelere odaklanmak doğru olacaktır.
Lefkoşa odaklı bakış açıları bizi bir yere götürmez.
Umarım herkes artık bunu fark eder.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil