03 Aralık 2016

KHK atamaları seçim yasağına girmez mi?..

Haber İçi Üst

Yaklaşık bir ay önce yazmıştık Cumhurbaşkanı Eroğlu, Çetin Uğural’dan boşalacak Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı için İçişleri ve Yerel Yönetimler Müsteşarlığı’ndan emekli olan Kamil Kayral’ı atayacak diye. Dün bu sayfada Kayral’ın resmen atandığını ilk kez duyuran olmuştuk. Kamil Kayral’ın emekli olmasıyla müsteşarlık görevine atanan, daha sonra görevden alınan Gürsel Selengin de, dün Kayral ile birlikte KHK üyeliğine atandı. Ne ilginç bir rastlantı ki, halefle selef yine aynı çatı altında buluştu…
Şimdi diyeceksiniz ki, peki ama niye bu iki atamayı bu kadar öne çıkarıyorsun. Hemen söyleyeyim… Birincisi, “SEÇİM YASAKLARININ” olduğu bir dönemde Sayın Eroğlu’nun, yangından mal kaçırır gibi alelacele bu atamaları yapması bana biraz tuhaf geldi. Merak ediyorum, acaba Sayın Cumhurbaşkanı bu atamaları yapmazdan önce Başsavcılık’tan bir görüş aldı mı, eğer aldıysa Başsavcılık bu atamalarla ilgili nasıl bir görüş verdi?..
İsimler de ilginç. Gürsel Selengin… Kamil Kayral ile birlikte üyeliğe atanan Gürsel Selengin, yukarıda da yazdığım gibi, Kamil Kayral’ın emekli olmasının ardından, Mart 2012’de İrsen Küçük hükümeti tarafından, İçişleri Merkez Kaymakamı iken, 3’lü kararname ile müsteşarlığa atanmıştı. Kamuoyu Selengin’i, göreve başlamasından kısa bir süre sonra, grevde olan ve hükümetin ödeme sözü verdiği LTB çalışanlarının ödenmesini geciktiren ve LTB’ye aktarılmak istenen 3 milyonluk harcama fişini imzalamayı reddeden kişi olarak hatırlıyor. Hatırlarsanız bu tutumundan ötürü bakan Çavuşoğlu tarafından görevden alınmıştı…
Başkanlığa atanan Kamil Kayral ise, devlette en uzun süreli “müşavir” unvanını elinde bulunduran bürokrat olarak biliniyor. Bundan böyle bu ikili, birisi başkan, diğeri ise üye olarak Kamu Hizmeti Komisyonu’nda birlikte görev yapacaklar…
Öğretmen sınavlarıyla ilgili iddiaların, sahte imza olayının merkezi haline gelen KHK için hükümet yeni yasa için uğraşa dursun, Cumhurbaşkanı Eroğlu erken davranarak bu atamaları gerçekleştirdi. Sahte imza işine adı karışan ve soruşturması halen devam eden eski müsteşarı Mustafa Tokay olayındaki tavrı nedeniyle eleştiri oklarını üzerine toplayan Eroğlu, son yaptığı bu atamalarla yeni bir tartışmayı başlatacağını biliyor, ama yine de bu atamaları yapmaktan geri durmuyor…  

OKUR UYARIYOR
Eş olunca ceza yok mu?..

Adam tam 193 promil alkol almış. Yasal sınır 50 promil. Yani izin verilen oranın neredeyse 4 katı. 100 ml’lik kanda 200 mg alkol dolaşıyor. Bu oranda alkol damarlarda gezinince, kişi denge ve koordinasyonunu kaybediyor, ayakta durmakta güçlük çekiyor, ağrı ve fiziksel duyumlar azalıyor. Kazayı yapan kişi bu haldeyken araba kullanmakta hiçbir sakınca görmüyor ve gencecik eşi ile küçücük çocuğunu tehlikeye atıyor. Tamamıyla kendi hatasından kaynaklanan nedenle bordür taşlarına çarparak takla atıyor. Eşi ölüyor. Bunun cinayetten pek farkı var mı? Ancak mahkeme tarafından verilen ceza sadece 2 bin TL. Yani iki asgari ücretten az. Oysa ölümle neticelenen benzeri kazalarda mahkemelerimiz ciddi hapislik cezaları vermeye başlamıştı. Bunun diğerlerinden farkı ne? Kazada ölen eşi olunca ceza oranı değişiyor mu? Bir yurttaş olarak adalet duygumun zedelendiğini yetkililere haykırmak istiyorum…

YERİN KULAĞI VAR

ATM’LER ERCAN’DAN ÇIKIYOR:                                                                                                                    

         Ercan Havaalanı’nın Taşyapı İnşaat’a devri ile başlayan zam furyası devam ediyor. Önce mevcut dükkanlardan istenen astronomik kiralarlarla gündeme gelen Taşyapı İnşaat, şimdi de Ercan’da çeşitli bankalara ait ATM cihazlarına yaptığı %100 zamla gündeme geldi. Cihazlara yapılan zammın dışında, yine bankalardan istenen ekstra ücretler, bankaların Ercan’daki ATM’lerini kapatmalarına neden oldu…   

LEFKOŞA’YA İLGİ BÜYÜK:                                                                                                                                 Havadis Gazetesi’nde yayımlanan ve Lefkoşa Belediye seçimlerinde oy kullanmak için adres değiştiren 556 kişilik listede, TDP adayı Suphi Hüdaoğlu’nun da adı var. Görünce aklıma geldi. Listede, DP adayı Mustafa Arabacıoğlu’nun adını göremedim. Gönyeli’de kayıtlı olan Arabacıoğlu, bu durumda kendisine oy veremeyecek. Yarın, bir oy ile seçimi kaybederse ne olur, düşünebiliyor musunuz…

LİSTEDE BASINCILAR DA VAR:                                                                                                                         

  Havadis Gazetesi’nin yayımladığı ve oylarını Lefkoşa’da kullanmak için başvuran 556 kişilik listede basın mensupları da dikkat çekiyor. Bir önceki seçimlerde değişik bölgelerde oy kullanan, ancak 7 Nisan’da Lefkoşa’da sandığa gidecek meslektaşlarım şunlar; Emine Sivri, Cenk Mutluyakalı, Özgül Mutluyakalı, Hüseyin Ekmekçi ve Çiğdem Dürüst… 

UBP’LİLER SANDIĞA GİTMEYECEK:                                                                                                                     

   Son günlerde UBP’li seçmenin 7 Nisan seçimlerine yönelik tavrı yavaş yavaş netleşiyor. Konuştuğum birçok UBP’li seçmen, partilerine olan tepkilerini, sandığa gitmeyerek göstermeyi düşünüyor. Kurultay süresince yaşananlar ve son bir yılda belediyedeki tutumu nedeniyle partilerine kırgın olan UBP’lilerin büyük bir çoğunluğu, sandığa gitmeyerek partisini cezalandırmaya hazırlanıyor… Bu durumda UBP’nin, halkı ikna etmek için tanıtım işini biraz daha ciddiye alması gerekiyor.

LEFKOŞA İÇİN EN İYİSİ:                                                                                                                                         

    Tabii biz de en iyisi olsun diyoruz da, seçime katılacak iki adayın aynı sloganı kullanması ne kadar doğru olur, o da şüpheli. CTP adayı Kadri Fellahoğlu ile TDP adayı Suphi Hüdaoğlu her ikisi de “Lefkoşa İçin En İyisi” sloganını kullanmışlar. Fark ettiklerinde sloganlarını değiştirmeleri beklenirdi ancak, demek ki ya kendilerine çok güveniyorlar ya da seçmende kafa karışıklığı yaratmayacağına inanmışlar…

SEVİYE:                                                                                                                                                            Cumhurbaşkanı Eroğlu, Talat’ın “Eroğlu süreci zehirliyor” açıklamasına fena bozulmuş. “Sana, politika yapmayacağını söylediğin için ofis verdik, sen bize saldırıyorsun” diyor. Ben anlamadım, eski bir Cumhurbaşkanı’na ofis tahsis edilmesinin böyle resmi bir şartı mı varmış. Bu tür açıklamalar, devletin Cumhurbaşkanlığı makamına hiç yakışmıyor. Hele de iç politikanın “Allahını” yapan birisine…
MÜJDELER OLSUN:                                                                                                                                             

Başbakan İrsen Küçük, “KKTC 2013 yılı mali destek hibe programları”nın tanıtım toplantısında, fert başına düşen milli gelirin şu anda, 15 bin 500 dolar olduğunu ve  üç yıllık ekonomik programla bu rakamı 2015’te 17 bin dolara çıkarmayı hedeflediklerini söylemiş. Haydi bu yıl, bütçe açıkla başladı. Bunu bırakalım. Ama demek ki Sayın Başbakanımız önümüzdeki 2 yıl için her birimize bin beş yüzer dolar ek para verecek ki, fert başına düşen milli gelir 17 bine yükselsin… Nasreddin Hoca’nın hikayesindeki gibi, peşin parayı görünce nasıl da güldüm.

SAĞLIK BAKANLIĞI:                                                                                                                                               

Sağlık Bakanlığı açıklama yapıyor ve bir gazetede, “bazı branşlarda emekli olan hekimlerden hizmet alımı” konusundaki iddiaların gerçekleri yansıtmadığını savunuyor. Bir de üstüne üstlük “Yanıltıcı ve maksadını aşan” yayın yapıldığını iddia ediyor. Ama aynı açıklamanın içinde, hizmet alınan hekimlerin adları var ve bunlar da devletten emekli hekimler. Ve gördüğüm kadarıyla bunlardan ikisi UBP milletvekillerinin eşleri. Devletin emekli istihdam edemeyeceği gerçeği ortada dururken, yapılan ayrıcalık kusura bakmayın ama elbette ki kınanacaktır. Memlekette hizmet alımı yapılacak başka hekim mi yok?..

ZİRVEDEKİLER
Galatasaray: Bu kadar kavga gürültünün arasında içimizi ısıtan Cimbom’a teşekkürler. Çok gururlar yaşattın bize… Bir kez daha… Yine… Dün akşam yeniden… Ne mutlu ki sarının yanına hep kırmızı koymuşum… Hep en büyük sevdam… Hep en büyük gönül bağım… Bir kez daha… Yine… Yeniden… Teşekkürler Cimbom… 

DİPTEKİLER

Kontrol Altındaki Gümrükler!: Memleket her gün yeni bir kaçakçılık haberiyle sallanırken, Maliye Bakanı Ersin Tatar basının karşısına geçip, “Gümrükler kontrolümüz altında” diyor. Ben bunu “Bugünden itibaren” diye anlarım. Zira, gümrüklerden kaçak mal girdiğini inkar etmiyor. Adı geçen firmalara ceza kesiyor. Üstüne üstlük inceleme için Başsavcılık ve polisle irtibata geçtiğini açıklıyor. Peki bu kaçakçılıklar da mı “Kontrol altında” yapılıyor?

 

 

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam